Emniyet birimlerinin son dönemde gerçekleştirdiği operasyonlarla gündeme gelen ve "Casperlar" olarak adlandırılan yapılanma, organize suç dünyasındaki faaliyetleriyle dikkat çekiyor. Güvenlik güçleri, bu yapıyı silahlı bir suç örgütü olarak tanımlıyor ve özellikle İstanbul ile Mardin illerinde yoğunlaştığını belirtiyor. Soruşturma dosyasına giren detaylar; örgütün uyuşturucu ticareti, silahlı saldırılar ve dijital platformlar üzerinden yürüttüğü organize eylemleri kapsıyor. Örgütün teknolojik imkânları ve şifreli haberleşme ağlarını aktif kullanarak operasyonlardan korunmaya çalıştığı, yargı organlarının hazırladığı raporlarda yer alıyor.
ÖRGÜTÜN LİDER KADROSU VE ULUSLARARASI BAĞLANTILAR
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan sevk yazısında, örgütün liderliğini İsmail Atız’ın üstlendiği belirtiliyor. Hakkında kırmızı bültenle arama kararı bulunan Atız’ın, yurt dışındaki hukuki süreçleri ve Almanya’da yakalanıp serbest bırakıldığı yönündeki iddialar kamuoyuna yansıyan bilgiler arasında bulunuyor. Savcılık, Atız’ın örgüt yönetimini sınır ötesinden koordine ettiğini ileri sürüyor. Dosyada adı geçen diğer kritik isimler arasında Güven Şeren (Hamuş kod adlı), Serkan Cemal Güney ve İbrahim Tankoş yer alıyor. Yargı süreci devam ederken, bu isimlerin örgüt hiyerarşisindeki rolleri titizlikle inceleniyor.
OPERASYONUN BOYUTU VE TUTUKLAMA DETAYLARI
Emniyetin eş zamanlı baskınları sonucunda gözaltına alınan 18 şüpheliden 14’ü, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 4 şüpheli hakkında ise adli kontrol şartıyla serbestlik kararı verildi. Soruşturmanın en dikkat çekici kısmını, şüpheliler arasında bazı kamu görevlilerinin yer alması oluşturuyor. Henüz örgütün toplam üye sayısına dair resmi bir rakam paylaşılmasa da, ele geçirilen dijital materyaller ve ifadeler doğrultusunda soruşturmanın kapsamı her geçen gün genişliyor.
KAMU KURUMLARINDAN BİLGİ SIZDIRMA İDDİALARI
Soruşturma dosyasındaki iddialar, örgütün devletin güvenlik sistemlerine sızmaya çalıştığını gösteriyor. Savcılık makamı, bazı kamu görevlilerinin PolNet sistemi üzerinden gizli sorgulamalar yaparak örgütle bağlantılı kişilere bilgi aktardığını öne sürüyor. Özellikle "SKY" isimli şifreli mesajlaşma uygulamasının deşifre edilmesiyle, kırmızı bülten sorguları ve kimlik bilgilerinin hukuka aykırı şekilde paylaşıldığına dair somut veriler dosyaya girdi. Bu durum, suç örgütünün operasyonel stratejilerini önceden belirlemek adına kamu gücünü manipüle etmeye çalıştığı tezini güçlendiriyor.
YASA DIŞI PARA TRANSFERLERİ VE FİNANSAL KAYNAKLAR
Suç örgütünün finansal trafiğini mercek altına alan mali ekipler, şüpheli para hareketlerini raporladı. Soruşturma belgelerinde, yasa dışı faaliyetlerden elde edilen gelirlerin ayrı bir yapı üzerinden aklandığı iddiaları yer alıyor. Dosyada, bir polis memurunun banka hesabına yapılan transferlerin, PolNet sisteminde gerçekleştirilen usulsüz sorgu tarihleriyle örtüştüğü bilgisi öne çıkıyor. Yargı süreci, bu finansal döngünün tüm aktörlerini ve para aklama yöntemlerini tam anlamıyla netleştirmek amacıyla derinleşerek devam ediyor.





