Türkiye'nin bilim ve kültür hayatında derin izler bırakan Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi, hayatını kaybetti. Hem tıp dünyasında saygın bir hekim hem de edebiyat çevrelerinde usta bir yazar ve şair olarak tanınan Hatemi, çok yönlü kişiliğiyle bir döneme tanıklık etti. Akademik kariyerini insan sağlığına adayan, kalemini ise ruhun derinliklerine indiren Hatemi'nin vefatı, talebeleri ve okurları arasında büyük bir hüzün yarattı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi emekli öğretim üyesi olan Hatemi, geride bilimsel makalelerden zarif şiirlere kadar uzanan devasa bir miras bıraktı.
HASAN HÜSREV HATEMİ’NİN EĞİTİM VE AKADEMİK YOLCULUĞU
1938 yılında İstanbul’da doğan Hasan Hüsrev Hatemi, ilk ve orta öğrenimini İstanbul'un köklü okullarında tamamladı. Atatürk Erkek Lisesinden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine giren Hatemi, 1962 yılında hekimlik diplomasını aldı. Uzmanlık alanı olarak iç hastalıklarını seçen Hatemi, 1966 yılında İç Hastalıkları Uzmanı, 1971 yılında ise Doçent unvanını kazandı. Endokrinoloji ve Metabolizma hastalıkları üzerine yoğunlaşan bilim insanı, 1978 yılında Profesör kadrosuna yükseldi. Akademik birikimini idari sorumluluklarla birleştirerek 1982-1986 yılları arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevini yürüttü.
TIP DÜNYASINDAKİ ÇALIŞMALARI VE EMEKLİLİK SÜRECİ
Hatemi, profesyonel yaşamının büyük bir kısmını İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde dersler vererek ve hasta tedavi ederek geçirdi. Dahiliye alanındaki teşhis ve tedavi yöntemleriyle meslektaşları arasında otorite kabul edilen profesör, binlerce doktorun yetişmesine katkı sağladı. 2006 yılında yaş haddinden emekli olan Hatemi, sağlık camiasıyla bağını hiçbir zaman koparmadı. 2007 yılında kolon kanseri teşhisi almasına rağmen moralini yüksek tutarak çalışmalarına devam etti. Tıbbın sadece teknik bir iş değil, aynı zamanda bir etik ve vicdan meselesi olduğunu her fırsatta dile getirdi.
EDEBİ KİŞİLİĞİ VE ŞİİRE VERDİĞİ EMEK
Bilim insanı kimliğinin yanı sıra Hasan Hüsrev Hatemi, Türk edebiyatının zarif kalemlerinden biri olarak öne çıktı. Yazın hayatında şiir, deneme ve hatıra türlerine odaklanan yazar; eserlerinde insan doğasını, kaderi, ölümü, inancı ve tasavvufi düşünceyi merkezine aldı. Modern hayatın getirdiği yozlaşmaya karşı kadim değerlerin korunmasını savunan Hatemi, gelenekle geleceği sentezleyen bir üslup benimsedi. Şiirlerinde kullandığı duru dil ve derin felsefi altyapı, onu edebiyat dünyasında özgün bir konuma yerleştirdi.
KÜLTÜR HAZİNESİNE KAZANDIRDIĞI ÖNEMLİ ESERLER
Hatemi, akademik makalelerinin dışında toplumun her kesimine hitap eden pek çok kitap kaleme aldı. Yazın dünyasına sunduğu "Yozlaşmadan Uzlaşmak" ve "Kelimeler Kitabı" gibi eserler, toplumsal eleştiri ve dil bilinci konusunda rehber niteliği taşıyor. Ayrıca "N'etti Bu Yunus N'etti", "Kuşlar ve Zaman", "Gelin Tanış Olalım" ve "Ömür Süvarisi" adlı kitapları, onun tasavvufi derinliğini ve şairane ruhunu yansıtan en önemli çalışmaları arasında yer alıyor. Okurlarına her zaman insanı ve evreni anlama çabasını aşılayan Hatemi, eserleriyle yaşamaya devam edecek.
HASAN HÜSREV HATEMİ’NİN TOPLUMSAL ETKİSİ
Hasan Hüsrev Hatemi, sadece bir doktor veya bir yazar değil, aynı zamanda bir İstanbul beyefendisi olarak hafızalara kazındı. Sosyal meselelere duyarlılığı, mütevazı yaşamı ve nezaketiyle çevresine örnek teşkil etti. Bilimin soğuk yüzünü edebiyatın sıcaklığıyla ısıtan Hatemi, disiplinler arası geçişin Türkiye'deki en başarılı temsilcilerinden biri oldu. İnanç ve bilim arasındaki dengeyi kendi hayatında kuran usta isim, yerel değerlerden kopmadan evrensel bir bakış açısı geliştirmeyi başardı. Sevenleri, onu dualarla ve eserlerini yeniden okuyarak son yolculuğuna uğurluyor.





