Erdal Eren, 12 Eylül dönemi askeri yargılamalarının en çok tartışılan isimleri arasında yer alıyor. Resmi kayıtlara göre 25 Eylül 1961 tarihinde Giresun'un Şebinkarahisar ilçesinde dünyaya gelen Eren, ailesinin beyanına göre Mart 1962 doğumludur. Babası Ahmet Eren, döneminde bir dağ köyünde görev yapan bir öğretmendir. Ailesi, Erdal Eren'in okula ve askere daha erken başlayabilmesi amacıyla yaşını nüfusa 6 ay kadar büyük yazdırdıklarını ifade ediyor. Eren, idam edildiği sırada Ankara Yapı Meslek Lisesi'nde eğitim hayatını sürdürüyordu.
SİYASİ FAALİYETLERİ VE GÖRÜŞLERİ
Erdal Eren, 1980 öncesi dönemin ideolojik yapılanmalarında yer aldı. Marksist-Leninist bir çizgide hareket eden Türkiye Devrimci Komünist Partisi (TDKP) bünyesinde ve gençlik yapılanması olan Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği (YDGD) içerisinde faaliyet gösterdi. Dönemin siyasi atmosferi içerisinde aktif bir rol üstlenen Eren, çeşitli protesto ve gösterilere katıldı.
OLAY GÜNÜ VE HUKUKİ İDDİALAR
2 Şubat 1980 tarihinde, ODTÜ öğrencisi Sinan Suner'in hayatını kaybetmesini protesto etmek amacıyla düzenlenen gösteriye katılan Erdal Eren, olayların büyümesiyle bir çatışmanın ortasında kaldı. Bu sırada askeri inzibat eri Zekeriya Önge, sırtından vurularak yaşamını yitirdi. Güvenlik güçleri, Erdal Eren'i elindeki silahla birlikte gözaltına aldı ve Önge'yi yakın mesafeden vurduğunu öne sürerek suçlamada bulundu.
YARGILAMA SÜRECİ VE İTİRAZLAR
Olayın ardından hızla başlayan Sıkıyönetim Mahkemesi süreci, 19 Mart 1980 tarihinde idam kararıyla sonuçlandı. Savunma avukatları, resmi kayıtlarda 18 yaşını geçmiş görünmesine rağmen Eren'in biyolojik yaşının tespit edilmesi amacıyla kemik yaşı testini talep etti. Mahkeme, nüfus kayıtlarında bir uyuşmazlık bulunmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetti. Ayrıca savunma tarafı, er Zekeriya Önge'nin ölümüne neden olan merminin Eren'in silahından çıktığına dair kesin bir balistik kanıt bulunmadığını iddia etti. Mahkeme heyeti bu itirazları da dikkate almadı.
İNFAZ VE TOPLUMSAL HAFIZA
Milli Güvenlik Konseyi, yargılama sonrasında alınan idam kararını onayladı. Erdal Eren, 13 Aralık 1980 tarihinde Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde infaz edildi. Eren, infazından yaklaşık 16 saat önce gazeteciler Savaş Ay ve Emin Çölaşan ile görüştü. Bu görüşme sırasında çekilen fotoğraflar, hem o dönemin trajik simgelerinden biri haline geldi hem de toplumsal hafızada Erdal Eren isminin en çok bilinen görsel izini oluşturdu.
Next




