Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde, aralarında neredeyse adım mesafesi denilebilecek 1,5 kilometrelik bir uzaklık bulunan iki doğa mucizesi adeta zamana ve insanoğluna karşı direniyor. Evri Pınarbaşı Mahallesi’nin göz bebeği Mizmil Gölü ve Çöçeli Mahallesi’nin incisi Bağlama Gölü, sadece su birikintisi olmanın ötesinde büyüleyici bir yaşam döngüsüne ev sahipliği yapıyor. Mizmil’in yüzeyini sarı nilüferler bir altın gibi süslerken, Bağlama Göleti ise bembeyaz nilüferlerin zarafetiyle ışıldıyor. Güneşin ilk ışıklarıyla uyanıp akşamın karanlığında yapraklarını kapatan bu nadide çiçeklere; karabataklar, yaban ördekleri ve suda oynaşan renkli küçük balıklar eşlik ediyor. Fakat bu cennet bahçesi, duyarsız ellerin bıraktığı plastik atıklar ve çöpler yüzünden bugün nefessiz kalma tehlikesiyle yüz yüze bulunuyor.

300 YILLIK BİR MİRAS VE KURAKLIKLA İMTİHAN
Bölgenin hafızasını taşıyan bu su kaynakları, aslında yüzyıllara uzanan bir geçmişe sahip. Mahalle sakinlerinden Ökkeş Yordam’ın aktardığına göre, atalardan miras kalan 300 yıllık bu tarihi göl, geçmiş yıllarda açılan derin su kuyuları ve kuraklık nedeniyle kurumaya yüz tuttu. Ancak doğa pes etmedi; depremin ardından gelen bereketli yağışlarla birlikte göletler yeniden eski canlılığına kavuştu. Su seviyesinin yükselmesiyle filizlenen nilüferler bölgeye hayat getirse de, korumasız kalan alan kısa sürede ilgisizlik ve kirlilik baskısı altına girdi. Su yüzeyinde beliren yosun tabakaları ve kıyıya vuran atıklar, asırlık mirasın geleceğini gölgeliyor.

TURİZME KAZANDIRILMAYI BEKLEYEN EŞSİZ BİR EKOSİSTEM
Doğal zenginliğin feryadını yetkililere duyurmak isteyen Evri Pınarbaşı Mahalle Muhtarı Yahya Yurdabakan ile Çöçeli Mahallesi Muhtarı Murat Sımsık, alanın acilen koruma altına alınmasını talep ediyor. Türkiye’de eşine az rastlanan bu endemik türlerin ve yabani kuşların mesken tuttuğu alanın etrafının tel örgülerle çevrilmesi, temizlenmesi ve düzenli bir mesire alanına dönüştürülmesi isteniyor. Bölgeyi ziyaret eden misafirlerin bıraktığı çöplerden derin rahatsızlık duyan mahalle halkı, bu endemik çiçekleri koparmanın ağır cezai yaptırımları olduğunu hatırlatarak herkesi daha duyarlı olmaya çağırıyor. Pazarcık'ın bu saklı cennetleri, doğru bir çevre düzenlemesiyle yok olmaktan kurtulup geleceğe nefes olmayı bekliyor.
Next





