TRT 1, Ramazan ayına özel hazırladığı "Vefa Sultan" dizisiyle Osmanlı Devleti'nin manevi temellerini atan isimlerden birini ekranlara taşıyor. İzleyiciler, dizinin etkisiyle tarihin derinliklerinde iz bırakan Şeyh Vefa'nın yaşamını yoğun şekilde araştırıyor. İstanbul'un ruhani atmosferine yön veren bu önemli şahsiyet, hem alim kimliğiyle hem de yetiştirdiği talebelerle asırlardır anılmaya devam ediyor. Vatandaşlar, sosyal medya ve arama motorları üzerinden ünlü mutasavvıfın kökenlerini, ilmi çalışmalarını ve günümüze ulaşan eserlerini inceliyor.
ASIL ADI MUSLİHUDDİN MUSTAFA OLAN BİR İLİM ÇINARI
Tarih kayıtlarında Muslihuddin Mustafa adıyla geçen Şeyh Vefa, 15. yüzyılın en parlak zekalarından biri olarak kabul görüyor. Zeyniyye tarikatının Anadolu'daki en güçlü temsilcisi sıfatını taşıyan bu büyük zat, sadece dini alanlarda değil, pozitif bilimlerde de otorite sayılıyor. Astronomi, matematik ve musiki branşlarında derinleşen Şeyh Vefa, çok yönlü kişiliğiyle döneminin diğer alimlerinden ayrılıyor. Konya'da başladığı eğitim hayatını Edirne'de sürdüren, ardından hac yolculuğu sırasında Mısır'da bilgisini pekiştiren alim, ömrünün en verimli yıllarını İstanbul'da geçirerek şehre kimlik kazandırıyor.
FATİH SULTAN MEHMET İLE YAŞANAN TARİHİ REDDEDİŞ
Şeyh Vefa ile İstanbul'un fatihi Sultan İkinci Mehmet arasındaki bağ, Türk tarihinin en dokunaklı sahnelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Fatih Sultan Mehmet, büyük bir hürmet beslediği Şeyh Vefa’yı ziyaret etmek için bizzat tekkesinin kapısına kadar gidiyor. Ancak Şeyh Vefa, cihan imparatorunu içeriye kabul etmeyerek herkesi şaşırtan bir karar imza atıyor. Bu reddediş karşısında büyük bir üzüntü yaşayan Fatih, kapıdan gözyaşları içinde ayrılıyor. Şeyh Vefa, bu tavrının gerekçesini açıklarken, Sultan'ın manevi dünyaya kapılıp devlet işlerinden el çekmesinden endişe ettiğini ifade ediyor. Alim, ümmetin adalete ihtiyacı olduğunu vurgulayarak Sultan'ın yerinin derviş sofrası değil, devletin başı olduğunu hatırlatıyor. Aralarındaki bu eşsiz sevgi nedeniyle Fatih Sultan Mehmet, vefatı durumunda cenaze namazını Şeyh Vefa'nın kıldırmasını vasiyet ediyor.
İSTANBUL'UN KALBİNDEKİ MANEVİ DURAK: VEFA TÜRBESİ
Şeyh Vefa'nın ebedi istirahatgahı, bugün kendi adıyla anılan İstanbul'un Fatih ilçesindeki Vefa semtinde yer alıyor. Vefa Camii ve Külliyesi'nin bir parçası olan türbe, her yıl on binlerce ziyaretçiyi ağırlayarak manevi bir çekim merkezi olmayı sürdürüyor. Bu külliye, babası Fatih Sultan Mehmet'in Şeyh Vefa'ya duyduğu sonsuz saygıyı yaşatmak isteyen II. Bayezid tarafından inşa ettiriliyor. Şeyh Vefa, kurduğu vakıf ve dergahlar aracılığıyla sadece bir din adamı değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın mimarı olarak tarihe geçiyor. Bugün İstanbul'un en eski ve karakteristik semtlerinden birine ismini veren bu büyük veli, sosyal yardımlaşma geleneğiyle modern dünyaya ışık tutuyor.




