İran’ın siyasi ve ideolojik mimarı Ayetullah Ali Hamaney, ilerleyen yaşına rağmen İslam Cumhuriyeti’nin merkezi otoritesini temsil etmeye devam ediyor. Son dönemde bölgede artan gerilim ve doğrudan saldırılar, Tahran’daki mutlak hakimiyetini sarsmaya başlasa da Hamaney, ülkedeki tüm stratejik kararların tek mercii olma vasfını koruyor. Şah rejimine karşı yürütülen devrim mücadelesinden bugünkü nükleer krizlere kadar her aşamada bizzat yer alan liderin hayat hikayesi, modern İran tarihinin de bir özeti niteliği taşıyor.

MEŞHED’DEN KUM’A UZANAN DİNİ VE ENTELEKTÜEL ALTYAPI

1939 yılında Meşhed’de mütevazı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ali Hamaney, katı dini kurallara sahip bir babanın yanında yetişti. 11 yaşında başladığı dini eğitimini Kum ve Necef gibi Şii dünyasının en önemli merkezlerinde sürdürdü. Dönemin en etkili hocalarından dersler alan Hamaney, sadece İslami ilimlerle yetinmedi; Batı edebiyatına duyduğu ilgiyle de akranlarından ayrıldı. Tolstoy ve Victor Hugo gibi dev isimlerin eserlerini Farsçaya çeviren Hamaney, bu entelektüel derinliği anti-emperyalist düşüncelerle harmanlayarak siyasi duruşunun temellerini attı.

Cedi Osman’ın Eşi Ebru Şahin Kimdir? Kariyeri ve Hayatı
Cedi Osman’ın Eşi Ebru Şahin Kimdir? Kariyeri ve Hayatı
İçeriği Görüntüle

ŞAH REJİMİNE DİRENİŞ VE VELAYET-İ FAKİH MAKAMI

Hamaney’i sıradan bir din adamından ayıran temel fark, gençlik yıllarından itibaren siyasete duyduğu tutku oldu. 1960’lı yıllarda İran Şahı’na karşı düzenlenen gizli faaliyetlerin merkezinde yer aldı. Bu süreçte istihbarat servisi SAVAK tarafından defalarca tutuklanan, işkence gören ve sürgüne gönderilen Hamaney, bu travmatik deneyimler sonucunda Batı’ya karşı derin bir güvensizlik geliştirdi. 1979 devriminden sonra hızla yükselerek 1981’de Cumhurbaşkanı seçildi. 1989 yılında Humeyni’nin vefatıyla beraber, anayasal bir değişiklikle ülkenin mutlak otoritesi olan "dini liderlik" makamına oturdu.

SARAYIN GÖLGESİNDEKİ AİLE VE HALEFİYET TARTIŞMALARI

Tahran’da yüksek duvarlar ardındaki korunaklı konutunda sade bir yaşam sürdüğü belirtilen Hamaney’in özel hayatı, sıkı bir gizlilikle korunuyor. Altı çocuk babası olan liderin ailesinde, özellikle oğlu Mücteba Hamaney ismi siyasi kulislerde sıkça yankılanıyor. Her ne kadar resmi bir görevi bulunmasa da Mücteba’nın, babasının ofisi ve Devrim Muhafızları üzerinde ciddi bir nüfuz sahibi olduğu biliniyor. İbrahim Reisi’nin beklenmedik ölümü sonrası Mücteba’nın ismi, babasının halefi olarak en güçlü adaylar arasında ilk sırada yer alıyor.

DİRENİŞ EKSENİ VE BÖLGESEL GÜÇ MÜCADELESİ

Hamaney’in dış politika vizyonu, Orta Doğu’da ABD ve İsrail karşıtlığını temel alan "Direniş Ekseni" üzerine kurulu. Hizbullah, Hamas ve Husiler gibi vekil aktörler üzerinden bölgeyi dizayn eden bu strateji, son yıllarda büyük darbeler aldı. Özellikle 7 Ekim sonrası süreçte en güvendiği askeri danışmanlarını ve müttefik liderlerini kaybeden Hamaney, 2024 itibarıyla İsrail ile doğrudan çatışma riskini göze alan yeni bir denkleme geçti. Bu sertleşme politikası bir yandan rejimin gücünü sergilemeyi amaçlarken, diğer yandan İran ekonomisi üzerindeki yaptırım baskısını artırıyor.