Abdi İpekçi suikastından 1981’de Papa II. Ioannes Paulus’a yönelik saldırıya kadar uzanan olaylarla Mehmet Ali Ağca, dünya gündeminde yerini aldı. Malatya’dan Vatikan’a uzanan bu tartışmalı süreç, uluslararası politik dengeleri etkileyen karmaşık bir zincirin parçası oldu.
MEHMET ALİ AĞCA’NIN KISA YAŞAM ÖYKÜSÜ VE GENÇLİK YILLARI
Mehmet Ali Ağca, 9 Ocak 1958’de Malatya’nın Güzelyurt Mahallesi’nde dünyaya geldi. Çocukluk döneminin bir bölümünü Malatya’da geçiren Ağca, daha sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. Lise eğitimini tamamlamasının ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğrenim görmeye başladı. Üniversite yıllarında farklı ideolojik yapılarla temasa geçti ve Türkiye ile Bulgaristan arasında kaçakçılık faaliyetlerinde bulundu. Kendi açıklamasına göre Suriye’de kısa süreli silah ve terör eğitimi aldığını öne sürdü, ancak Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) bu iddiayı reddetti.
MİLLİYET GENEL YAYIN YÖNETMENİ ABDİ İPEKÇİ SUİKASTI
1 Şubat 1979 tarihinde Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve başyazarı Abdi İpekçi, İstanbul’da düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybetti. Yürütülen soruşturma, suikastın tetikçisi olarak Mehmet Ali Ağca’yı işaret etti ve Ağca yakalandı. Olaydan yaklaşık beş ay sonra, 25 Haziran 1979’da Maltepe Askerî Cezaevi’ne kondu. Suikastın nedeni hâlâ tartışma konusu olmaya devam ederken, bazı iddialar İpekçi’nin Türkiye’ye yönelik silah kaçakçılığını araştırması nedeniyle hedef alınmış olabileceğini öne sürüyor. Ağca, cezaevinde altı ay kaldıktan sonra Abdullah Çatlı ve iddia edilen suç ortaklarının yardımıyla firar etti ve sahte pasaportla Bulgaristan’a kaçtı. Türkiye, bu kaçışın ardından Ağca hakkında gıyabında ölüm cezası verdi.
VATİKAN’DA PAPA II. IOANNES PAULUS’A SUİKAST GİRİŞİMİ
Ağca, kaçışının ardından 13 Mayıs 1981’de Vatikan’da dünya çapında büyük yankı uyandıran bir eyleme girişti: Papa II. Ioannes Paulus’a suikast girişimi. Aziz Petrus Meydanı’nda halkı selamlayan Papa’ya ateş açtı; kurşunlar Papa’nın bağırsağına ve sol eline isabet etti. Olay yerindeki kalabalık ve güvenlik görevlileri Ağca’yı anında yakaladı.
İtalya’da yargı süreci başlayan Ağca, ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevinde bulunduğu dönemde Papa, Ağca’yı affettiğini açıkladı ve 1983 yılında kendisiyle özel bir görüşme gerçekleştirdi. Papa’nın aileyle kurduğu temas yıllarca sürdü. Ağca, hapisteyken Hristiyanlığı seçtiğini ve İslam’dan ayrıldığını ilan etti.
TÜRKİYE’YE İADESİ VE TARTIŞMALI TAHLİYE SÜRECİ
2000 yılında İtalya tarafından affedilen Ağca, Türkiye’ye iade edildi. Türkiye’de Abdi İpekçi suikastı ve 1970’lerde işlenen bazı soygun suçları nedeniyle tekrar cezaevine girdi. Yerel mahkeme süreçlerinin ardından cezaların yeniden hesaplanmasıyla 18 Ocak 2010’da tahliye edildi.
Serbest kaldıktan sonra Papa II. Ioannes Paulus’un mezarını ziyaret eden Ağca, Vatikan’a beyaz güller bıraktı. Papa Franciscus ile görüşme talebinde bulundu ancak bu talebi kabul görmedi. Ağca’nın Vatikan ziyaretleri ve dini yönelimindeki değişim, uzun süre medya gündeminde yer aldı. Tahliyesinin ardından Katolik rahip olma isteğini de dile getirdi.
SUİKASTLARIN ARKA PLANINDAKİ İDDİALAR
Mehmet Ali Ağca, kendini ideolojik bağlılığı olmayan bir paralı asker olarak tanımlasa da, Ülkü Ocakları ve devlet destekli kontrgerilla yapılanmalarıyla ilişkilendirildiği yönündeki iddialar sürekli gündemde kaldı. Hem Abdi İpekçi suikastı hem de Papa suikast girişimi, dönemin uluslararası politik dengeleriyle ilişkilendirilen önemli olaylar arasında gösteriliyor ve Ağca’yı dünya çapında en tartışmalı figürlerden biri haline getiriyor.




