"Kahpe Bizans" ve bürokrasi…

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi.Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.


Kahpe Bizans’ta ki o sahneyi hatırlarsınız. Orada kral birine bir şey yapacağı zaman,  “Onu götürme beni götür, onu alma beni al, ona şunu yapma bana yap…”


diye sürekli kralın önüne atılan bir kadın vardı. Şimdi de ortalık böyle ‘Kel Ali’nin bağı’ na döndü.”


“Bu zamanda her şey birbirine öyle karıştı ki, kim siyasetçi, kim devlet adamı bilinmez oldu. Devlet adamları siyasetçinin önünde düğme ilikliyor, siyasetçinin konuşacağı cümleleri konuşuyor, siyasetçinin yapacağı işleri yapmaya çalışıyor. Şimdi soruyorum sizlere böylemi olmalı? En son Merhum Menderes zamanında roller böyle değişince, Adnan Menderes darağacına gitmişti.”


Bu cümleler geçenlerde karşılaştığım bir kişiden duyduğum cümlelerdi. Bunlarla ne demek istediğini sorduğum kişi verdiği şu örnekle rahatsızlığını sıraladı. Ben de başta olduğu gibi bana anlattıklarını aktarıyorum.


“Geçenlerde park açılışı yapıldı Valilik bahçesinde. Park ve Bahçeler Müdürü Merhum Mahmut Bakır’ın ismi Valilik arka bahçesine verildi. Bir parka isminin verilerek yaşatılması güzel bir hadise. Allah aşkına şimdi sana soruyorum, bu iş Belediye’ye mi düşerdi, Valiliğe mi? Bu belediyeyi de aciz duruma düşürmek olmuyor mu? Yanlış anlama. Ben Belediye başkanını da, Vali beyi de mütevaziliği ve kişiliği ile çok severim. Böyle durumlarda bürokrasimizi kimse uyarmıyor mu? Ben bir vatandaş olarak bu durumdan rahatsızım. Siyasetçi siyasetini yapsın, devlet adamı devlet adamlığını yapsın.” Dedi.


Ben de olduğu gibi aktardım.


Benim söyleyeceğim ise, Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet cihân da bir nefes sıhhat gibi…


Durum böyle…


Selçuk Kılınç

Güncelleme Tarihi: 19 Haziran 2014, 15:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner63