Çin’in dünyanın en büyük üretim merkezlerinden biri haline gelmesinin arkasında yalnızca ucuz iş gücü bulunmuyor. Uzun vadeli planlama, teknoloji, otomasyon, eğitim ve sanayi yatırımları ülkenin üretim gücünü büyüten temel unsurlar arasında yer alıyor.
18 yıldır Çin’de yaşayan, üniversite eğitimini burada tamamlayan ve Türk şirketlerine Çin’de rehberlik eden Türk İş İnsanı Emin Bayram, Kahramanmaraş’ta sanayicilerle bir araya gelerek Çin’in üretim modelini anlattı.
Bayram, Çin’in bugün ulaştığı noktaya kısa vadeli hedeflerle değil, yıllara yayılan planlarla geldiğini söyledi. Kahramanmaraş sanayisinin de özellikle AR-GE, ÜR-GE, otomasyon ve robotik teknolojilere daha fazla yatırım yapması gerektiğini vurguladı.
ÇİN’İN ÜRETİM GÜCÜNÜN ARKASINDA UZUN VADELİ PLANLAMA VAR
Emin Bayram’a göre Çin’in ekonomik ve sanayi başarısını anlamak için öncelikle uzun vadeli planlama anlayışına bakmak gerekiyor.
Çin’in bugünü kurtarmaya yönelik politikalar yerine geleceğe odaklanan planlar yaptığını belirten Bayram, ülkenin 5, 10 ve 20 yıllık hedefler üzerinden ilerlediğini ifade etti.
Bayram, Çin’in kapılarını 1980’li yılların sonunda dış dünyaya daha fazla açmasının ardından geçen süreçte üretim kapasitesini büyük ölçüde artırdığını dile getirdi.
Çin’in bugün dünya endüstriyel üretiminde çok büyük bir paya sahip olduğunu aktaran Bayram, bu seviyeye ulaşılmasında uzun vadeli devlet politikalarının önemli rol oynadığını söyledi.
EĞİTİMDE YAPAY ZEKA DÖNEMİ BAŞLADI
Çin’in üretim gücünün yalnızca fabrikalarda yapılan yatırımlarla açıklanamayacağını belirten Bayram, eğitim sisteminin de uzun vadeli kalkınma planlarının önemli bir parçası olduğunu anlattı.
Bayram, Çin’de çocukların okul öncesi dönemde temel matematik, yabancı dil, sosyal bilgiler ve ahlaki eğitim gibi alanlarda eğitim almaya başladığını söyledi.
Çocukların küçük yaşlardan itibaren toplumdaki farklı meslekleri tanımasının da eğitim sisteminin bir parçası olduğunu belirten Bayram, polis ve itfaiyeci gibi mesleklerin çocuklara erken yaşta anlatıldığını aktardı.
Bayram ayrıca 3-6 yaş grubundaki çocuklara yönelik yapay zeka eğitimlerinin de başladığını ifade etti.
Bu yaklaşımın, Çin’in gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağını bugünden hazırlama anlayışının bir örneği olduğunu dile getirdi.
“ÇİN ARTIK SADECE UCUZ İŞ GÜCÜYLE AÇIKLANAMAZ”
Çin denildiğinde uzun yıllar boyunca düşük maliyetli üretim ve ucuz iş gücünün akla geldiğini belirten Bayram, bu algının artık gerçeği tam olarak yansıtmadığını söyledi.
Çin’de çalışanların ekonomik hayatını destekleyen finansal mekanizmaların bulunduğunu anlatan Bayram, çalışanların konut ve araç sahibi olabilmeleri için uzun vadeli kredi imkanlarından yararlanabildiğini belirtti.
Özellikle ülkenin doğu bölgelerinde yaşam standardının ve alım gücünün yüksek olduğunu savunan Bayram, Çin’de üretim yapan insanların ekonomik sistem içerisinde farklı imkanlara erişebildiğini söyledi.
Bayram, kredi sisteminin yanında ödeme disiplininin de önemli olduğunu vurguladı.
ÇİN 2018’DEN SONRA OTOMASYONA HIZ VERDİ
Röportajın öne çıkan başlıklarından biri de Çin’in sanayide otomasyon ve robotik teknolojilere yaptığı yatırımlar oldu.
Bayram, Çin’in 2018 yılından itibaren otomasyonu daha güçlü biçimde gündemine aldığını söyledi. Bu kararın yalnızca bir hedef olarak kalmadığını, sanayide yatırımlarla desteklendiğini belirtti.
Aradan geçen yıllarda Çin’in otomasyon teknolojilerinde önemli bir mesafe aldığını ifade eden Bayram, fabrikalarda insan gücünün yerine makinelerin geçtiği üretim süreçlerinin yaygınlaştığını anlattı.
