Türk basın tarihinde genel yayın yönetmenliği ve köşe yazarlığı gibi kritik görevler üstlenen Ergun Babahan, dijital hafızanın tazelenmesiyle birlikte yeniden tartışmaların odak noktası haline geldi. Özellikle 2010’lu yıllarda kaleme aldığı köşe yazıları ve sosyal mecralardaki çıkışlarıyla hafızalara kazınan Babahan, bugün sosyal medya kullanıcılarının geçmişe dönük paylaşımları nedeniyle gündemi meşgul ediyor. Gazetecilik kariyeri boyunca muhafazakâr, milliyetçi ve laik kesimlerden çeşitli dönemlerde sert eleştiriler alan Babahan, Washington ile İstanbul arasındaki siyasi dengelere dair yorumlarıyla da biliniyor.

İZMİR’DEN STANFORD’A UZANAN EĞİTİM VE MESLEK HAYATI

1960 yılında İzmir’de doğan Ergun Babahan, akademik altyapısını yurt dışında şekillendirdi. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki prestijli Stanford Üniversitesi’nden mezun olan Babahan, mesleğe memleketi İzmir’de yayın yapan Yeni Asır gazetesinde adım attı. Profesyonel basamakları hızla tırmanan gazeteci, Sabah gazetesine geçerek burada yazı işleri müdürlüğü ve genel yayın yönetmen yardımcılığı pozisyonlarını yürüttü. 1999 yılında Yeni Binyıl gazetesinin genel yayın yönetmenliğini üstlenen Babahan, 2002 yılında Akşam gazetesinin Ankara temsilcisi olarak başkent bürokrasisini yakından takip etti. Aynı yıl Sabah gazetesine dönerek genel yayın yönetmenliği koltuğuna oturan Babahan, bu görevinden 2008 yılının sonunda ayrıldı.

SİYASİ KRİZLER VE PROTESTOLARIN MERKEZİNDEKİ YAZILAR

Ergun Babahan’ın Star gazetesinde köşe yazarlığı yaptığı dönem, kariyerinin en fırtınalı süreçlerinden birini oluşturuyor. 2011 genel seçimleri öncesinde Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve genel başkanı Devlet Bahçeli hakkında yazdığı ifadeler, geniş çaplı protestolara yol açtı. Babahan’ın üslubuna tepki gösteren yüzlerce kişi, gazete binası önünde gösteriler düzenledi. Bu süreçten sonra Babahan’ın adı farklı siyasi yapılar ve cemaatleşme tartışmalarıyla yan yana gelmeye başladı. 2012 yılına gelindiğinde, sosyal medya üzerinden paylaştığı iletiler, kurumlarla yollarının ayrılmasına neden olan süreci hızlandırdı.

SOSYAL MEDYADA DEPREM YARATAN MESAJLAR VE ÖZÜR SÜRECİ

Gazeteciyi asıl unutulmaz kılan olayların başında 12 Mayıs 2012 tarihindeki Fenerbahçe - Galatasaray derbisi sonrası attığı mesajlar geliyor. Stat çevresindeki olaylara atıfta bulunarak "Fenerbahçe stadı artık Tahrir Meydanı'dır" benzetmesini yapan Babahan, asıl büyük tepkiyi kupa törenine yönelik kullandığı ağır ifadelerle topladı. Gelen yoğun eleştiriler üzerine bu mesajın bir yazım hatasından kaynaklandığını, aslında "ABD'ye gitsin" demek istediğini savunan Babahan, kamuoyundan özür diledi. Ancak bu açıklama, toplumun farklı kesimlerinde inandırıcı bulunmadı ve tepkiler çığ gibi büyümeye devam etti.

A101 Yeni CFO'su İbrahim Ersoy Kimdir? Kariyeri ve Hayatı
A101 Yeni CFO'su İbrahim Ersoy Kimdir? Kariyeri ve Hayatı
İçeriği Görüntüle

AKTİF GAZETECİLİKTEN SOSYAL MEDYA YORUMCULUĞUNA

Yaşanan krizlerin ardından ana akım medyadan uzaklaşan Ergun Babahan, 2014 yılında kısa bir süre Millet gazetesinde şansını denese de bu girişim uzun soluklu olmadı. Basın dünyasındaki aktif yöneticilik ve yazarlık dönemini kapatan Babahan, yaşamını ve faaliyetlerini daha çok sosyal medya platformları üzerinden sürdürüyor. Geçmişteki paylaşımlarının bugün hala tartışılıyor olması, Babahan’ın Türkiye’nin yakın siyasi ve spor tarihindeki kutuplaşmalarda bıraktığı izi gösteriyor. Gazeteci, bugün profesyonel bir kurum bünyesinde yer almasa da dijital dünyada tartışılmaya devam ediyor.