Gerek AKP’deki gerekse de başta MHP olmak üzere diğer muhalefet partilerindeki yoğun çalışma tempolarını dikkate alacak olursak eğer, Kahramanmaraş siyasi gündeminin son yılların en aktif günlerini geçirdiğini rahatlıkta söyleyebiliriz.
Ziyareti kent ve Türkiye gündeminde bir hayli ses getiren CHP lideri Deniz Baykal’ı geçen günlerde ağırlamıştık.
Baykal’ın ardından DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, partisinin il başkanı Avukat Hasan Belli’nin kızı Hatice Gülşah Belli ile Elbistan’ın önde gelen isimlerinden Halil Aslan’ın oğlu Tayfun’un düğün törenlerine katılmak üzere Elbistan ilçemize geldi.
26 Ağustos akşamı Elbistan Şeker Fabrikası Dinlenme Tesisleri’ndeki düğüne katılan Ağar, genç çiftin nikah şahitliğini yaptı. Böylece Ağar, iki haftada iki Kahramanmaraşlı çiftin nikahlarında şahitlik yapmış oldu.
19 Ağustos’ta İstanbul Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilen düğüne katılan DYP lideri Ağar, orada da KATSO Başkanı Mehmet Balduk’un kızı Nazlı Ceylan ile damat İsmail Kurtul’un şahitliklerini yapmıştı. ANAVATAN Lideri Erkan Mumcu’nun da diğer şahitliği yaptığı bu düğün, kent gündeminde büyük yankı yaptı ve halen konuşulmaya devam ediyor.
Sayın Hasan Belli sağ olsun kızının düğünü için davetiye göndermişti hatta basın için araç dahi kaldırılmıştı ancak; haber gündemimizin yoğun olması nedeni ile bu mutlu gününde ne yazık ki aralarında olamadık. Ancak; Gülşah ve Tayfun çiftine bir ömür boyu aynı yastıkta mutluluklar diliyoruz.
Sanırım tahmin etmişsinizdir.
Her iki düğünde de sohbet konularının başında elbette siyaset geliyordu.
Nasıl gelmesin ki…
Şunun şurasında seçime ne kadar zaman kaldı ki…
Baksanıza 2002 seçimlerinde TBMM’ye gönderdiğimiz AKP’li vekiller, şu sıcak günlerde harıl harıl bütün Kahramanmaraş’ı adımlamıyorlar mı…
Önceki yıllarda böyle yoğun programları var mıydı…
Bundan da şunu anlıyoruz ki; seçime az bir zaman kaldı.
Az kaldı deyince aklıma bir fıkra geldi. Sizlerle paylaşayım:
İki sarhoş araba ile bir kente doğru gidiyorlarmış.
Aracı sürene diğeri sormuş:
- Kente yaklaştık mı?
-Yaklaştık.
-Nerden anladın, ikimizde sarhoşuz tabelaları okuyamıyoruz ki..
- Valla ben onu bunu bilmem. Giderek daha çok adama çarpmaya başladığımıza göre demek ki kente yaklaştık..
Fıkra aynen böyle..
Ben erken ya da geç anlamam…
Milletvekilleri harıl harıl çalıştıklarına göre demek ki seçime az kalmış…
Gönlünden, kalbinden, içinden vekil olmak isteyen aday adayları dolaylı bir şekilde meydanda boy göstermeyi yoğunlaştırdı.
Bizim için de hareketli seçim maratonu Eylül ayı birlikte başlıyor.
Çünkü seçim tekeri artık dönmeye başlamıştır.
Önümüzdeki yazılardan itibaren hangi partide kimlerin milletvekili aday adayı olabileceğini listeler halinde yayımlamaya başlayacağız.
Böylece ortalık iyice şenlenecek.
Kaldı ki, ben şahsen milletvekili aday adaylarının -yani kanuni durumu engel olmayanların- şimdiden ortaya çıkıp boy göstermelerinden ve çalışmalarından yanayım.
Seçime azami olarak bir yıllık zaman dilimi var.
Böylece bizler de milletvekili adaylığı için kimin en iyi olduğunu bu süre içerisinde enine-boyuna ölçer-biçeriz.
Gerçi bizimki bir dilek.
Birilerine hayali gelse de önemli değil.
Nasıl olsa bir şeyi 40 kere söylersen olurmuş. Kaldı geriye 39.
Hakk’tan hayırlısı…
Bu vesile ile tüm halkımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere ahirete intikal etmiş olan şehit ve gazilerimizi rahmetle anıyor, yaşayan gazilerimize ise uzun ömürler niyaz ediyorum.
Şundan kimsenin kuşkusu olmasın ki;
Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır.
Bizler de yaşaması için canımız gerekiyor ise vermeye her an hazırız.
Konuk Yazar: Mustafa Şirin 30.08.2006





