Bolu halkının "İzzet Babası" olarak gönüllerde yer edinen İzzet Baysal, sadece başarılı bir iş insanı değil, aynı zamanda kazancını toplumun hizmetine sunan eşsiz bir vakıf insanı kimliği taşıyor. Kentin eğitim ve sağlık altyapısını tek başına sırtlayan Baysal, kurduğu vakıf aracılığıyla binlerce gencin geleceğine ışık tutmaya devam ediyor. Mimarlık eğitimiyle başladığı kariyer yolculuğunu sanayicilikle taçlandıran Baysal, yaşamı boyunca biriktirdiği tüm maddi varlığını Bolu'ya bir miras olarak bırakıyor.
İZZET BAYSAL’IN ÇOCUKLUK YILLARI VE EĞİTİM HAYATI
1907 yılında Bolu’nun Karaçayır Mahallesi’nde hayata gözlerini açan İzzet Baysal, dört çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak dünyaya geldi. Babası Memur Ahmet Canip Efendi ve annesi Hafız Behiye Hanım, onun disiplinli bir eğitim almasını sağladı. İlk ve orta öğrenimini memleketi Bolu’da tamamlayan Baysal, yükseköğrenim için İstanbul’a gitti. Dönemin en prestijli okullarından Sanayi-i Nefise Mektebi’nde mimarlık eğitimi alan Baysal, 1931 yılında mezun olarak meslek hayatına ilk adımını attı. Eğitimi sırasında babasını kaybetmesine rağmen azmini yitirmeyen genç mimar, kısa sürede önemli projelere ismini yazdırdı.
MİMARLIK KARİYERİ VE KAMUYA KAZANDIRDIĞI YAPILAR
Mezuniyetinin ardından Ankara ve Eskişehir gibi şehirlerde kamu görevleri üstlenen İzzet Baysal, Türkiye’nin modernleşme sürecine mimari projeleriyle katkı sundu. Ankara Etlik Veteriner Laboratuvarı, Bolu Devlet Hastanesi ve Bolu Lisesi gibi kritik binaların tasarımı ve inşası onun imzasını taşıyor. Ayrıca Melen Köprüsü gibi mühendislik harikası işlere de imza atan Baysal, mimarlık kariyerinde estetikle işlevselliği birleştiren bir yaklaşım sergiledi. Bu dönemde edindiği teknik tecrübe, ilerleyen yıllarda kuracağı sanayi tesislerinin de temelini oluşturdu.
TİCARETE ATILIŞI VE SANAYİ DÜNYASINDAKİ BAŞARISI
1943 yılında rotasını İstanbul’a çeviren İzzet Baysal, ticari dehasını sanayi üretimine yönlendirdi. Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla boru ekleme parçalarının yerli üretimi için kolları sıvadı ve 1950 yılında Mekanize Döküm Fabrikasını kurdu. 1957 yılında aile şirketine dönüşen bu girişim, bugün İzsal Döküm Sanayi A.Ş. adıyla Türk sanayisine hizmet vermeye devam ediyor. Sanayicilikten elde ettiği geliri şahsi lüksü için kullanmayan Baysal, kazandığı her kuruşu toplumsal faydaya dönüştürmek için planlar yapmaya başladı.
İZZET BAYSAL VAKFI VE ŞEHRE KAZANDIRILAN 140 ESER
Hayırseverlik faaliyetlerini kurumsal bir yapıya kavuşturmak isteyen İzzet Baysal, 1986 yılında kendi adını taşıyan vakfı hayata geçirdi. Tüm mal varlığını bu vakfa devreden Baysal, gelirlerin yüzde 80'ini doğrudan eğitim ve sağlık yatırımlarına ayırdı. Bu muazzam kaynak sayesinde Bolu’ya anaokulundan üniversiteye, hastanelerden huzurevlerine kadar toplam 140 eser inşa etti. Güncel değerlerle yüz milyonlarca lirayı bulan bu yatırımlar, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nin kurulmasıyla zirve noktasına ulaştı.
ÖZEL HAYATI VE EBEDİ İSTİRAHATGAHI
Özel yaşamında hüzünlü dönemler geçiren İzzet Baysal, 1934 yılında evlendiği eşi Refika Hanım’ı 1942’de kaybetti. Bu kayıptan sonra kendini kızı Esin’e ve hayır işlerine adadı. 5 Mart 2000 tarihinde, 93 yaşındayken hayata veda eden Baysal, vasiyeti üzerine Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gölköy Kampüsü’ndeki anıt mezara defnedildi. Bolu halkı, her yıl Baysal Şükran Günleri düzenleyerek bu büyük hayırseverin aziz hatırasını yaşatıyor ve onun bıraktığı meşaleyi gelecek nesillere taşıyor.





