Başkent Ankara'da yaşayan iki kız kardeş, kendilerini güvenlik güçleri ve savcı olarak tanıtan şebekenin hedefi oldu. Dolandırıcılar, kurguladıkları senaryo ile mağdurları korkutarak kontrolü ele geçirdi.
Şüpheliler, telefonla ulaştıkları 64 yaşındaki A.Y. ile 66 yaşındaki ablası F.Y.'ye isimlerinin bir terör soruşturmasında geçtiğini söyledi. Şebeke, mağdurların en zayıf anını yakalamak için sistematik bir baskı yöntemi uyguladı.
30 Milyonluk Altın ve Mülk Satışı: 50 Yıllık Birikim Nasıl Buharlaştı?
Zanlılar, banka kasasında bulunan ziynet eşyalarının güvenli olmadığını iddia etti. Altınların örgüt üyeleri tarafından sahteleriyle değiştirildiğini öne süren şebeke, devlet adına inceleme yapılacağı yalanını yaydı.
Panik halindeki mağdurlardan altınları evde bekleyen sivil ekiplere teslim etmelerini istediler. Sürekli hat üzerinde kalarak dış dünya ile bağlarını koparan dolandırıcılar, kısa süre sonra yeni bir hamle yaptı.
-
Şebeke üyeleri, mağdurlara ait ticari mülkün tapusunun risk altında olduğunu öne sürdü.
-
Güvence bahanesiyle dükkanın acilen satılması gerektiğini savundular.
-
Elde edilen satış gelirini de operasyon masası adı altında topladılar.
-
Toplam zarar kısa süre içinde 40 milyon liraya ulaştı.
Kardeşin Uyarısıyla Başlayan Adli Süreç ve Emniyetin Operasyonu
Mağdurlar, uzun süre boyunca manipülasyona maruz kaldı. Gerçek, ailenin diğer bireylerinin durumu fark etmesiyle gün yüzüne çıktı.
Erkek kardeşin ısrarlı uyarıları sonucunda dolandırıldıklarını anlayan mağdur kardeşler, durumu derhal yetkili mercilere bildirdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin tespiti için geniş çaplı bir soruşturma başlattı.
Next




