Hüseyin Avni Lifij, Türk resim sanatının sadece teknik becerisiyle değil, aynı zamanda toplumsal olaylara duyarlılığıyla da öne çıkan en özgün figürleri arasında yer alıyor. Sanatçı, Kurtuluş Savaşı’nın yıkıcı etkilerini ve ardından gelen zaferin coşkusunu, insan odaklı bir perspektifle ölümsüzleştiriyor. Karagün ve Akgün gibi ikonik çalışmalarıyla savaşın hem sivil halk üzerindeki ağır bedelini hem de ulusal uyanışın ruhunu yansıtıyor.

KAFKASYA’DAN PARİS’E UZANAN BİR SANAT YOLCULUĞU

Hüseyin Avni Lifij, 1886 yılında Samsun’un Ladik ilçesine bağlı Karaaptalsultan köyünde dünyaya gözlerini açıyor. Sanatçının ailesi, Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından Kafkasya’dan Anadolu’ya göç eden Çerkes kökenli bir soya dayanıyor. Küçük yaşlarda başlayan resim ve müzik tutkusu, Lifij’in kariyer basamaklarını hızla tırmanmasını sağlıyor. Dönemin yetenekli gençlerinden biri olarak Paris’e giden sanatçı, burada Ecole des Beaux-Arts bünyesinde Fernand Cormon’un atölyesinde eğitim alıyor. Guillonnet ve Lecomte Du Noüy gibi usta isimlerin yanında tarzını olgunlaştıran Lifij, İstanbul’a döndüğünde birikimini öğretmenlik yaparak genç kuşaklara aktarıyor.

KURTULUŞ SAVAŞI’NIN SİVİL YÜZÜ VE SEMBOLİK ANLATIM

Lifij, savaş resimlerinde cephedeki sıcak çatışmalardan ziyade, bu sürecin sivil halk üzerindeki derin psikolojik ve fiziksel etkilerine odaklanıyor. Sanatçının fırçası, Mareşal Fevzi Çakmak gibi tarihi şahsiyetlerin portrelerinden Galatasaray Sergileri’ndeki görkemli kompozisyonlara kadar geniş bir yelpazede eser üretiyor. Onun sanat dilinde alegorik unsurlar merkezi bir rol oynuyor. İzleyiciyi içine çeken bu sembolik dünya, yaşanan trajediyi somut bir görselden öte, ruhsal bir deneyime dönüştürüyor. Ressam, renk paletini konunun ruhuna göre büyük bir ustalıkla şekillendiriyor; savaşın karanlığını toprak tonlarıyla verirken, umudu sıcak renklerle betimliyor.

Bu gece gökyüzüne bakanlar gözlerine inanamayacak: Gökyüzünde gülen yüz ne zaman, saat kaçta görülecek?
Bu gece gökyüzüne bakanlar gözlerine inanamayacak: Gökyüzünde gülen yüz ne zaman, saat kaçta görülecek?
İçeriği Görüntüle

KARAGÜN VE AKGÜN: BİR MİLLETİN VAROLUŞ HİKAYESİ

Sanatçının en etkileyici eserlerinden biri olan Karagün, savaşın yarattığı yıkımı sarsıcı bir dille anlatıyor. Tabloda yer alan hayatını kaybetmiş anne ve bebeği, işgalin sivil halkta açtığı yarayı temsil ediyor. Yıkık minareler ve gökyüzünde süzülen kartallar gibi detaylar, dramın boyutunu derinleştiriyor. Bu tablonun zıt kutbu olan Akgün ise, Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasını ve bir ulusun küllerinden yeniden doğuşunu simgeliyor. Bu iki eser, bir milletin karanlıktan aydınlığa geçişini kronolojik bir destan gibi sunuyor. Lifij, detaylarda gizlediği figürlerle izleyiciye bir sahneden çok, tüm yönleriyle yaşanmış bir insanlık hikayesi bırakıyor.