Beyaz TV'yi takip edenler her halde farkındalar. Son zamanlarda özellikle tartışma programları eski Marksistlerin, siyasi Kürtçülerin ve bölücülerin propaganda arenasına dönüştü.
Gerçi Beyaz TV zihniyetinde olan medya neredeyse aynı misyonu yürütüyor.
Bu zihniyeti anlamak gerçekten çok zor. Bunların Marksist ve bölücülerden beklentileri ne?
Bunlara yalakalık yaparak kime mesaj vermeye çalışıyorlar bunu da anlamak güç. Oy hesabı desen, zırnık vermezler...
Ayrıca Milletimizin milli ve manevi değerlerine düşmanlıklarını anlamamak için insanın aptal olması gerek.
Peki inançlı insanımızın reyleri ile bulundukları makama ve güce ulaşanların Marksist ve bölücülerden beklentileri ne olabilir?
Birilerinin çıkıp bir açıklama yapması gerekir...
25 Temmuz 2012 akşamı Suriye ve yeni Kürdistan’ın tartışıldığı programa katılan 78'liler Vakfı başkanı Celalettin Can denen adamın geçmişini ve kimliğini o programı yapanların bildiğini zannetmiyorum.
Hiç olmazsa internetten bakılsa nelerle karşılaşırlardı?...
Efendim geçmişi ve kimliğini sorgulamaya gerek yok aslında...Programda zihniyetini ortaya koydu...
Türkiye şehitlerine ağlarken bu adam bebek katili Apo'nun, PKK katillerinin, kendi halkının kanına doymayan Esad'ın, Suriye'de oluşturulan yeni Kürdistan’ın, Barzani'nin ve bütün hainlerin sözcülüğünü yaptı.
Hatta aynı yapılanmanın önünün açılmadığı için iktidara ve devlete saldırdı.
Ancak bu saldırılara cevap verecek çapta bir kişi yoktu programda. Veya cevap verme gereği duyulmadı. İşin bu yanı daha vahim.
Celalettin Can'ın hesabı belli. O'na diyecek sözümüz yok.
Son dönemlerde eski Marksistler, Milletvekili olmanın PKK'nın himayesine sığınmakla mümkün olduğunu gördüler.Celalettin de bu yolu seçmiş olabilir.
Ayrıca madem programlara çağırıyorsunuz, en azından bunların gerektiğinde ağızlarının payını verecek, milletin sesi olacak Milliyetçi-maneviyatçı bir vatanseveri de çağırın...
Bu kesime ambargo koymanızın sebebi ne?
Oyu bu kesimden, desteği bu kesimden, gücü bu kesimden alın, imkanları ve ekranları ise Marksist ve bölücülere sunun...Vallahi iyi iş...
Ama bu devran böyle sürmez...Keser döner, sap döner gün gelir hesap döner.
Bunları görünce Türk siyasetinin bayrak isimlerinden Rahmetli Osman Bölükbaşı'nın o meşhur deyimini hatırlarım hep.
Millet en çok Rahmetli Bölükbaşı'nın konuşmalarını sever, en çok O'nun mitinglerine kalabalıklar toplanır, en güçlü alkışı O alırdı.
Ama en az oyu da O alırdı. Bunu Bölükbaşı şu veciz ifade ile magazinleştirir: "Maalesef bizim tavuk hayırsız çıktı. Bizim çeflikte (evin bahçesi) yemleniyor, komşunun kümesine yumurtluyor."
Evet bunlara diyecek başka söz bulamıyorum.
Maalesef bu zihniyet Marksist ve bölücülere karşı aşağılık komplesine kapılmış.
Bundan bir türlü kurtulamıyorlar. Melih Gökçek'in kulakları çınlasın.
Hayırlı iftarlar efendim.
ÖKKEŞ ŞENDİLLER