Bazı işlerin makineler tarafından çok daha hızlı yapılabildiğini belirten Bayram, robotik teknolojilerin Çin sanayisinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Elektrikli otomobillerden robotik sistemlere kadar birçok alanda Çinli şirketlerin dünya markalarıyla rekabet edebildiğini ifade eden Bayram, bunun arkasında uzun vadeli sanayi politikalarının bulunduğunu dile getirdi.
KAHRAMANMARAŞ SANAYİSİ İÇİN AR-GE VE ÜR-GE MESAJI
Kahramanmaraş sanayisi ile Çin sanayisini karşılaştıran Bayram, özellikle otomasyon konusunda yatırım alanının bulunduğunu söyledi.
Kahramanmaraş’taki sanayicilerin AR-GE ve ÜR-GE çalışmalarına daha fazla kaynak ayırabileceğini belirten Bayram, geleceğin üretim sistemlerinde otomasyon ve robotik teknolojilerin daha fazla öne çıkacağını ifade etti.
Sanayicilerin insan kaynağına bağlı üretimden teknoloji destekli üretime geçişi değerlendirmesi gerektiğini belirten Bayram, dünyanın yönünün otomasyona doğru ilerlediğini söyledi.
Bayram’a göre sanayiciler için yalnızca bugünkü üretim kapasitesini artırmak yeterli değil. Gelecekte rekabet edebilmek için bugünden teknoloji yatırımı yapmak gerekiyor.
“ÇİN’E HER ŞEY SATILABİLİR”
Çin’in yalnızca ithalat yapılan bir pazar olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Bayram, doğru ürün ve doğru pazarlama stratejisiyle Türkiye’den Çin’e farklı ürünlerin satılabileceğini belirtti.
Çin’in yaklaşık 1,5 milyarlık nüfusa sahip büyük bir pazar olduğunu hatırlatan Bayram, burada önemli olanın ürünün doğru konumlandırılması, fiyatlandırılması ve hedef müşterinin belirlenmesi olduğunu söyledi.
Bayram, Türkiye’nin de kendi ürünlerini uluslararası pazarda daha güçlü biçimde konumlandırabileceğini ifade etti.
Bunun için yalnızca ürün üretmenin yeterli olmayacağını belirten Bayram, pazarlama stratejisinin de üretim kadar önemli olduğunu vurguladı.
TÜRK ÜRÜNLERİNDE KATMA DEĞER ARTIRILMALI
Türkiye’nin uluslararası pazarlarda daha güçlü bir marka algısı oluşturması gerektiğini dile getiren Bayram, bunun yolunun katma değerli üretimden geçtiğini söyledi.
Türkiye’nin Avrupa ve Amerika menşeli ürünlerde olduğu gibi kendi üretim gücünü daha iyi pazarlaması gerektiğini belirten Bayram, Türk ürünlerinin rakiplerinden ayrılabilmesi için inovasyona ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Bayram, küçük veya büyük ölçekte yapılacak yeniliklerin ürünlere değer katabileceğini söyledi.
Ona göre Türkiye’nin yalnızca üretmesi değil, ürettiği ürünün neden tercih edilmesi gerektiğini de dünyaya anlatması gerekiyor.
MESLEK LİSELERİNDE UYGULAMALI EĞİTİM ÖNEMLİ
Çin ile Türkiye arasındaki eğitim sistemini de değerlendiren Bayram, mesleki eğitimin sanayiyle daha fazla buluşması gerektiğini söyledi.
Çin’de meslek liselerinde verilen teknik eğitimin güçlü olduğunu belirten Bayram, meslek lisesi mezunlarının iş hayatına daha hazır şekilde yetiştirildiğini ifade etti.
Türkiye’de ise meslek liselerinin toplumdaki algısının değiştirilmesi gerektiğini savunan Bayram, öğrencilerin daha lise döneminden itibaren şirketlerle ve sanayiyle temas kurmasının önemine dikkat çekti.
Öğrencilerin yalnızca teorik eğitim almaması gerektiğini belirten Bayram, fabrikalarda gerçek üretim süreçlerini görmelerinin mesleki gelişim açısından önemli olduğunu söyledi.
Üniversite öğrencileri için de aynı yaklaşımın geçerli olduğunu dile getiren Bayram, mezuniyet sonrasında neyle karşılaşacağını bilen öğrencilerin iş hayatına daha kolay uyum sağlayabileceğini ifade etti.
“AR-GE YERİNDE OTURARAK YAPILMAZ”
Bayram, sanayicilerin teknoloji ve AR-GE yatırımlarında dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğini de söyledi.
