Türk dünyasının en güçlü kalemlerinden biri olan Bahtiyar Vahapzade, Azerbaycan edebiyatına ve bağımsızlık düşüncesine yön veren eserleriyle tarihteki yerini koruyor. Sadece bir şair değil, aynı zamanda bir düşünür ve aksiyon adamı olarak tanınan Vahapzade, yaşamı boyunca ana dilin korunması ve milli egemenlik fikirlerini savundu. Azerbaycan halkının Sovyetler Birliği döneminde yaşadığı kültürel baskılara karşı kalemini bir direnç merkezi haline getiren sanatçı, günümüzde de vatan sevgisinin en önemli temsilcilerinden biri sayılıyor.
BAHTİYAR VAHAPZADE’NİN ÇOCUKLUĞU VE AKADEMİK KARİYERİ
Bahtiyar Vahapzade, 16 Ağustos 1925 tarihinde Azerbaycan’ın tarihi şehri Şeki’de dünyaya gözlerini açtı. Sovyet döneminin karmaşık siyasi atmosferinde büyümesine rağmen, küçük yaşlardan itibaren edebiyata ve şiire karşı büyük bir tutku besledi. Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesinde tamamladığı eğitimi, onun edebi yeteneğini akademik bir disiplinle birleştirmesini sağladı. Aynı üniversitede uzun yıllar profesör olarak görev yapan Vahapzade, binlerce öğrenciye edebiyat sevgisi aşıladı ve 2009 yılında Bakü’de vefat edene dek ilim yolundan ayrılmadı.
MİLLİ BİLİNCİN SESİ: EDEBİ KİŞİLİĞİ VE TEMALARI
Vahapzade, şiirlerinde özellikle milli benlik, ana dil sevgisi ve bağımsızlık hasreti temalarını ilmek ilmek işledi. Sovyet yönetiminin baskıcı yıllarında dahi Azerbaycan Türkçesinin saflığını ve zenginliğini savunmaktan vazgeçmedi. Eserlerinde Türk dünyasının ortak kültürel değerlerine sıkça yer veren şair, halk edebiyatının samimiyeti ile modern şiirin teknik yapısını ustalıkla harmanladı. Yalın ama bir o kadar sarsıcı dili, onun dizelerinin toplumun her kesiminde karşılık bulmasını sağladı.
GÜLÜSTAN ŞİİRİ VE AZERBAYCAN’IN BÖLÜNMÜŞLÜĞÜNE TEPKİ
Şairin kariyerindeki en sarsıcı dönemeçlerden birini "Gülüstan" adlı eseri oluşturur. 1813 yılındaki Gülistan Antlaşması ile Azerbaycan topraklarının ikiye bölünmesini eleştiren bu şiir, o dönemde adeta bir manifesto etkisi yarattı. Milli bilincin uyanışında kritik bir rol üstlenen bu eser, Sovyet yetkililerinin tepkisini çekti ve Vahapzade’nin üniversitedeki görevinden bir süre uzaklaştırılmasına yol açtı. Buna rağmen şair, halkın gönlünde kazandığı "özgürlük şairi" unvanını bu cesur duruşuyla pekiştirdi.
SİYASETTE VE TOPLUMDA BİR ENTELEKTÜEL: HALK ŞAİRİ
Bahtiyar Vahapzade, kalemini sadece kağıt üzerinde bırakmadı; Azerbaycan’ın bağımsızlık sürecinde aktif bir figür olarak meydanlarda ve mecliste de yer aldı. 1990’lı yılların başında Azerbaycan parlamentosunda milletvekili olarak görev yapan sanatçı, halkının egemenlik haklarını her platformda savundu. Devlet tarafından verilen "Halk Şairi" unvanı, onun toplumsal hafızadaki yerini resmileştirdi. "Ana Dili", "Menim Dostlarım", "İkinci Ses" ve "Vicdan" gibi eserleri, bugün hala insan hakları ve ahlaki değerlerin savunuculuğunu yapmaya devam ediyor.




