Türk sanat tarihinin en çok yönlü isimlerinden biri olan Bedri Rahmi Eyüboğlu, hem fırçası hem de kalemiyle Anadolu’nun ruhunu dünyaya taşıdı. Ressamlık, şairlik ve yazarlık vasıflarını tek bir bünyede birleştiren sanatçı, geleneksel motifleri modern sanat anlayışıyla harmanlayarak Türk resim ve edebiyatında çığır açtı. Özellikle "Karadut" şiiriyle hafızalara kazınan usta isim, kültürel mirasımıza bıraktığı zengin birikimle günümüzde de sanatseverlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU’NUN ÇOCUKLUĞU VE EĞİTİM HAYATI
1911 yılında Giresun’un Görele ilçesinde dünyaya gelen sanatçının asıl adı Ali Bedrettin’dir. Ailesinin ve çevresinin zamanla Bedri ismini tercih etmesiyle bu adla tanındı. Babası Mehmet Rahmi Bey’in kaymakamlık görevi nedeniyle çocukluğu Anadolu’nun farklı şehirlerinde geçti. Bu seyahatler, sanatçının Anadolu insanını ve kültürünü yakından tanımasına olanak sağladı. Trabzon Lisesi’nde eğitim gördüğü yıllarda, ünlü ressam Zeki Kocamemi yeteneğini keşfederek onu resim sanatına yönlendirdi. 1929 yılında girdiği İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde ise Ahmet Haşim gibi edebiyat devlerinden mitoloji dersleri alarak entelektüel dünyasını zenginleştirdi.
PARİS YILLARI VE TÜRKİYE’YE DÖNÜŞÜ
Ağabeyinin Fransa’ya gitmesiyle birlikte sanat yolculuğunu Avrupa’ya taşıyan Eyüboğlu, Paris’te Fransızca öğrendi ve dünyaca ünlü ressamların atölyelerinde çalışma imkânı buldu. Müzelerdeki başyapıtları inceleyerek kendi tarzını oluşturan sanatçı, üç yıllık Avrupa deneyiminin ardından Türkiye’ye döndü. 1934 yılında Yeni Adam dergisinde ressamlık yapmaya başladı. Bu dönemde şiirleri edebiyat dergilerinde yayımlanırken, bir yandan da Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğretmenlik yaparak yeni sanatçılar yetiştirdi. Sanatçı, yaşamı boyunca hem ulusal hem de uluslararası pek çok sergide eserlerini görücüye çıkardı.
EDEBİYAT VE RESİM DÜNYASINA BIRAKTIĞI İZLER
Bedri Rahmi Eyüboğlu, "mavi yolculuk" kavramını hayatımıza katan isimlerin başında gelir. Yazıları ve şiirlerinde insan sevgisini, doğayı ve Anadolu’nun derinliğini işledi. "Karadut", "Dol Karabakır Dol" ve "Üç Dil" gibi şiirleri Türk edebiyatının klasikleri arasına girdi. Ressam kimliğiyle ise Türk halk sanatına ait nakışları, kilim motiflerini ve minyatürleri çağdaş resim teknikleriyle birleştirdi. Sanatçının "İnsan Kokusu", "Mavi Yolculuk Defteri" ve "Canım Anadolu" gibi kitapları, onun gözlem gücünü ve halkına duyduğu sevgiyi açıkça ortaya koyar.
UNUTULMAZ SÖZLERİ VE MANEVİ MİRASI
Sanatçı, eserlerinde kullandığı samimi dil ile toplumun her kesimine ulaştı. "Sevmek güzel meslek ama zor" diyerek duyguların derinliğine vurgu yaparken, "Ne zaman bir köy türküsü duysam, şairliğimden utanırım" sözüyle halk sanatına duyduğu büyük saygıyı dile getirdi. 21 Eylül 1975 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yuman Eyüboğlu, geride yüzlerce tablo, mozaik pano ve onlarca kitap bıraktı. Bugün hâlâ şiirleri bestelenmeye, tabloları ise dünyanın en prestijli müzelerinde sergilenmeye devam ediyor.





