İşgalin başladığı gün 30 iş insanıyla neden görüştü! Gizli belgeler ortaya saçıldı!

Rusya'nın Ukrayna’ya savaş açtığı 24 Şubat günü, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkenin en zengin iş insanlarından oluşan bir grubu Kremlin'e davet etti. Putin'e yakın haber ajansları tarafından bu haber ‘savaş için gerekli bir önlem’ olarak aktarıldı. Söz konusu ajanslar, ABD ve Avrupa Birliği (AB) tarafından uygulanabilecek ekonomik yaptırımlara işaretle haberlerinde, “Hepimiz yaşadığımız dünyayı anlıyoruz” ifadelerine yer verdi. Davetlilerin her biri Rus ekonomisinin sadık birer destekçisiydi. Bunlardan 14'ü milyarder olarak sınıflandırılıyordu. Şirketleri ülkedeki başlıca sektörler olan petrol, doğalgaz, bankacılık ve kimyasal sektörlerinin önde gelenleri olan bu kişilerin bazıları Putin ile 20 yılı aşkın bir süredir görüşüyorlar.

İşgalin başladığı gün 30 iş insanıyla neden görüştü! Gizli belgeler ortaya saçıldı!

Ancak ortaya çıkarılan gizli belgelere göre Putin'le olan bağlarına ve Rusya'daki konumlarına rağmen birçoğu yıllardır servetlerini ülke dışına aktarıyor. The Washington Post gazetesinin ‘Pandora Belgeleri’ (Pandora Papers) veya ‘Cennet Belgeleri’ (Paradise Papers) diye adlandırılan söz konusu gizli belgelere dayandırdığı haberine göre 37 katılımcının yarısından fazlası yüz milyonlarca doları yöneten, finansal yatırımlar yapan, kredi veren ve aile kredisi oluşturan off-shore şirketlerle doğrudan yahut yakından ilişkili kişilerden oluşuyordu.

OLİGARKLARIN SERVETİ TÜM RUSLARIN KAZANCINA EŞİT

Off-shore şirketlerinin kullanılması kişisel servetlerin araştırmacılardan, vergi kurumlarından, rakip oligarklardan ve Rus devletinin kendi içindeki para hırslılarından korunmasını sağlayabilir ve yıllar önce başka amaçlar için oluşturulmuş olmasına rağmen Batı ülkelerinin Putin'in müttefiklerini cezalandırmak için uyguladıkları son ekonomik yaptırımları da engelleyebilir. ABD, İngiltere ve AB’nin yaptırımları, Kremlin toplantısına katılan iki iş adamı dışında tüm katılımcıları kapsadı. CIA eski analisti ve ABD Hazinesi Terörizm ve Mali İstihbarat Dairesi'nde kıdemli politika danışmanı olan Julia Friedlander, “Putin, yakın çevresinin devlet şirketlerinin mali kaynaklarından ve devletin kendisinden faydalanmasına izin veriyor. Paranın yolculuğu genellikle yurtdışında bitiyor” ifadelerini kullandı. Rus ekonomisiyle ilgili araştırmaların büyük çoğunluğuna göre off-shore şirketlerde Ruslara ait bir trilyon dolar bulunuyor. Bazı tahminlere göre Rus oligarklar, tüm Rusların toplam kazancına eşit bir servete sahipler.

YATLAR VE UÇAKLAR: RUS LİDERİN ÖDEYECEĞİ BEDEL

Putin, Rus oligarklarla Ukrana’ya karşı savaşın başlatıldığı gün dahil yıllarca düzenli olarak bir araya geldi. 24 Şubat’taki toplantıya katılanların bir kısmı, Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle ​​başlayan devlete ait mülklerin özelleştirilmesinden, bir grup milyarderin ortaya çıkmasına neden olan çalkantılı bir servet transferinden yararlanmış olan kişilerden oluşuyor. Pandora Belgeleri ya da Cennet Belgeleri, katılımcıların çok çeşitli faaliyetler ve projeler için denizaşırı şirketleri nasıl kullandığını gösteriyor. Örneğin bazılarının bu faaliyetler ve projeler için yatları ve uçakları kullandıklarına işaret ediliyor. Rus milyarder Andrey Melnichenko'nun sahibi olduğu, yaklaşık 600 milyon dolar değerindeki ‘Sailing Yacht A’ adlı Bermuda Adaları’ndaki şirketine kayıtlı dünyanın en büyük yelkenlisini ve bir diğer Rus milyarder Leonid Mikhelson’ın 65 milyon dolar değerindeki Gulfstream G650 model özel jetini de ortaya çıkardı.

