AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in, İsrail ve ABD’nin saldırılarına maruz kalan İran hakkındaki değerlendirmeleri siyaset gündeminde yeni bir tartışma başlattı. Çelik’in açıklamalarını hedef alan HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi Şeyhmus Tanrıkulu, iktidar kanadına yönelik eleştirel bir tutum sergiledi.
ÖMER ÇELİK'İN İRAN ÇIKIŞI TARTIŞMA YARATTI
Parti genel merkezinde gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Ömer Çelik, Tahran yönetimine yönelik gerçekleştirilen operasyonların uluslararası hukuku çiğnediğini vurguladı. Saldırıların hiçbir meşru zemini bulunmadığını belirten Çelik, diplomasinin bir oyalama aracı olarak kullanılmasını eleştirdi. Bu açıklamalar, bölgedeki gerilimin diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğine dair bir mesaj içerirken, aynı zamanda İran yönetimini de dolaylı yoldan hedef aldı.

HÜDA PAR KANADINDAN SERT YANIT GELDİ
Çelik’in ifadeleri üzerine sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yapan Şeyhmus Tanrıkulu, AK Parti Sözcüsü’nün yaklaşımını hatalı bulduğunu belirtti. Tanrıkulu, bölgedeki bazı ülkelerin ABD ve İsrail ile iş birliği yaptığını savundu. Bu ülkelerin milyarlarca dolar ödeyerek topraklarını saldırılar için açtığını iddia eden Tanrıkulu, asıl tepkinin bu taraflara yöneltilmesi gerektiğini vurguladı.
DİPLOMASİNİN YÖNÜNE DAİR ELEŞTİRİLER
Tanrıkulu, paylaşımlarında doğrudan Ömer Çelik’in söylemlerine odaklanarak iktidarın dış politika dilini eleştirdi. İran’a yönelik eleştirilerin sosyal medya üzerinden değil, doğrudan ve "kardeşane" bir diplomasiyle iletilmesi gerektiğini savundu. Siyonist ve Batılı güçlerin çocukları ve sivilleri katlederken hukuk tanımadığını hatırlatan Tanrıkulu, İslam dünyasının hedefinin ortak olması gerektiğini ifade etti.
BÖLGESEL SİYASETTE YENİ BİR GERİLİM HATTI
HÜDA PAR ve AK Parti arasındaki bu görüş ayrılığı, bölgedeki stratejik ittifakların ve komşuluk ilişkilerinin nasıl yönetilmesi gerektiği konusundaki farklı bakış açılarını ortaya koyuyor. Tanrıkulu, Türkiye’nin angajman kurallarını uygulayan ülkelere karşı daha anlayışlı bir dil kullanması gerektiğini savunurken, batı ittifakı içinde yer alan bölge ülkelerine karşı sessiz kalınmasını eleştiriyor.




