Sosyal medya platformlarında hızla yayılan ve milyonlarca kişiye ulaşan "12 Ağustos'ta Dünya'nın yer çekimi 7 saniyeliğine duracak" iddiaları, dijital dünyada büyük bir tartışma yarattı. TikTok, Instagram ve X gibi ağlarda paylaşılan içerikler, kullanıcılar arasında tedirginlik oluşturdu. Bu durum, konu hakkında güvenilir kaynakların açıklama yapmasını zorunlu kıldı.
12 AĞUSTOS'TA YER ÇEKİMİ DURACAK MI?
Sosyal medya hesaplarında paylaşılan asılsız içeriklerde, 12 Ağustos 2026 tarihinde saat 14.33 UTC (Türkiye saatiyle 17.33) vaktinde Dünya'nın yer çekimini yaklaşık 7 saniye boyunca kaybedeceği öne sürüldü. Paylaşımları yapan hesaplar, bu süre zarfında insanların ve tüm nesnelerin havaya yükseleceğini, yer çekiminin geri gelmesiyle birlikte devasa yıkımlar yaşanacağını iddia etti.
Uzmanlar ve uluslararası doğrulama kuruluşları, bu iddiaların hiçbir bilimsel temele dayanmadığını net bir dille belirtiyor. Uzay ajansları, Dünya'nın kütlesel yapısı nedeniyle bu tür ani değişimlerin fizik kurallarına tamamen aykırı olduğunu vurguluyor.
"Dünya, 12 Ağustos 2026 tarihinde yer çekimini kaybetmeyecektir. Gezegenin kütlesi, okyanusları ve atmosferiyle bir bütün olarak varlığını sürdürmesi, toplam kütleçekim kuvvetinin aniden yok olmasını fiziksel olarak imkânsız kılmaktadır." — NASA Açıklaması
12 AĞUSTOS'TA YER ÇEKİMİ 7 SANİYELİĞİNE DURACAK İDDİASI GERÇEK Mİ?
Mevcut bilimsel veriler ve NASA'nın resmi açıklamaları ışığında, 12 Ağustos'ta yer çekiminin 7 saniyeliğine duracağı iddiası kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Sosyal medyadaki bazı hesaplar, NASA'nın "Project Anchor" isimli gizli bir operasyon yürüttüğünü öne sürse de, kurumun böyle bir projesi ve resmi çalışması bulunmuyor.
Fizikçiler, yer çekiminin Dünya'nın kütlesinden kaynaklanan kalıcı temel bir kuvvet olduğunu belirtiyor. Yer çekiminin belirli bir süre için tamamen ortadan kalkması ihtimali, evrenin fizik yasaları bakımından mümkün değildir. Kütleçekim dalgaları da Dünya üzerindeki yer çekimini insanların hissedeceği düzeyde değiştiremez.
Sonuç olarak, dijital platformlarda dolaşıma sokulan bu tarz iddialar tamamen kurgusal içeriklerden ibarettir. Uzmanlar, vatandaşların bilimsel dayanağı olmayan bu tür komplo teorilerine itibar etmemesini ve resmi kurumların açıklamalarını dikkate almasını tavsiye ediyor.
Next