Tüm kişilerin servetlerine ve güçlerine rağmen tarih, Putin'in içinden geçtiği sürecin bir bedeli olabileceğini gösteriyor. O kişilerden biri ve bir zamanlar Rusya'nın en zengin insanı olan petrol kralı Mihail Hodorkovski, bugün Putin'in karşısında yer alıyor. Hodorkovski, vergi kaçakçılığı ve destekçilerinin siyasi olduğunu söyledikleri başka suçlamalar nedeniyle hapse atıldı. Hapiste geçirdiği 10 yılın ardından Hodorkovski, Putin tarafından affedildi ve ardından serbest bırakıldı. 

KORKU SERMAYENİN KAÇMASINA NEDEN OLDU

Rusya'da büyük servetler biriktiren bazı kişilerin servetlerini yurtdışında daha güvenli olduğu sonucuna varmasıyla 1990'lı yıllarda ülkede sermayenin kaçışı dalgası başladı. Rus milyarderlerin servetlerini yurtdışına aktarmaları sonunda siyasi bir meseleye dönüştü. Bu da Putin’e karşı kamuoyunun muhalefetine yol açtı. Dünyanın en büyük alüminyum ve alümina üreticilerinden biri olan Rus şirketi Rusal'ın 2018 yılında ABD tarafından şirkete yaptırımlar uygulanmadan önce Uluslararası Uygulama Departmanı Direktörü olan ABD’li William R. Spiegelberger, sermayenin ‘öncelikle korku yüzünden Rusya'dan kaçtığını’ söyledi. 

'ÜLKEYE DÖNÜN, HESAP SORMAYACAĞIM'

Putin 2014 yılında aynı konuda yaptığı konuşmada off-shore şirketleri olan insanları sermayelerini Rusya'ya geri getirmeye davet etti ve hiçbir suçlama ile karşılaşmayacaklarının garantisini vererek ‘sermayelerinin kaynakları ve edinme yolları hakkında’ hiçbir soru sorulmayacağının altını çizdi. Bir kişinin Rusya'daki mülkünü yasallaştırırsa kolluk kuvvetleri dahil resmi kurumların hiç birinin herhangi bir müdahalesinin olmayacağına dair yasal garantiler sağlama sözü veren Putin, “Ona baskı yapmayacaklar. Bu kişi vergi dairelerinden hiçbir işlemle karşı karşıya kalmayacak” dedi. Ancak Kremlin toplantısında halen yurtdışında varlıkları olan iş insanlarının sayısının fazla olması Putin'in başlattığı girişimin başarısız olduğunu yansıtıyordu. Ya da belki de bazı eleştirmenlerin iddia ettiği üzere onun dış finansmana yönelik sözlü saldırılarının hiçbir zaman kamu politikası değil, daha ziyade zenginlere yönelik bir tehditten ibaretti.

'PUTİN'İN ARKADAŞLARINA BİLMEDEN KIRMIZI HALI SERDİK'

ABD ve Avrupa ülkeleri, off-shore şirketlerin rolünü sınırlamaya çalıştılar ve bazen çok az başarı elde ettiler. ABD'de geçtiğimiz yıl onaylanan Kurumsal Şeffaflık Yasası, şirketlerin ve sınırlı sorumlu şirketlerin sahiplerini bildirmelerini öngörüyor. İngiliz Virgin Adaları da Londra'nın baskısıyla paravan şirketlerle ilgili bir takım düzenleyici adımlar attı. Ancak eleştirmenler bu adımların uluslararası denizcilik sistemine şeffaflık ve hesap verebilirlik getirmede büyük ölçüde başarısız olduğunu söylüyor.

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Tom Malinowski, yaptığı bir açıklamada şunları söyledi: “Off-shore finans sistemi, Putin ve destekçilerinin, çaldıkları serveti, yarattıkları kanunsuz devletten korumalarına izin verdi. Rusya'da yolsuzluğu ve insan hakları ihlallerini gündeme getirdik ama Putin'in yolsuzluk ve ihlallerden çıkar sağlayan arkadaşlarının önüne kırmızı halı sermiş olduk.”

Kaynak: Milliyet

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner66

banner67