Yönetmen koltuğunda Çağan Irmak’ın oturduğu “Adile Naşit” filmi, 5 Aralık 2025 Cuma günü vizyona girdi. Büyük usta Adile Naşit’in sanat dolu yaşamını, dostluklarını ve aile bağlarını beyaz perdeye taşıyan yapım, ilk hafta sonunda 30 bin 241 seyirciyi ağırladı. Film, izleyicilere duygusal bir yolculuk sunarken Yeşilçam’ın bir başka önemli ismi Şevkiye May’ın hayatı da izleyiciler tarafından büyük merak konusu oldu.
TİYATRO SAHNELERİNDEN SİNEMAYA: ŞEVKİYE MAY’IN YAŞAM ÖYKÜSÜ
1915 yılında İstanbul’da sanatçı bir ailede dünyaya gelen Şevkiye May, köklerini sanat dünyasının içinden aldı. Annesi kantocu Mari Ferah Hanım, babası ise dönemin ünlü komedyeni Komik Şevki Bey idi. Henüz dört yaşındayken babasını kaybetmenin acısını yaşayan May, küçük yaşlarda sahne tozunu yutarak kariyerine ilk adımını attı.
SANAT DOLU BİR KARİYERİN İLK ADIMLARI
Profesyonel oyunculuk hayatına 1927 yılında Cemal Sahir Topluluğu ile başlayan sanatçı, Macar besteci İmre Kalman’ın “Kontes Mariça” eseriyle izleyici karşısına çıktı. Kısa sürede yeteneğini kanıtlayan May, bir yıl sonra Süreyya Opereti kadrosuna dahil oldu ve Muhlis Sabahattin’in “Asaletmaap” oyununda rol aldı.
ATİNA TURNESİ VE ŞEHİR TİYATROLARI DÖNEMİ
Kariyerini Muhlis’in Çocukları, Ses Opereti ve Raşit Rıza Topluluğu gibi önemli gruplarla genişleten oyuncu, 1931 yılında gerçekleştirdiği Atina turnesinde “Halime” operetindeki performansıyla altı ay boyunca büyük beğeni topladı. 1933-1952 yılları arasında İstanbul Şehir Tiyatroları’nın vazgeçilmez isimleri arasına giren May, “Lüküs Hayat”, “Deli Dolu” ve “Peer Gynt” gibi dünya klasikleri dahil pek çok önemli eserde sahne tozunu paylaştı.
SİNEMADA İLK ROL: CİCİ BERBER
Şevkiye May, tiyatrodaki başarısını sinema ekranlarına da taşıdı. 1933 yılında Muhsin Ertuğrul ve Nâzım Hikmet imzalı “Cici Berber” filmiyle beyaz perdeye adım attı. Ardından “Aynaroz Kadısı”, “Tosun Paşa” ve “Üçüncü Selim’in Gözdesi” gibi dönemin ses getiren yapımlarında oyunculuğunu konuşturdu.
SON YILLARI VE VEDASI
1963 yılında tekrar Şehir Tiyatroları’na dönen sanatçı, 1972 yılında 41. sanat yılını görkemli bir şekilde kutladı. Ancak bu başarılarla dolu hayatı, 1973 yılında yaşadığı hüzünlü bir olayla son buldu. Şevkiye May, arkasında bıraktığı unutulmaz eserlerle Türk tiyatro ve sinema tarihinin en kıymetli emektarları arasında yerini korumaya devam ediyor.
Next





