Washington yönetimi, Orta Doğu’da tırmanan gerilim doğrultusunda askeri ve diplomatik alanlarda dikkat çeken stratejik adımlar atıyor. ABD ordusu; Ürdün, Katar ve Kuveyt’te bulunan askeri tesislerindeki personel sayısını kademeli olarak düşürüyor. Benzer bir tedbir kararı diplomatik kanatta da uygulanıyor. Beyaz Saray, Suudi Arabistan’daki diplomatik unsurları için zorunlu tahliye talimatı verdi.

Tüm bu tahliye ve yer değiştirme süreçleri devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump İran’a yönelik muhtemel askeri müdahale seçeneklerini incelemeyi sürdürüyor. Masadaki senaryolar arasında nükleer altyapı tesisleri ile petrol ticaretinin merkezinde yer alan kritik adaların bulunduğu belirtiliyor.

ÜÇ ÜLKEDEKİ ASKERİ BİRLİKLER FARKLI BÖLGELERE SEVK EDİLİYOR

ABD savunma kaynakları, bölgedeki güvenlik tehditleri ve İran kaynaklı risk analizleri çerçevesinde askeri personelin yerlerini değiştiriyor. Ürdün’deki üslerde görev yapan bazı unsurlar farklı noktalara kaydırılırken Katar ve Kuveyt’teki konuşlu birliklerde de sayısal azaltıma gidiliyor.

Pentagon, söz konusu üslerde hava savunmasını ve temel güvenlik protokollerini sekteye uğratmayacak düzeyde sınırlı sayıda askeri personel tutmayı planlıyor.

BÜYÜKELÇİLİKTE SADECE ACİL DURUM PERSONELİ KALACAK

Askeri kanattaki sevkiyatların yanı sıra ABD Dışişleri Bakanlığı da bölgedeki diplomatik misyonları için güvenlik seviyesini yükseltti. Washington, Suudi Arabistan Büyükelçiliği çalışanları için zorunlu ayrılış kararı aldı. Alınan karar doğrultusunda büyükelçilik, operasyonlarını yalnızca acil durumlarda görev alacak kritik personel vasıtasıyla yürütecek.

Bakanlık Sözcüsü Tommy Pigott, İran destekli Husi güçlerinin Suudi Arabistan coğrafyasına yönelik saldırı dozunu artırdığını vurguladı. Pigott, sivil havalimanları ile stratejik altyapı tesislerinin hedef alınması sebebiyle can kayıplarının yaşandığını ve uluslararası ulaşımda ciddi aksamaların meydana geldiğini kaydetti.

CENTCOM OPERASYONEL HAZIRLIK VURGUSU YAPTI

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Timothy Hawkins, askeri unsurların operasyonel hazırlık seviyelerini en üst düzeyde tutmak amacıyla rutin konuşlandırma faaliyetleri gerçekleştirdiğini bildirdi. Hawkins, operasyonel güvenlik prensipleri gereğince askeri hareketliliğin detaylarını kamuoyuyla paylaşmayacaklarını dile getirdi.

Bölge genelinde 50 binden fazla Amerikan askerinin görev yapmayı sürdürdüğü ifade edilirken, mevcut askeri varlığın Şubat ayında başlayan çatışma döneminden önceki seviyenin gerisinde kaldığı belirtiliyor.

BEYAZ SARAY'IN MASASINDAKİ STRATEJİK HEDEFLER

ABD’nin diplomatik ve askeri personelini belirli merkezlerden çekme süreci, Donald Trump’ın yeni operasyon seçeneklerini incelediği bir zaman dilimine denk geliyor. Üst düzey askeri komuta kademesi, İran’a yönelik uygulanabilecek muhtemel taarruz planlarını Beyaz Saray’a sundu.

Sunulan taslaklar arasında İran’ın nükleer tesislerine ait tünel girişlerinin ve yer altı yapılarının hedef alınması yer alıyor. Bununla birlikte İran petrol ihracatının kalbi konumundaki Hark Adası ile Hürmüz Boğazı’nda yer alan Keşm Adası gibi stratejik noktalar da olası hedefler arasında değerlendiriliyor. Ancak ABD yönetimi, bu seçeneklerden herhangi biri için henüz kesinleşmiş bir karar açıklamadı.

YÖNETİM İÇİNDE GÖRÜŞ AYRILIKLARI DEVAM EDİYOR

Washington’daki karar vericiler arasında İran’a yönelik yeni bir askeri operasyon başlatılması konusunda farklı yaklaşımlar göze çarpıyor. Yönetim içindeki bazı yetkililer sert askeri hamleleri desteklerken, bazı danışmanlar ise net bir çıkış stratejisi belirlenmeden çatışmanın derinleştirilmesinin ciddi riskler barındıracağı uyarısında bulunuyor.

Başkan Trump, 8 Ekim tarihinde yaptığı açıklamada 3 Kasım’daki ara seçimlerin öncesinde İran’a yönelik bir saldırı düzenlemeyeceklerini duyurmuştu. Tahran ile yürütülen müzakerelerin olumlu seyrettiğini savunan Trump, seçim sonrasında krizin diplomatik yollarla ya da ek askeri güç kullanımı vasıtasıyla çözüme kavuşabileceğine işaret etmişti.

EKONOMİK VE DENİZ ABLUKASI SEÇENEKLERİ

ABD yönetimi, askeri planların yanı sıra Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artıracak mekanizmaları da değerlendiriyor. Washington, İran’ı Hürmüz Boğazı’nı ticarete açmaya zorlayacak kapsayıcı bir anlaşmaya sevk etmek için askeri ve ekonomik tedbirleri eş zamanlı devreye sokmayı hedefliyor.

Toyota ABD'de 105 Bin Aracı Yangın Riskiyle Çağırıyor
Toyota ABD'de 105 Bin Aracı Yangın Riskiyle Çağırıyor
İçeriği Görüntüle

CENTCOM Komutanı Amiral Bradley Cooper, ABD ordusunun uyguladığı deniz ablukasının İran ekonomisine doğrudan etki ettiğini açıkladı. Cooper, ablukanın İran’ın ham petrol ihracatında yaklaşık 25 milyar dolarlık bir kayba yol açtığını vurguladı.

ENVANTERDEKİ AĞIR MÜHİMMATLAR GÜNDEMDE

Başkan Trump, İran’a karşı yürütülecek operasyonların kapsamını genişletme ihtimalini açık tutuyor. Trump, katıldığı bir yayın programında, İran altyapısına karşı kamuoyunda "tüm bombaların anası" olarak adlandırılan MOAB mühimmatının kullanılmasına ilişkin soruya açık bir ret yanıtı vermekten kaçındı. Bununla birlikte ABD Başkanı, mevcut süreçte nükleer silah kullanımına ihtiyaç duymadıklarını kesin bir dille ifade etti.

ABD’nin Orta Doğu’daki asker çekme ve yeniden konuşlanma adımları yeni bir askeri müdahale ihtimalini kuvvetlendirirken, Washington resmi kanallarından henüz nihai bir operasyon kararı çıkmadı.