İzzet Baysal, 1907 yılında Bolu’nun Karaçayır Mahallesi’nde hayata gözlerini açtı. Memur bir babanın ve köklü bir ailenin en küçük çocuğu olarak yetişen Baysal, ilk ve orta öğrenimini memleketi Bolu’da tamamladı. Sanata ve yapı disiplinine olan ilgisi onu 1926 yılında İstanbul’a taşıdı. Dönemin en prestijli okullarından biri olan ve günümüzde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olarak bilinen Mekteb-i Sanayi-i Nefise’ye kaydını yaptırdı. 1931 yılında mimarlık diplomasını alan Baysal, mesleki kariyerine Bolu Nafia Müdürlüğü bünyesinde adım attı.

MİMARLIKTAN SANAYİCİLİĞE UZANAN BAŞARI HİKAYESİ

Ankara ve Eskişehir’de kamu görevlerinde bulunan İzzet Baysal, 1936 yılında serbest mimarlığa yöneldi. Bu süreçte Bolu Devlet Hastanesi ve Melen Köprüsü gibi stratejik öneme sahip birçok kamu projesinin mimarlığını üstlendi. 1943 yılında ticaretin merkezi İstanbul’a geçiş yapan Baysal, Karaköy’de satın aldığı mağaza ile iş dünyasında yeni bir sayfa açtı. Türkiye’de üretimi yapılmayan boru ekleme parçalarındaki eksikliği fark ederek sanayiciliğe soyundu. Almanya’da döküm teknolojileri üzerine incelemeler yaptıktan sonra 1950 yılında Türkiye’nin ilk mekanize döküm fabrikasını kurarak İzsal Döküm Sanayii’nin temellerini attı.

İZZET BAYSAL’IN AİLE YAŞAMI VE ŞAHSİ TARİHİ

İzzet Baysal, 1934 yılında coğrafya öğretmeni Refika Pınar ile hayatını birleştirdi. Bu evlilikten 1939 yılında Esin adını verdiği kızı dünyaya geldi. 1942 yılında eşi Refika Hanım’ın vefat etmesi üzerine Baysal, ilerleyen yıllarda Nafize Hanım ile ikinci evliliğini gerçekleştirdi. Kızı Esin Baysal, babasının ideallerini yaşatmak adına kurulan vakıf çalışmalarında her zaman en ön safta yer aldı. Baysal, tüm yoğun iş temposuna rağmen aile değerlerini ve toplumsal sorumluluklarını her zaman profesyonel hayatıyla dengeli bir şekilde yürüttü.

Yönetmen İlker Canikligil Kimdir? Kariyeri ve Hayatı
Yönetmen İlker Canikligil Kimdir? Kariyeri ve Hayatı
İçeriği Görüntüle

TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMÜN SİMGESİ: İZZET BAYSAL VAKFI

Vatanına olan borcunu ödeme arzusuyla 1986 yılında İzzet Baysal Vakfı’nı hayata geçirdi. Eşi benzerine az rastlanır bir fedakarlık örneği sergileyerek tüm mal varlığını bu vakfa devretti. Vakıf aracılığıyla başta Bolu olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanına okullar, hastaneler, huzurevleri ve kreşler kazandırdı. Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin kuruluşu, onun eğitim alanındaki en büyük hayali olarak gerçeğe dönüştü. "En büyük eserim" dediği vakıf, bugün hâlâ binlerce gencin eğitim görmesine ve vatandaşların modern sağlık hizmetlerine ulaşmasına imkan sağlıyor.

İZZET BAYSAL’IN VEFATI VE ANIT MEZARI

Yaşamı boyunca "Halkın içinde, halk için" felsefesini benimseyen İzzet Baysal, 5 Mart 2000 tarihinde 93 yaşında aramızdan ayrıldı. Hayırsever iş insanının vefatı, başta Bolu halkı olmak üzere tüm Türkiye’de büyük bir üzüntüyle karşılandı. Kendi vasiyeti doğrultusunda ve Bakanlar Kurulu kararıyla naaşı, adını taşıyan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gölköy Kampüsü’ndeki anıt mezara yerleştirildi. Her yıl binlerce kişi, "Bolu’nun Babası" olarak nitelendirdikleri bu büyük hayırseveri anıt mezarı başında saygıyla anmaya devam ediyor.