2027 Hac kesin kayıtları başladı mı? Hac ücretleri taksitle ödenebiliyor mu?
2027 Hac kesin kayıtları başladı mı? Hac ücretleri taksitle ödenebiliyor mu?
İçeriği Görüntüle

Şerafettin Can Atalay, 24 Mart 1976 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Bankacı bir anne ile muhasebeci bir babanın tek evladı olan Atalay'ın aile kökleri Hatay’a dayanıyor. Siyasetle iç içe bir ailede büyüyen Atalay, ismini 1971 yılında Türkiye İşçi Partisi (TİP) Amasya İl Başkanı iken suikasta kurban giden amcası Şerafettin Atalay’dan alıyor. Eğitim hayatını Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamlayan Can Atalay, mezuniyetinin ardından meslek hayatına adım attı.

MESLEKİ KARİYERİ VE TOPLUMSAL DAVALARDAKİ ROLÜ

Hukukçuluk kariyerine ilk olarak NTV’nin hukuk biriminde başlayan Atalay, ilerleyen yıllarda Türkiye’nin hafızasına kazınan pek çok toplumsal davanın savunuculuğunu üstlendi. Soma’daki maden faciası, Çorlu’daki tren kazası, Hendek’teki havai fişek fabrikası patlaması ve Aladağ’daki yurt yangını gibi kritik dosyalarda mağdur ailelerin avukatlığını yürüttü. Mimarlar Odası’nın hukuk müşavirliğini yapan Atalay, Sosyal Haklar Derneği’nin yönetiminde de görev aldı. Gezi Parkı sürecinde ise Taksim Dayanışması’nın avukatı olarak ön saflarda yer aldı.

GEZİ DAVASI VE TUTUKLULUK SÜRECİ

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022 tarihinde Can Atalay’ı Gezi davası kapsamında "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme" suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırdı. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Eylül 2023 tarihinde bu mahkûmiyet kararını onadı. Kararın ardından Atalay, Marmara Cezaevi’ne girdi ve tutukluluk hali devam ediyor. Bu yargılama süreci, Türk hukuk tarihinde yüksek yargı organları arasında yaşanan yetki tartışmalarının da merkezini oluşturuyor.

SEÇİM SÜRECİ VE MİLLETVEKİLLİĞİ TARTIŞMALARI

Can Atalay, 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi’nden Hatay milletvekili seçildi. Milletvekili seçilmesine rağmen tahliye edilmemesi üzerine dosya Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşındı. AYM, 25 Ekim 2023’te Atalay’ın "seçilme hakkı" ile "kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı"nın ihlal edildiğine hükmetti. Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi bu kararı uygulamayı reddederek AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Bu krizin ardından, 30 Ocak 2024 tarihinde Atalay’ın milletvekilliği TBMM Genel Kurulu’nda okunan tezkere ile düşürüldü.

AYM KARARI VE GÜNCEL HUKUKİ DURUM

Anayasa Mahkemesi, 1 Ağustos 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararıyla, Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi işleminin geçersiz olduğunu tescil etti. AYM Başkanı Kadir Özkaya, çeşitli açıklamalarında Atalay’ın milletvekili sıfatının hukuken sürdüğünü vurguladı. Atalay ve avukatları, AYM’nin bu kararının ardından Meclis kütüğüne kayıt işleminin yapılması gerektiğini savunuyor. Atalay, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a yönelik yaptığı son çağrılarda, tek bir imza ile hukuki sürecin tamamlanabileceğini ve halkın iradesinin tecelli etmesi gerektiğini belirtiyor.

Bir tek imza bekleyen süreç, Atalay’ın hem avukatlık kariyerindeki toplumsal mücadelesi hem de milletvekili seçildikten sonra yaşadığı hukuk mücadelesi ile kamuoyunun takibinde kalmaya devam ediyor.

Not: Can Atalay'ın cezaevinden yaptığı çağrılar ve hukukçuların AYM kararına dayandırdığı talepler, Hatay seçmeninin iradesinin Meclis'te temsil edilmesi noktasında düğümleniyor.

Özellikle yüksek yargı organları arasındaki bu görüş ayrılığı, Türkiye'nin anayasal düzenindeki yetki sınırlarının tartışılmasına yol açıyor. Atalay, halen Marmara Cezaevi'nde bulunuyor ve hukuki sürecin netleşmesini bekliyor.