Türk edebiyatının en özgün seslerinden biri olan, öykü ve roman türlerindeki eserleriyle tanınan Necati Tosuner, 82 yaşında hayata veda etti. Yarım asrı aşan yazın serüveni boyunca insan ruhunun derinliklerine dokunan usta yazar, bir süredir tedavi gördüğü hastanede 23 Şubat 2026 tarihinde, saat 12.10 sularında son nefesini verdi. Modern insanın içsel çatışmalarını ve yalnızlığını yalın bir dille aktaran Tosuner'in kaybı, yayıncılık dünyasında ve okurları arasında derin bir üzüntü yarattı.

NECATİ TOSUNER’İN YAŞAMI VE YAZI SERÜVENİ

1944 yılında Ankara’da doğan Necati Tosuner, edebiyat yolculuğuna hüznü ve sadeliği nakşetti. Henüz dört yaşındayken geçirdiği talihsiz bir kaza sonucu sırtında oluşan fiziksel engel, onun hem kişisel tarihini hem de edebi kimliğini şekillendiren temel unsurlardan biri oldu. Pertevniyal Lisesi’nde öğrenim gördüğü yıllarda yazın dünyasına ilk adımını atan yazar, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ndeki eğitimini yarıda bırakmayı tercih etti. Hayatını tamamen edebiyata ve reklam yazarlığına adayan Tosuner, özellikle fiziksel farklılıkları olan bireylerin toplumsal yaşamdaki yalnızlığını sarsıcı bir dille kağıda döktü.

Servet Ergin kimdir, olayı nedir? İkra bebek ve babasına sopalı saldırı şoku!
Servet Ergin kimdir, olayı nedir? İkra bebek ve babasına sopalı saldırı şoku!
İçeriği Görüntüle

ÖDÜLLERLE TAÇLANAN BİR EDEBİYAT KARİYERİ

Necati Tosuner, Türk edebiyatının en prestijli ödüllerini kütüphanesine taşıyan ender isimler arasında yer alıyor. Yazın hayatı boyunca titizlikle ürettiği eserleri sayesinde Sait Faik Hikâye Armağanı ve Haldun Taner Öykü Ödülü gibi saygın nişanlara layık görüldü. Ayrıca Türk Dil Kurumu Roman Ödülü, Attilâ İlhan Roman Ödülü ve Erdal Öz Edebiyat Ödülü gibi ödüllerle de başarısını ulusal düzeyde tescilledi. Yazar, bu ödüllerle sadece kendi adını değil, Türk öykücülüğünün gücünü de uluslararası standartlara taşıdı.

TOSUNER’İN EDEBİ KİMLİĞİ VE BIRAKTIĞI MİRAS

Yazın dünyasında "küçük insanın" büyük hikayelerini anlatan Tosuner, öykücülüğünü "bir dert yanma işi" olarak tanımladı. Eserlerinde kırılganlıkları, içe dönük sancıları ve toplumsal kopuşları yer yer mizahi bir tınıyla birleştirdi. Öykü ve romanın yanı sıra çocuk edebiyatı ve deneme türlerinde de kalıcı eserler üreterek farklı kuşaklara ilham verdi. Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Türkiye gibi önemli kuruluşların aktif üyeliğini yürüten Tosuner, ardında Türkçenin tüm inceliklerini barındıran zengin bir külliyat bıraktı.