Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi kadrosunda hizmet veren psikolojik danışman Nagihan Demirel, son dönemde yaşanan üzücü olayların ardından öğrencilerin psiko-sosyal durumuna dair kapsamlı açıklamalarda bulundu. Demirel, sarsıcı olayların çocukların dünyasındaki yansımalarının yetişkinlerden farklı olduğunu belirtti. Her çocuğun olayları kendine has bir biçimde anlamlandırdığına dikkat çeken uzman, ebeveynlerin ve eğitimcilerin bu süreçte bireysel yaklaşımlar geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Çocukların ruhsal bütünlüğünü korumak adına atılacak ilk adımın, onların hislerini anlamaktan geçtiğini vurguladı.

DOĞRU İLETİŞİM DİLİ VE AYRINTILARDAN KAÇINMA STRATEJİSİ

Nagihan Demirel, çocuklara olayları anlatırken seçilen kelimelerin hayati önem taşıdığına işaret etti. Karmaşık ve ürkütücü detayların çocukların zihinsel yükünü gereksiz yere artırdığını söyleyen Demirel, bilginin somut ve net ifadelerle verilmesini önerdi. Çocuğun yaşına uygun olmayan teknik ayrıntıların kaygı düzeyini tetiklediğini belirten uzman, "Olayları mümkün olduğunca yalın bir dille aktarmalıyız; ancak zihinde travma yaratacak detaylardan mutlaka uzak durmalıyız" dedi. Bu yaklaşım, çocuğun dünyasındaki belirsizliği giderirken ek korkuların oluşmasını engelliyor.

ÇOCUĞUN KENDİ HIZINA VE ANLATMA İSTEĞİNE SAYGI DUYULMALI

Travma sonrası iyileşme sürecinde çocukları konuşmaya zorlamak yerine onlara güvenli bir alan tanımanın gerekliliği üzerinde duran Demirel, sorgulayıcı tavırlardan kaçınılmasını tavsiye etti. Çocukların kendi hazır bulunuşluk düzeylerine göre hareket etmenin iyileştirici gücüne vurgu yapan uzman, iletişimin doğal akışında kalması gerektiğini belirtti. Demirel, "Çocuk ne kadarını, ne zaman paylaşmak istiyorsa o kadarını dinlemeli ve onun hızına uyum sağlamalıyız" diyerek sabırlı bir dinleyici olmanın önemini hatırlattı.

Kahramanmaraş'ta tekstil fabrikası alev alev yandı!
Kahramanmaraş'ta tekstil fabrikası alev alev yandı!
İçeriği Görüntüle

1-58

GÜNLÜK RUTİNLERİN GÜVEN DUYGUSU ÜZERİNDEKİ ROLÜ

Psikolojik danışman Nagihan Demirel, zedelenen güven duygusunu yeniden tesis etmenin en etkili yolunun günlük yaşam alışkanlıklarını sürdürmek olduğunu açıkladı. Yemek saatleri, oyun vakitleri ve okul sorumlulukları gibi rutinlerin çocuklarda "hayat devam ediyor" algısını pekiştirdiğini ifade etti. Bu tür düzenli aktivitelerin çocukların benlik saygısını güçlendirdiğini dile getiren Demirel, sorumluluk almanın ve aktif kalmanın psikolojik toparlanma sürecini hızlandırdığını savundu. Rutinler, çocuk için dünyayı daha öngörülebilir ve güvenli kılıyor.

OKUL ALGISI VE PROFESYONEL DESTEK SÜRECİ

Yaşanan olaylar nedeniyle bazı çocukların okula karşı mesafe koyabileceğini belirten Demirel, eğitim kurumlarının güvenli yerler olduğu algısının yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyledi. Ebeveyn ve öğretmenlerin bu noktada tutarlı ve sakin bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade eden uzman, "akut stres dönemi" olarak adlandırılan ilk bir aylık sürece dikkat çekti. Bu sürede görülen tepkilerin normal kabul edildiğini ancak belirtilerin bir ayı aşması durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini önemle vurguladı.