Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetine dair yürütülen soruşturma, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla kritik bir aşamaya geçti. Yıllardır "kayıp şahıs" ve "intihar" ihtimalleri üzerinden ilerleyen süreç, özel ekibin topladığı yeni deliller ışığında "cinayet soruşturması" kapsamına alındı. Adalet Bakanlığı’nın koordinasyonunda 7 farklı ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında genç kızın eski erkek arkadaşı Z.A.'nın da bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alındı. Savcılık, yurt dışında bulunan bir şüpheli hakkında ise kırmızı bülten sürecini başlattı.
GÜLİSTAN DOKU KİMDİR VE KAYBOLDUĞU GÜN NELER YAŞANDI
Diyarbakır kökenli bir ailenin kızı olan 21 yaşındaki Gülistan Doku, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi olarak eğitimini sürdürüyordu. 5 Ocak 2020 sabahı kaldığı öğrenci yurdundan çıkan Doku’dan bir daha haber alınamadı. Kamera kayıtları, genç kızın saat 11:29’da eski erkek arkadaşı Zaynal Abarakov ile bir iş yeri önünde konuştuğunu, ardından minibüse binerek saat 12:24’te Dinar Köprüsü üzerinde görüldüğünü ortaya koydu. Ailesinin 6 Ocak'ta yaptığı kayıp başvurusunun ardından başlatılan saha aramaları ve telefon sinyali takipleri o dönem herhangi bir somut sonuç vermedi.
GİZLİ TANIK BEYANLARI VE TEKNİK İNCELEMELERDEKİ BULGULAR
Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli unsurların başında "Şubat" kod adlı gizli tanığın itirafları yer alıyor. Gizli tanık, Gülistan Doku'nun öldürüldüğünü ve cansız bedeninin farklı tarihlerde yer değiştirilerek gizlendiğini iddia etti. Bu iddiaların ardından 700 saatlik yeni kamera görüntüsünü inceleyen özel ekip, yeraltı görüntüleme cihazlarıyla Pertek ilçesine bağlı Koçpınar köyünde kazı çalışmaları yürüttü. Yapılan taramalarda, bir ceset boyutunda boşluk ve bu alanda bir sırt çantası ile silaha ait olduğu düşünülen metal oksitlenme izleri saptandı. Uzmanlar, söz konusu boşluğa bir naaşın gömüldüğünü ancak bir süre sonra oradan çıkarıldığını değerlendiriyor.
ADLİ SÜREÇTEKİ SİM KART AYRINTISI VE AİLENİN TALEPLERİ
Dava dosyasında dikkat çeken bir diğer hususu ise Gülistan Doku’ya ait sim kartın akıbeti oluşturuyor. Aile ve avukatları, dönemin mülki idari amirleri tarafından inceleme gerekçesiyle alınan sim kartın adli makamlara teslim edilmediğini öne sürüyor. Adalet Bakanlığı, soruşturmanın titizlikle ve kararlılıkla devam edeceğini açıklarken, Doku ailesi yıllardır süregelen "intihar" algısının kamu görevlileri eliyle oluşturulduğunu savunuyor. Abla Aygül Doku, adaletin tecelli etmesi ve tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesi için hukuk mücadelesini sürdürüyor.




