PISA 2025 SONUÇLARI TÜRKİYE İÇİN YÜKSELİŞ GÖSTERDİ
İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı ülkelerinin önemli bir bölümünde öğrenci başarıları gerilerken Türkiye, fen bilimleri, matematik ve okuma becerilerinin üçünde birden artış yaşadı. Türkiye, 2025 yılında fen bilimlerinde 494, okuma becerilerinde 472 ve matematikte 462 puana ulaştı. Bu veriler sonucunda Türkiye, fen bilimleri ile okumada OECD ortalamasının üzerine çıkarken matematikte OECD ortalamasını yakaladı. Okuma anlama becerisindeki artış, Türkçe kullanımındaki hâkimiyet ile anlama ve yorumlama yeteneğini geliştirdi. Bu durum, doğrudan ve dolaylı olarak diğer alanlardaki başarıları da destekledi. Türkiye, PISA sınavına ilk katıldığı 2003 yılından bu yana fen bilimlerinde 60, matematikte 39 ve okuma becerilerinde 31 puanlık bir artış elde etti. Uzun döneme yayılan bu süreç, uluslararası ölçekte dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı.

Bayraktaroğlu Finlandiyalı Komutanı Ağırladı
Bayraktaroğlu Finlandiyalı Komutanı Ağırladı
İçeriği Görüntüle

EĞİTİMDEKİ BAŞARININ TEMELİ ÖĞRETMENLERİN EMEĞİNE DAYANIYOR
Eğitim alanındaki başarının arkasında Türk öğretmenlerinin büyük bir payı bulunuyor. Sınıfın kapısını her sabah açan, imkânsızlıklarla mücadele eden ve öğrencilerin akademik ile sosyal gelişimini destekleyen öğretmenler, bu tablonun oluşmasında kritik bir rol üstleniyor. PISA 2025 verileri de bu gayreti açık bir şekilde destekliyor. Öğrencilerin yüzde 74'ü fen derslerinde öğretmenlerin her öğrencinin öğrenmesiyle birebir ilgilendiğini ifade ediyor. OECD ortalaması ise bu alanda yüzde 69 seviyesinde kalıyor. Öğrencilerin yüzde 73'ü, öğretmenlerin konuları öğrenciler tam anlamıyla kavrayana kadar işlemeye devam ettiğini belirtiyor. Okul yöneticileri, akademisyenler ve eğitimin tüm kademelerinde görev yapan çalışanlar da bu başarının paydaşları arasında yer alıyor. Okul imkânlarının geliştirilmesi ve eğitim ortamlarının iyileştirilmesi süreci tüm paydaşların ortak özverisiyle ilerliyor.

EKSİKLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ VE YENİ ÖNCELİKLER BELİRLENMELİ
Elde edilen olumlu sonuçlar eğitim sistemindeki mevcut eksiklikleri ortadan kaldırmıyor. Eğitim çalışanlarından sürekli daha fazla fedakârlık beklemek yerine, sisteme ve çalışana daha fazla yatırım yapılması gerekiyor. Öğretmenlerin ekonomik ve sosyal statülerinin yükseltilmesi, mesleki itibarın korunması ve mesleki gelişim imkânlarının artırılması yeni dönemin temel önceliklerini oluşturuyor. Sınıf mevcutlarının düşürülmesi, güvenlik ve yardımcı personel ihtiyaçlarının karşılanması ile okulların fiziki ve teknolojik imkânlarının geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Eğitim çalışanlarının huzur ve güven duyduğu bir çalışma ortamı, kalıcı ve sürdürülebilir başarının temelini oluşturuyor.

Kaynak: İHA