Türkiye'nin yakın siyasi tarihine damga vuran isimlerden biri olan Ruhi Kılıçkıran, inandığı değerler uğruna genç yaşta hayatını kaybeden figürler arasında bulunuyor. Milliyetçi camia içerisinde derin bir saygıyla anılan Kılıçkıran, 1960’lı yılların çalkantılı atmosferinde bir üniversite öğrencisi olarak tarihe geçti. Vefatının yıl dönümünde, Kılıçkıran’ın yaşam öyküsü ve o dönem yaşanan olaylar yeniden gündeme geliyor.

RUHİ KILIÇKIRAN KİMDİR VE NERELİDİR

Ruhi Kılıçkıran, 1946 yılında Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Rızaiye Mahallesi'nde hayata gözlerini açtı. Babasını henüz küçük yaşlardayken kaybetmesi üzerine, hayatın zorluklarıyla erken yaşta tanıştı. Ağabeyi Hüseyin ile birlikte ailesinin geçimine katkı sağlamak amacıyla çocukluk yıllarında simit satarak çalışmaya başladı. Zorlu hayat şartlarına rağmen eğitiminden ödün vermeyen Kılıçkıran, başarılı bir öğrencilik dönemi geçirdi. Üniversite eğitimi için Ankara'ya giderek Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne kayıt yaptırdı. Bu süreçte Türk-İslam ülküsü çerçevesinde şekillenen fikri yapısıyla, dönemindeki gençlik hareketleri içerisinde dikkat çeken bir profil sergiledi.

Ergun Babahan Kimdir? Kariyeri ve Tartışılan Tweet Olayı
Ergun Babahan Kimdir? Kariyeri ve Tartışılan Tweet Olayı
İçeriği Görüntüle

RUHİ KILIÇKIRAN'IN VEFATINA YOL AÇAN OLAYLAR

Kılıçkıran'ın hayatı, 5 Ocak 1968 tarihinde Ankara'da trajik bir olayla noktalandı. İftar saatinin hemen ardından Ankara Site Yurdu'nun kantininde başlayan sözlü tartışma, kısa sürede şiddetli bir arbedeye dönüştü. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, yurda gelen bir grubun çıkardığı gerginlik esnasında Ruhi Kılıçkıran silahlı saldırıya uğradı. Vücuduna isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan genç öğrenci, hastanede yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bu olay, dönemin siyasi ikliminde büyük bir yankı uyandırırken, üniversite çevrelerinde de derin bir infiale yol açtı.

GENÇ YAŞTA GELEN ÖLÜMÜN PERDE ARKASI

Ruhi Kılıçkıran, hayatını kaybettiğinde henüz 22 yaşındaydı. 1946 doğumlu olan genç üniversitelinin ölümü, o dönemdeki ideolojik çatışmaların boyutunu gözler önüne serdi. Olayın ardından hazırlanan tutanaklarda ve iddialarda, saldırının tesadüfi bir tartışmadan ziyade planlı bir provokasyon olduğu tezi öne çıktı. Faillerin kimlikleri ve yargılama süreçleri hakkında kamuoyuna yansıyan bilgiler kısıtlı kalsa da Kılıçkıran’ın ölümü, toplumsal bellekte silinmez bir iz bıraktı. Kılıçkıran, karakteri itibarıyla arkadaşları arasında sakinliği, dindarlığı ve çalışkanlığı ile biliniyordu.

ÜLKÜCÜ HAREKETTEKİ YERİ VE MİRASI

Ruhi Kılıçkıran, ülkücü camia içerisinde "ilk şehit" sıfatıyla anılmaktadır. İnandığı dava uğruna canını vermesi, kendisinden sonraki kuşaklar için bir sembol haline gelmesine neden oldu. Naaşı memleketi Osmaniye’de toprağa verilen Kılıçkıran, her yıl 5 Ocak tarihinde düzenlenen çeşitli programlarla yad ediliyor. Onun ismi; okullarda, kütüphanelerde ve çeşitli sosyal alanlarda yaşatılarak gelecek nesillere aktarılıyor. Kılıçkıran'ın mirası, bugün hala Türkiye'deki milliyetçi hareketin tarihsel hafızasında önemli bir köşe taşı olma özelliğini koruyor.