Türk basını ve edebiyat dünyasında derin izler bırakan Ahmet Altan, hem kaleme aldığı romanlarla hem de siyasi duruşuyla on yıllardır kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Muhabirlikten genel yayın yönetmenliğine uzanan geniş bir mesleki geçmişe sahip olan Altan, Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki pek çok kırılma noktasında bizzat aktör olarak bulundu. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yaşadığı tutukluluk süreci, uluslararası alanda basın özgürlüğü tartışmalarının ana başlıklarından birini oluşturdu.
AHMET ALTAN’IN GAZETECİLİK KARİYERİ VE TARAF GAZETESİ DÖNEMİ
2 Mart 1950 tarihinde doğan Ahmet Altan, meslek hayatına gece muhabiri olarak ilk adımını attı. Kariyer basamaklarını hızla tırmanan yazar; Hürriyet, Milliyet ve Radikal gibi Türkiye'nin en köklü gazetelerinde köşe yazarlığı ve yöneticilik yaptı. 1995 yılında yayımladığı "Atakürt" başlıklı makalesi, dönemin siyasi atmosferinde büyük bir yankı uyandırdı ve yazarın Milliyet gazetesindeki görevine son verilmesine yol açtı. 2007 yılında kurulan Taraf gazetesinin kurucu genel yayın yönetmenliğini üstlenen Altan, 2012 yılına kadar sürdürdüğü bu görevde Türkiye’nin yakın tarihini etkileyen pek çok habere imza attı.
15 TEMMUZ SONRASI TUTUKLULUK VE YARGI SÜRECİ
Ahmet Altan’ın hayatındaki en zorlu dönem, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden kısa bir süre sonra başladı. 22 Eylül 2016’da gözaltına alınan yazar, darbe girişimine ilişkin soruşturmalar kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yargı makamları Altan’ı; darbe girişimini önceden bilmek, örgütsel faaliyetleri desteklemek ve kamuoyuna "bilinçaltı mesajlar" vermekle suçladı. İlk yargılamalar sonucunda mahkeme, 16 Şubat 2018 tarihinde Ahmet Altan ve kardeşi Mehmet Altan hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararı verdi.
CEZAEVİ YILLARI VE SERBEST BIRAKILMA SÜRECİ
Yargıtay ve üst mahkemeler nezdinde devam eden temyiz süreçleri, Altan’ın hukuki durumunda önemli değişikliklere yol açtı. 4 Kasım 2019’da yerel mahkeme, yazarın cezasını 10 yıl 6 ay hapis cezasına indirdi ve tutukluluk süresini göz önüne alarak tahliyesine hükmetti. Ancak savcılığın itirazı üzerine Altan, bir hafta sonra tekrar tutuklanarak cezaevine döndü. Nihayet 14 Nisan 2021 tarihinde Yargıtay’ın bozma kararı sonrasında serbest kalan yazar, yaklaşık 4,5 yıllık tutukluluk sürecini geride bıraktı. Bu süreç boyunca yazdığı kitaplar pek çok dilde yayımlanarak uluslararası ödüllere layık görüldü.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞMALARININ ODAĞINDAKİ İSİM
Ahmet Altan’ın yargılandığı dava dosyaları, Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü bağlamında yoğun tartışmaları beraberinde getirdi. Uluslararası sivil toplum kuruluşları ve edebiyat çevreleri, Altan’ın yalnızca fikirleri ve yazıları nedeniyle hürriyetinden yoksun bırakıldığını savunarak pek çok kampanya düzenledi. Buna karşın, davanın iddia makamı ve eleştiren kesimler, Taraf gazetesi dönemindeki yayınların darbe zeminine hizmet ettiğini öne sürdü. Bu görüş ayrılıkları, Ahmet Altan’ı Türk yargı tarihinin en çok konuşulan figürlerinden biri yaptı.




