Ayetullah Ali Hamaney, 17 Temmuz 1939 tarihinde İran’ın Meşhed şehrinde doğdu. 2026 yılı itibarıyla 86 yaşına giren Hamaney, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Humeyni’den sonra devletin en yüksek makamı olan "Dini Liderlik" görevini yürütüyor. Modern İran tarihinin yönünü tayin eden en etkili figürlerin başında gelen Hamaney, çocukluk yıllarında başladığı derinlemesine dini eğitimiyle tanınıyor. İslami ilimlerdeki yetkinliğini kanıtlayan akademik basamakları çok kısa sürede tırmanan lider, felsefe ve fıkıh konularındaki uzmanlığıyla dini otoriteler arasında yerini aldı.
ALİ HAMANEY’İN AİLESİ VE SOY KÖKENİ
Ali Hamaney, alim bir babanın evladı olarak dünyaya gözlerini açtı. Babası Ayetullah Seyyid Cevat Hüseyni Hamaney, Azerbaycan Türkü kökenli saygın bir din adamı olarak biliniyor. Annesi ise Yezdli köklü bir aileye mensup olan Seyyid Haşim Necefabadi’nin kızıdır. Ailesinden aldığı disiplinli dini terbiye, Hamaney’in hem karakterini hem de gelecekteki siyasi vizyonunu şekillendirdi. 1964 yılında Mansure Huceste Bakırzadeh ile evlenen Hamaney, özel hayatını kameralardan uzak tutmayı ve oldukça sade bir aile yaşantısı sürdürmeyi tercih ediyor.
HAMANEY’İN ÇOCUKLARI VE DEVLET KADEMESİNDEKİ BAĞLANTILARI
Hamaney’in beş oğlu ve kızları, İran’ın siyasi ve dini seçkin tabakasıyla kurdukları evlilik bağlarıyla dikkat çekiyor. Çocukları arasında özellikle ikinci oğlu Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları ve istihbarat birimleriyle olan güçlü ilişkileri nedeniyle sık sık babasının halefi olarak anılıyor. Diğer çocukları Mustafa, Mesud, Meysam ve kızları Büşra ile Hüda da ülkenin nüfuzlu ailelerine mensup kişilerle evlilikler gerçekleştirerek dini liderliğin çevreyle olan bağını güçlendiriyor. Bu isimlerin birçoğu, devletin kilit mekanizmalarıyla doğrudan veya dolaylı temas halinde bulunuyor.
SİYASİ KARİYERİ VE DİNİ LİDERLİĞE YÜKSELİŞ SÜRECİ
Ali Hamaney, siyasi mücadelesine 1963 yılında Ruhullah Humeyni’nin başlattığı İslami Hareket’e katılarak adım attı. Devrim öncesi dönemde Şah rejimine karşı sergilediği sert muhalefet nedeniyle defalarca tutuklandı ve sürgün hayatı yaşadı. 1979 yılındaki İslam Devrimi’nin ardından yeni rejimin kurucu kadrosunda görev alarak Tahran milletvekili seçildi. 1981 yılında gerçekleşen bombalı saldırılar sonrası devlet yönetiminde yaşanan boşluğu doldurarak İran’ın 3. Cumhurbaşkanı oldu. 1981-1989 yılları arasındaki bu görevinin ardından, Humeyni’nin vefatıyla Uzmanlar Meclisi tarafından ülkenin yeni Dini Lideri (Rehber) ilan edildi.
LİDERLİK DÖNEMİNDEKİ GÜCÜ VE STRATEJİK ETKİSİ
1989 yılından itibaren İran’ın mutlak otoritesi haline gelen Hamaney; ordu, yargı, medya ve güvenlik birimleri üzerinde geniş yetkilere sahip bulunuyor. Görev süresi boyunca nükleer programın savunulması, ABD ve İsrail karşıtı dış politika hamleleri ve ülke içi siyasi dengelerin korunması gibi kritik süreçleri yönetti. Bölgesel politikalarda belirleyici bir rol üstlenen Hamaney, İran Anayasası’nın kendisine tanıdığı yetkilerle devletin tüm stratejik kararlarında son sözü söylüyor. Kamuoyuna yansıyan çeşitli raporlar, liderin yönetim merkezlerinin yüksek güvenlikli yapılarla korunduğunu ve devletin bekası için nükleer dayanıklılığa sahip tesislerin bulunduğunu iddia ediyor.




