Elçin Zehra İrem, sosyal ilişkilerinde başlangıçta mesafeli bir duruş sergilediğini ancak bu duvarların yıkılmaz olmadığını belirtiyor. İnsanlara tanıdıkça güven duyduğunu ifade eden oyuncu, ciddi bir zarar görmediği sürece keskin çizgiler çekmiyor. Rol aldığı projelerin izleyicide bıraktığı derin etkileri sokakta bizzat gözlemliyor. Özellikle "Hicran" dizisindeki ağlama sahnelerinin ardından insanların kendisine yoğun bir şefkatle sarıldığını dile getiriyor. Alışveriş merkezinde karşılaştığı birinin kendisine hakaret etmesi üzerine sergilediği nazik tavır ise izleyicilerin kurgu ile gerçek karakter arasındaki farkı anlamasını sağlıyor.
İKİLİ İLİŞKİLERDE GÜVEN VE KARAKTER KRİTERLERİ
İlişkilerde netlik ve dürüstlük arayan İrem, korumacı ve güven veren karakterlerin kendisini etkilediğini vurguluyor. Hayatındaki kişinin sadece bir izleyici değil, sürece dahil olan biri olmasını önemsiyor. Herhangi bir sorun anında "Neyin var?" diye sormak yerine doğrudan "Neredesin?" diyerek harekete geçen erkeklerin kendisinde karşılık bulduğunu ifade ediyor. Sadakatinden şüphe duyduğu veya bilgi sahibi olmadığı halde her şeyi bildiğini iddia eden kişileri ise doğrudan hayatından uzaklaştırıyor. Ayrıca centilmenliğe büyük önem veriyor; buluşma anında kapıyı açıp önden giren bir erkeğin şansını o anda kaybettiğini açıkça belirtiyor.
AİLE BAĞLARI VE AŞKA BAKIŞ AÇISI
Oyunculuğun mutsuz ailelerin çocukları tarafından bir kendini kanıtlama çabası olduğu yönündeki sert yorumlara katılmayan İrem, kendi hayatından örnek veriyor. Annesi ve babasının 45 yıldır süren büyük aşkına tanıklık ederek büyüyen oyuncu, babasının annesine olan tutkusunu "tam bir Romeo" sözleriyle nitelendiriyor. Kendi hayatında da böyle köklü ve sadık bir ilişkiyi arzuluyor. Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun benzetmesiyle aşkı, "soğuk iklime gelen sıcak memleket ağacının can çekişmesi" olarak tanımlayan sanatçı, bu duygunun hem hüzünlü hem de gerçekçi yönüne dikkat çekiyor.
KİŞİSEL ÖZELLİKLER VE DİSİMLİK TARTIŞMALARI
Kendisini en çok yoran özelliğinin aşırı kararsızlık olduğunu itiraf eden Elçin Zehra İrem, en basit kararlarda bile uzun süre düşündüğünü söylüyor. Son dönemde popüler olan eril ve dişil enerji tartışmalarına da değinen oyuncu, her cinsiyetin kendi doğasındaki enerjiyi yansıtması gerektiğini savunuyor. İlişkilerde ise kendisini son derece şanslı bir partner olarak görüyor; romantik, dürüst ve eğlenceli yapısı nedeniyle kendisiyle sevgili olsa asla ayrılmayacağını esprili bir dille ifade ediyor.





