Türkiye’nin akademik ve siyasi atmosferinde yarattığı tartışmalarla tanınan Prof. Dr. Yalçın Küçük, 6 Nisan 2026 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Bir süredir yaşlılığa bağlı kronik sağlık sorunları nedeniyle tıbbi gözetim altında tutulan Küçük’ün vefatı, bilim ve siyaset dünyasında geniş yankı uyandırdı. Radikal görüşleri, kaleme aldığı onlarca eseri ve Türkiye’nin stratejik yapısına dair sunduğu teorileriyle hafızalara kazınan Küçük, ömrünü toplumsal analizlere adadı. 87 yıllık ömrüne sığdırdığı akademik başarılar ve cezaevi yılları, onu modern Türkiye tarihinin en nevi şahsına münhasır figürlerinden biri haline getirdi.

YALÇIN KÜÇÜK’ÜN ÇOCUKLUK YILLARI VE AKADEMİK BAŞLANGICI

1938 yılında Hatay’ın İskenderun ilçesinde dünyaya gelen Yalçın Küçük, parlak bir eğitim hayatı geçirdi. Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından biri olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde (Mülkiye) yükseköğrenimini tamamladı. Mülkiye koridorlarında edindiği bilgi birikimi, onun ileride savunacağı ideolojik duruşun ve entelektüel derinliğinin temel taşlarını oluşturdu. Mezuniyetinin ardından kamu bürokrasisinde yer alan Küçük, Türkiye’nin iktisadi ve sosyal planlamasında merkezi bir rol oynayan Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) bünyesine katıldı.

DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI VE İNGİLTERE’DEKİ ARAŞTIRMALARI

1960 askeri müdahalesinden sonra DPT içerisinde uzman olarak görev yapan Yalçın Küçük, Türkiye’nin kalkınma modelleri üzerine önemli projeler yürüttü. Ancak akademik merakı onu uluslararası sahneye taşıdı. 1968-1970 yılları arasında İngiltere’deki Birmingham Üniversitesi’nde bilimsel araştırmalar gerçekleştirdi. Yurda döndüğünde akademik basamakları hızla tırmanarak 1971 yılında doçentlik unvanını kazandı. Küçük, bu dönemden itibaren sadece bir bilim insanı olarak kalmadı; keskin kalemi ve cesur çıkışlarıyla kamuoyu önünde tanınan bir yazar profilini benimsedi.

12 EYLÜL DARBESİ VE AKADEMİK MÜCADELE YILLARI

Türkiye’nin siyasi tarihini değiştiren 1980 askeri darbesi, Yalçın Küçük’ün kariyerinde de büyük sarsıntılara yol açtı. Dönemin baskıcı atmosferinde üniversitedeki görevinden uzaklaştırılan Küçük, düşünceleri nedeniyle hapis cezalarıyla karşılaştı. Akademik kısıtlamalara rağmen üretimden kopmayan Küçük, 1987 yılında Gazi Üniversitesi’nde profesörlük unvanını alarak kürsüsüne geri döndü. Özellikle "Türkiye Üzerine Tezler" isimli eser serisiyle sosyal bilimler literatüründe derin tartışmalar başlattı. Savunduğu sol siyaset anlayışı ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) içindeki ideolojik rehberliği, onu muhalif kanadın teorisyen isimlerinden biri yaptı.

ERGENEKON DAVASI VE CEZAEVİNDEKİ SON DÖNEM

Yalçın Küçük’ün hayatındaki en zorlu süreç, 2009 yılında başlayan Ergenekon davası oldu. "Örgüt üyeliği" suçlamasıyla tutuklanan ve uzun yıllar yargılanan Küçük, 2013 yılında ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırıldı. Ancak Türkiye’deki hukuki değişimler ve davanın seyrindeki farklılaşmalar neticesinde 2014 yılında özgürlüğüne kavuştu. Cezaevi sonrasında da fikirlerini savunmaya devam eden Küçük, televizyon programları ve yeni kitaplarıyla gündemdeki yerini korudu. Özellikle toplumsal yapıdaki "Sabetayizm" teorileri ve resmi tarihe yönelik eleştirileri, onu her daim medyanın en çok konuşulan isimlerinden biri kıldı.

Bursa'da Kritik Seçim: Başkan Vekili Seçimi Ne Zaman Yapılacak?
Bursa'da Kritik Seçim: Başkan Vekili Seçimi Ne Zaman Yapılacak?
İçeriği Görüntüle

YALÇIN KÜÇÜK NEDEN ÖLDÜ VE ÖLÜM SEBEBİ NEDİR

Son yıllarda ilerleyen yaşına bağlı olarak gelişen kronik sistemik rahatsızlıklarla mücadele eden Yalçın Küçük, sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine acil olarak hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakım ünitesinde gerçekleştirilen tüm tıbbi müdahalelere rağmen vücudu daha fazla direnç gösteremedi. Hastane yetkililerinden ve ailesinden gelen bilgilere göre Küçük, çoklu organ yetmezliği sebebiyle 87 yaşında vefat etti. Ailesi taziyeleri kabul ederken, Türkiye’nin 1960’lardan bugüne uzanan siyasi ve düşünsel serüveninin en önemli tanıklarından biri sessizliğe büründü.