Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı, 13 Ekim 1958 tarihinde Medine'de hayata gözlerini açtı. Türk kökenli bir aileye mensup olan Kaşıkçı, derin bir tarihsel mirasa sahipti. Dedesi, Suudi Arabistan'ın kurucusu Kral Abdülaziz Al Suud'un özel doktorluğunu yaptı. Gençlik yıllarını Suudi Arabistan'da geçiren Kaşıkçı, lise eğitiminin ardından üniversite eğitimi için Amerika Birleşik Devletleri'ni tercih etti. 1983 yılında Indiana Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olarak medya dünyasına ilk adımını attı. Kariyerinin başlangıcında Saudi Gazette’de çalışan Kaşıkçı, daha sonra Şarkul Avsat ve Arab News gibi bölgenin en saygın yayın organlarında önemli görevler üstlendi.
GAZETECİLİK KARİYERİ VE DİPLOMATİK GÖREVLERİ
Cemal Kaşıkçı, gazetecilik hayatı boyunca pek çok sıcak çatışmayı yerinde takip etti. Afganistan Savaşı ve Körfez Savaşı gibi kritik dönemlerde sahadan geçtiği haberlerle uluslararası çapta tanındı. El Kaide lideri Usame Bin Ladin ile röportaj yapabilen nadir isimlerden biri olarak tarihe geçti. Sadece bir muhabir olarak kalmayan Kaşıkçı, 2003 ve 2007 yılları arasında Suudi Arabistan'ın Londra ve Washington büyükelçiliklerinde basın danışmanlığı yürüttü. Dönemin Suudi Kralı Abdullah tarafından "ülkenin en önemli gazetecisi" sıfatıyla Kraliçe II. Elizabeth’e takdim edilen Kaşıkçı, devletin en üst kademelerinde güven duyulan bir isimdi.
REFORM YANLISI DURUŞU VE SÜRGÜN YILLARI
Cemal Kaşıkçı, Vatan gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yaptığı dönemde özgürlükçü ve reformcu yazılarıyla dikkat çekti. Bu duruşu zamanla Suudi yönetimiyle fikir ayrılığı yaşamasına yol açtı. 2010 yılında görevinden ayrılmak zorunda kalan Kaşıkçı, 2015 yılında Bahreyn merkezli El Arab televizyonunu kurdu ancak kanal sadece bir gün yayında kalabildi. 2017 yılında ülkesindeki siyasi baskıların artması üzerine ABD’ye yerleşti. Burada The Washington Post gazetesinde köşe yazarlığına başlayarak Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın politikalarını eleştiren yazılar kaleme aldı. Bu yazılar, Kaşıkçı’nın dünya genelinde muhalif bir ses olarak yükselmesini sağladı.
İSTANBUL’DAKİ KORKUNÇ CİNAYETİN DETAYLARI
Cemal Kaşıkçı, nişanlısıyla evlenmek için gerekli evrakları almak üzere 2 Ekim 2018’de İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na gitti. Kapıdan saat 13.08’de giren gazeteciden bir daha haber alınamadı. Yürütülen soruşturmalar ve istihbarat raporları, Kaşıkçı’nın bina içerisinde önceden planlanmış bir suikasta kurban gittiğini ortaya koydu. Uzmanlar, Kaşıkçı’nın boğularak öldürüldüğünü ve cesedinin parçalara ayrılarak yok edildiğini tespit etti. Cinayetin işlendiği tarihte 59 yaşında olan Kaşıkçı’nın naaşına ise tüm aramalara rağmen hala ulaşılamadı.
DÜNYADA YANKI UYANDIRAN YARGI SÜRECİ VE MİRASI
Suudi Arabistan yönetimi cinayeti uzun süre reddettikten sonra, olaydan ancak 18 gün sonra kabul etmek zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler raporları, bu olayı devlet destekli bir infaz olarak tanımladı. Türkiye'de açılan davalarda üst düzey yetkililer hakkında müebbet hapis cezaları istendi. Cemal Kaşıkçı, ölümüyle sadece bir gazeteci olarak değil, aynı zamanda Ortadoğu’da basın özgürlüğünün ve insan haklarının sembolü haline geldi. Kaşıkçı’nın hikayesi, günümüzde hala gazetecilerin güvenliği ve ifade özgürlüğü tartışmalarının en merkezinde yer alıyor.





