Kahramanmaraş’ta Termometreler Değil, Ocaklar Yakıyor: Fırın Ustalarının Zorlu Yaz Mesaisi
Kahramanmaraş’ta yaz sıcakları etkisini iyice artırıp kent sakinlerini evlerine hapsederken, ekmek teknelerinin başında adeta bir yaşam mücadelesi veren taş fırın ustaları, kavurucu sıcaklara göğüs geriyor. Dışarıda gölgede dahi nefes almanın zorlaştığı 40 derecelik havada çalışan ustalar, sofralara sıcak ekmek ulaştırabilmek için 300 ila 400 dereceye ulaşan devasa ocakların önünde ter döküyor. Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte fırın içi çalışma koşullarının katlanılamaz boyutlara ulaştığını belirten ustalar, mesleklerini büyük bir fedakarlıkla icra ediyor.

"Dışarısı Ateş, İçerisi Cehennem: 400 Dereceyle Karşı Karşıyayız"
Meslekte yarım asra merdiven dayayan ve yaklaşık 35 yıldır fırıncılık yapan Mustafa Gürdal, yaz aylarında taş fırınların önünde çalışmanın adeta bir dayanıklılık testi olduğunu ifade ediyor. Fırın önündeki havanın tarif edilemeyecek derecede yoğun bir sıcaklığa ulaştığını belirten Gürdal, karşı karşıya kaldıkları zorluğu şu sözlerle aktarıyor:

"Dışarıda hava sıcaklığı 40 dereceye ulaştığında bu durum bizim için henüz başlangıç oluyor. Esas sınav, fırının kapağını açıp ocağın başına geçtiğimiz an başlıyor; çünkü tam karşımızda 300-400 derecelik bir kor ateş var. Bunu kelimelerle anlatmak imkansız, sadece yaşamak gerekir. İnanmayan, bu zorluğu merak eden varsa gelsin fırının önünde sadece beş dakika dursun. O zaman ekmeğin fırından soframıza gelene kadar ne kadar büyük bir emekten geçtiğini çok daha iyi anlayacaktır."

Kahramanmaraş Engel Siz Kart vizeleme dönemi başladı
Kahramanmaraş Engel Siz Kart vizeleme dönemi başladı
İçeriği Görüntüle

Tek Sığınakları Su: "Bizi Ayakta Tutan Tek Şey Bir Yudum Serinlik"
Kavurucu ateşin karşısında saatlerce kürek sallayan fırın işçilerinin bu zorlu mesai boyunca en büyük dostu ve sığınağı ise buz gibi su oluyor. Sıcaklığın dayanılmaz boyutlara ulaştığı anlarda sadece su sayesinde ayakta kalabildiklerini vurgulayan tecrübeli usta Mustafa Gürdal, duygularını şöyle dile getiriyor:

"Dışarısı zaten insanı yakıyor, içeriye girdiğimizde ise 400 derecelik bir fırın bizi bekliyor. Tabiri caizse her gün bu ocakların önünde yanıyoruz. İnşallah bu dünyada çektiğimiz bu sıcaklık zahmeti, öteki dünya için bir kefaret olur. Rabbim bizleri susuzlukla sınamasın. Bu amansız sıcakta bizi diri tutan, çalışmaya devam etmemizi sağlayan tek şey su. Arada bir yudum su içip yüzümüzü serinletmesek bu sıcağa bir saat bile dayanmak mümkün olmaz."

Günde 10 Saat Boyunca Dinmeyen Ateş Nöbeti
Taş fırın çalışanları, mevsim ne olursa olsun üretimin kesintisiz devam etmesi gerektiğini, ancak yaz döneminin mesleklerini tam bir çileye dönüştürdüğünü söylüyor. Fırın dışından gelen bir insanın ocağın yaydığı sıcak havaya birkaç saniye bile tahammül edemeyeceğini hatırlatan ustalar, kendilerinin ise her gün kesintisiz olarak yaklaşık 10 saat boyunca bu ısıya maruz kalarak ekmek pişirdiklerini ifade ediyorlar.

Sıcağa Rağmen Kesintisiz Üretim ve Alın Teri
Kahramanmaraş’ın asırlık fırıncılık geleneğini yaşatan ve kentin vazgeçilmez lezzetlerini üreten taş fırınlar, tüm bu ekstrem hava koşullarına rağmen bir gün dahi kapılarını kapatmıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla un çuvallarını sırtlayarak işe koyulan ustaların mesaisi, gün batana dek yüksek ısının altında sürüyor. Kentte hayatı durma noktasına getiren sıcak hava dalgası fırıncıları yıldırmaya yetmezken, ustaların ateş karşısındaki bu amansız mücadelesi, emeğin, sabrın ve fedakarlığın en asil örneklerinden biri olarak hafızalara kazınıyor.

Kaynak: İHA