Ortadoğu eksenli jeopolitik gerilimlerin enerji piyasalarını sarsması, Türkiye’deki gıda zincirinde kırılmaya yol açtı. Artan akaryakıt, gübre ve lojistik giderleri pazardaki etiketlere zam olarak yansıdı. Üreticinin elinden 250 Türk Lirası bandında çıkan sivri biber, bazı marketlerde 550 Türk Lirası’na ulaşarak rekor tazeledi. Sebze fiyatlarının kırmızı et fiyatlarıyla yarışır hale gelmesi, tüketicinin alım gücünü zorluyor.
ENERJİ MALİYETLERİ ÜRETİMİ VURDU
Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, tarımsal üretimdeki fahiş artışların temelinde kontrol edilemeyen yakıt maliyetlerinin bulunduğunu belirtti. Kaçın, traktörün kullandığı mazottan ilaçlama giderlerine kadar her kalemin savaşa bağlı enerji kriziyle katlandığını vurguladı. Gübrede dışa bağımlılığın dezavantaj yarattığını ifade eden Kaçın, komşu ülkelerdeki arz-talep dengesizliğinin iç piyasadaki fiyat artışlarını tetiklediğini dile getirdi.
NAKLİYE GİDERLERİ ETİKETLERE YANSIDI
Lojistik ağındaki maliyet artışlarının ürün fiyatlarını doğrudan yukarı çektiği görülüyor. Antalya’dan İstanbul’a bir ton ürün sevkiyatının maliyeti kısa sürede 30 bin liradan 45 bin liraya yükseldi. Demiryolu taşımacılığının yetersiz kalması, tüm yükü karayoluna ve dolayısıyla artan motorin fiyatlarına bindirdi. Uzmanlar, tarımsal üretimin bir milli güvenlik meselesi olduğunu savunarak, acil planlama yapılması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.
ÜRETİCİ MALİYETLERİN ALTINDA EZİLİYOR
Antalya’da üretim yapan çiftçi Hasan Şahin, sahadaki durumun vahametini gözler önüne serdi. Kapya biberin tarlada 140 liraya yükseldiğini ancak markette 500 lirayı aştığını belirten Şahin, aradaki devasa farka tepki gösterdi. Şahin, dört dönümlük bir seranın kurulum ve işletme maliyetinin 750 bin lirayı bulduğunu, çiftçinin bu yükü taşımakta zorlandığını ifade etti.
DESTEKLER GİDERLERİ KARŞILAMIYOR
Üreticiler, devlet tarafından sağlanan tarımsal desteklerin mevcut enflasyon karşısında yetersiz kaldığını savunuyor. Mazot fiyatlarının 80 lira sınırına dayanması, çiftçinin tarlaya girmesini zorlaştırırken, alınan desteklerin devasa giderler yanında çok düşük kaldığı belirtiliyor. Çiftçiler, verim düşüklüğü ve artan maliyetler nedeniyle ellerine geçen net kazancın değişmediğini söylüyor.
EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİNDE DÜŞÜŞ SÜRÜYOR
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, ekonomik güvenin Mart ayında gerilediğini ortaya koydu. Şubatta 100,7 olan endeks değeri, martta yüzde 2,8 azalarak 97,9 seviyesine indi. Tüketici ve reel kesim güven endekslerindeki kayıplar, piyasadaki durgunluk ve hayat pahalılığının yansıması olarak değerlendiriliyor.
HALDEKİ FİYAT ARTIŞI TABLOYA YANSIDI
Antalya Merkez Toptancı Hali verileri, temel gıda maddelerindeki fiyat değişimini net bir şekilde gösteriyor:
| Ürün Adı | 26 Şubat 2026 (TL) | 28 Mart 2026 (TL) | Değişim |
| Domates | 37 | 60 | %+62 |
| Oval Domates | 50 | 130 | %+160 |
| Çarliston Biber | 60 | 140 | %+133 |
| Kıl Biber | 100 | 200 | %+100 |
| Dolma Biber | 80 | 150 | %+87 |
ÇİFTÇİ BORÇ SARMALINDA
Tarımdaki borç yükü son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. 2022 yılında 173 milyar lira olan toplam çiftçi borcu, 2026 yılı başında 1 trilyon 269 milyar liraya yükseldi. Sektör temsilcileri, tarımsal kredi faizlerinin silinmesi ve üretimde kullanılan akaryakıttan vergi yükünün kaldırılması gerektiğini savunuyor. Mevcut sistemde üreticinin banka borçlarıyla, tüketicinin ise market fiyatlarıyla mücadelesi sürüyor.





