İzmir’de yaşayan 23 yaşındaki Hatice Öncü, estetik cerrahi operasyonu için başvurduğu hastanede beklenmedik bir sağlık kriziyle karşılaştı. 22 Nisan tarihinde Çiğli ilçesinde faaliyet gösteren özel bir sağlık kuruluşuna burun estetiği yaptırmak amacıyla giden Öncü, operasyon süreci devam ederken aniden fenalaştı. Ameliyat masasında durumu ağırlaşan genç kadın, hastanenin yoğun bakım ünitesinde müşahede altına alındı. Bir gün sonra İzmir Şehir Hastanesine nakledilen Hatice Öncü, uzman doktorların günlerce süren yoğun çabalarına rağmen hayata tutunmayı başaramadı. Hayatının baharında yaşama veda eden Öncü'nün vefatı, ailesini ve yakınlarını yasa boğdu.
ADLİ SÜREÇ VE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNÜN İNCELEMESİ
Genç kadının trajik vefatının ardından adli makamlar ve sağlık otoriteleri hızla harekete geçti. Hatice Öncü’nün kesin ölüm nedenini belirlemek amacıyla cenazeyi İzmir Adli Tıp Kurumu morguna naklettiler. Öncü ailesi, ihmal iddiaları üzerine operasyonu gerçekleştiren doktorlar ve ilgili hastane hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına giderek suç duyurusunda bulundu. Bu gelişmelerin yanı sıra İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, olayın tıbbi boyutunu araştırmak ve herhangi bir ihmal olup olmadığını saptamak amacıyla kapsamlı bir inceleme başlattı. Savcılık, otopsi sonuçlarını ve hastane kayıtlarını inceleyerek hukuki süreci titizlikle sürdürüyor.
HATİCE ÖNCÜ’NÜN CENAZE TÖRENİ VE SON YOLCULUĞU
Adli Tıp Kurumundaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte ailesi Hatice Öncü’nün naaşını teslim aldı. Genç kadın için Konak ilçesinde bulunan Basmane Çorakkapı Camisi’nde öğle namazını müteakip bir tören düzenlediler. Cenaze namazına Öncü’nün annesi Remziye Kanak, kardeşleri, dedesi ve çok sayıda yakını katıldı. Törende, genç kadının tabutunun üzerine örtülen gelinlik, cami avlusundaki kalabalığın acısını ikiye katladı. Siyasi temsilcilerin ve vatandaşların da eşlik ettiği törenin ardından Öncü’nün naaşını dualar eşliğinde Kemalpaşa Ansızca Mezarlığı’na defnettiler.
AİLENİN ADALET ARAYIŞI VE TOPLUMSAL YANSIMALAR
Hatice Öncü’nün ölümü, estetik operasyonlardaki riskleri ve denetim süreçlerini bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı. Aile bireyleri, kızlarının sağlıklı bir şekilde girdiği hastaneden cenazesinin çıkmasının kabul edilemez olduğunu ifade ediyor. Özellikle kardeşi Esma Nur Öncü’nün de aynı hastanede benzer bir operasyon geçirmesi, ailenin endişelerini ve adalet talebini daha da güçlendirdi. Hukuki sürecin takipçisi olacağını vurgulayan yakınları, sorumlu kişilerin yargı önünde hesap vermesini bekliyor. Toplumda büyük yankı uyandıran bu olay, tıbbi müdahalelerde şeffaflık ve güvenlik standartlarının önemini yeniden hatırlattı.
Next





