Türk diplomasisinin sembol isimlerinden, tarihçi ve emekli Büyükelçi Ahmet Altay Cengizer hayatını kaybetti. Dışişleri Bakanlığı bünyesinde 40 yıl boyunca kritik görevler üstlenen Cengizer’in vefatı, diplomasi ve akademi dünyasında büyük üzüntüye yol açtı.
UNESCO TARİHİNE GEÇEN İLK TÜRK DİPLOMAT
Altay Cengizer, kariyeri boyunca Tacikistan ve İrlanda’da Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak görev yaptı. Türkiye’yi uluslararası arenada başarıyla temsil eden Cengizer, UNESCO Genel Konferans Başkanlığına seçilen ilk Türk diplomat unvanını kazandı. Diplomasi kimliğinin yanına tarihçi kimliğini de ekleyen Cengizer, özellikle imparatorluktan cumhuriyete geçiş sürecini ele alan akademik çalışmalarıyla tanınıyordu. Yakın tarih üzerine kaleme aldığı eserler, dış politika çevrelerinde başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN TAZİYE MESAJI
Dışişleri Bakanlığı, vefat haberinin ardından taziye mesajı yayımladı. Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"1979-2019 yılları arasında Bakanlığımızda görev yapan, devletimizi pek çok ülkede ve UNESCO nezdinde büyük liyakatle temsil eden değerli mensubumuz Ahmet Altay Cengizer’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Merhum Büyükelçimizin cenazesi, 11 Nisan Cumartesi günü Şakirin Camii'nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilecektir. Camiamıza ve kederli ailesine başsağlığı dileriz."
MEHMET ALİ BAYAR: KOLEKTİF ACIMIZ BÜYÜK
Deneyimli diplomat Mehmet Ali Bayar, yakın dostu ve meslektaşı Cengizer için duygusal bir mesaj paylaştı. Cengizer’i "Hariciyenin en mümtaz isimlerinden biri" olarak nitelendiren Bayar, kaybın zamansız olduğunu vurguladı. Bayar mesajında, "Ülkemizi dünyada büyük liyakatle temsil eden parlak bir neslin üyesini kaybettik. Mükemmel bir diplomat ve vefalı bir arkadaştı. Eserleriyle yakın yüzyılımıza ışık tutan bu değerli tarihçinin kaybı, kolektif acımızı daha da ağırlaştırıyor." ifadelerini kullandı.
ALTAY CENGİZER KİMDİR?
1954 yılında İstanbul Üsküdar’da doğan Altay Cengizer, 1979 yılında Dışişleri Bakanlığına girdi. Kırk yıllık meslek hayatında Türkiye’nin dış politika vizyonuna önemli katkılar sundu. Özellikle UNESCO Daimi Temsilciliği döneminde kültürel diplomasi alanında öncü roller üstlendi. Yayınladığı makaleler ve kitaplarla Türk tarih yazımına evrensel bir bakış açısı kazandırdı.





