Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde ikamet eden Mustafa Demir, evinin bahçesine kurduğu 16 metrekarelik kapalı alanda topraksız ve dikey tarım tekniklerini kullanarak 15 bin safran soğanı üretti. Topkapı Üniversitesi Siyasal Düşünceler Tarihi Bölümü'nde yüksek lisans eğitimi alan Demir, akademideki araştırmalarını çocukluk hayali olan tarım sektörüyle birleştirdi. Yabancı literatürü yakından takip eden girişimci, Hollanda merkezli Biojournaal isimli tarım dergisinde incelediği bir makaleden esinlenerek safran üretimine karar verdi.
İlk denemelerini evinde saksı içinde gerçekleştiren Demir, ardından 3 dönümlük açık arazide deneme ekimleri yaptı. Bölgenin iklim şartlarını dikkate alan üretici, riskleri azaltmak ve verimi artırmak amacıyla üretim sürecini tamamen kapalı alana taşıdı.
BÖLGETEKİ TARIM TABULARINI TEK TEK YIKTI
Girişimine başlarken çevresinden yoğun olumsuz tepkiler aldığını belirten Mustafa Demir, İç Anadolu Bölgesi'nde safran yetişmeyeceğine dair var olan genel yargıyı kırdıklarını vurguladı. Ziraat eğitimi almamasına rağmen uzun yıllar boyunca detaylı araştırmalar yaptığını kaydeden Demir, yerli ve yabancı üreticilerle sürekli bilgi alışverişinde bulunarak süreci yönettiğini aktardı.
Özel yetiştirme tekniklerinin önemine dikkat çeken araştırmacı; kapalı alanda verim almanın sadece raf veya aydınlatma sistemi kurmaktan ibaret olmadığını bildirdi. Filizlenme ve hasat dönemlerinde sıcaklık ile nem değerlerini hassas ölçümlerle koruduklarını belirten Demir, doğru iklimlendirme sayesinde İç Anadolu'da tıbbi ve aromatik bitkilerin başarıyla yetişebileceğini kanıtladıklarını ifade etti.
HEDEF ÜRETİM KAPASİTESİNİ İKİ KATINA ÇIKARMAK
Türkiye’nin safran üretim potansiyelini yukarı taşımayı amaçlayan Mustafa Demir, önümüzdeki yıl safran soğanı sayısını 30 bine çıkarmayı planlıyor. İlerleyen dönemlerde üretim alanını daha da büyütmeyi hedefleyen girişimci; Kayseri ve çevre illerdeki üreticilerin Valilikler, belediyeler, kalkınma ajansları ve ziraat odaları gibi kamu kurumlarınca desteklenmesi gerektiğini savunuyor.
İran ve Yunanistan gibi küresel safran pazarını elinde tutan ülkelerle rekabet edecek seviyeye ulaşmayı hedeflediklerini belirten Demir, milli tarıma katkı sağlayarak ihracat kapasitesini artırmak istediklerini dile getirdi. Başarılı üretici, safranın ardından kapalı alanda salep yetiştiriciliği başta olmak üzere lavanta, kekik ve ada çayı üretimine yönelik AR-GE çalışmalarını sürdürüyor.
Next