Bir işletmenin bugün AR-GE yatırımı yapmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Bayram, teknolojinin hızlı değiştiğini ve rakiplerin gerisinde kalmamak için dünyadaki gelişmelerin sürekli takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
“AR-GE” çalışmalarının yalnızca masa başında yürütülemeyeceğini söyleyen Bayram, farklı ülkeleri ve üretim modellerini yerinde görmenin önemine dikkat çekti.
Dünyayı gezen sanayicilerin farklı üretim tekniklerini, teknolojileri ve iş modellerini görerek kendi işletmeleri için yeni fikirler geliştirebileceğini belirtti.
ÇALIŞMA KÜLTÜRÜ ÇİN’İN ÖNEMLİ GÜÇLERİNDEN BİRİ
Çin’deki çalışma kültürüne de değinen Bayram, çalışmanın toplum içerisinde önemli bir değer taşıdığını söyledi.
Tembelliğin Çin kültüründe olumsuz karşılandığını belirten Bayram, insanların sürekli üretmenin ve çalışmanın yollarını aradığını ifade etti.
Bayram, bu çalışma anlayışının yalnızca fabrikalarda değil, günlük hayatın farklı alanlarında da görülebildiğini söyledi.
Türkiye’nin Çin’den alabileceği derslerden birinin de üretim kültürü ve çalışma disiplini olduğunu belirten Bayram, bu konunun uzun vadeli ekonomik başarı açısından önem taşıdığını dile getirdi.
KAHRAMANMARAŞ İÇİN 3 ÖNCELİK: OTOMASYON, SABIR VE YABANCI ORTAKLIK
Kahramanmaraşlı sanayicilerin Çin’in üretim tecrübesinden hangi başlıkları öncelikli olarak alması gerektiği sorusunu da yanıtlayan Bayram, üç noktaya dikkat çekti.
İlk sıraya AR-GE ve otomasyon yatırımlarını koyan Bayram, sanayinin geleceğinde teknolojinin belirleyici olacağını söyledi.
İkinci olarak sabırlı ve sağlam adımlarla ilerlemenin önemine değinen Bayram, sanayicilerin kısa vadeli sonuçlar yerine uzun vadeli hedefler belirlemesi gerektiğini ifade etti.
Üçüncü başlık olarak ise yabancı ortaklıkları gösterdi.
Çin’de yabancı yatırımcılarla iş birliği konusunda daha açık bir yaklaşım bulunduğunu belirten Bayram, Kahramanmaraş’taki şirketlerin de uluslararası ortaklıklara daha fazla önem verebileceğini söyledi.
“KAHRAMANMARAŞ’IN BUNU BAŞARABİLECEĞİNE İNANIYORUM”
Kahramanmaraş’ın önümüzdeki 10 veya 20 yıllık süreçte Çin’in üretim modelinden bazı unsurları kendi yapısına uyarlayıp uyarlayamayacağı da gündeme geldi.
Bayram, Kahramanmaraş’ın bunu başarabileceğine inandığını söyledi.
Türkiye’de ve Kahramanmaraş’ta güçlü bir insan kaynağı bulunduğunu belirten Bayram, farklı ülkelerde başarılı olan Türk girişimcilerin ve şirketlerin bunun mümkün olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Türkiye’den dünyanın farklı noktalarına ihracat yapan markaların bulunduğunu hatırlatan Bayram, insanların ne istediğini bilmesinin ve hedeflerine uygun şekilde hareket etmesinin başarı açısından önemli olduğunu söyledi.
ÇİN’DEN KAHRAMANMARAŞ SANAYİSİNE UZUN VADELİ MESAJ
Kahramanmaraş’ta sanayicilerle gerçekleştirdiği görüşmelerde Çin’in üretim modeline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emin Bayram, özellikle teknoloji yatırımlarının önemine dikkat çekti.
Çin’in başarısının arkasında tek bir unsur olmadığını belirten Bayram; uzun vadeli planlama, eğitim, otomasyon, AR-GE, ÜR-GE, çalışma kültürü, pazarlama ve uluslararası iş birliklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bayram’ın Kahramanmaraş sanayicilerine verdiği temel mesaj ise kısa vadeli kazanç yerine geleceğin üretim modeline bugünden hazırlanmak oldu.
Çin örneğinin, Kahramanmaraş açısından doğrudan kopyalanacak bir modelden çok; teknoloji yatırımı, sabırlı büyüme, nitelikli eğitim ve uzun vadeli sanayi planlaması bakımından incelenebilecek bir tecrübe olduğu öne çıktı.
Next




