Kahramanmaraş Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen ve eğitim camiasını yasa boğan silahlı saldırının ardından adli ve idari süreçte kritik bir aşamaya geçildi. Onikişubat Kaymakamlığı; Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı tevdi raporu, savcılık incelemeleri ve Valilik bünyesinde yürütülen ön inceleme raporlarını değerlendirerek okul müdürü C.K., müdür yardımcısı F.B. ile öğretmenler A.T. ve E.İ. hakkında adli soruşturma yürütülmesine onay verdi.
Süreç, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "terk", "suçu bildirmeme" ve "görevi kötüye kullanma" iddiaları üzerine resen başlattığı incelemelerin ardından resmiyet kazandı.
KAMERA KAYITLARI VE GARANTÖRLÜK YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Kaymakamlık tarafından alınan kararda, olay gününe ait güvenlik kamerası görüntüleri ve idarecilerin ifadeleri belirleyici oldu. Saldırı anında silah seslerini duymaları üzerine zemin kattan birinci kata yönelen okul müdürü C.K. ve müdür yardımcısı F.B.'nin, durumu fark ettikten hemen sonra binayı terk ettikleri tespit edildi.
Öğretmenlik Meslek Kanunu hükümleri uyarınca idarecilerin eğitim ortamının güvenliğini sağlama ve öğrencileri koruma konusunda birincil derecede sorumlu (garantör) oldukları vurgulandı. Kararda, yöneticilerden beklenen davranışın tehlikeye doğrudan atılmaları değil; öğrencileri güvenli alanlara çekmek, koruma altına almak ve tahliyeyi organize etmek olduğu, ancak idarecilerin bu adımlar yerine doğrudan kurum dışına çıktıkları ifade edildi. Binadan ayrıldıktan sonra 112 Acil Çağrı Merkezini aramış olmaları ise sorumluluklarını ortadan kaldırmadı.
SINIFI BÖLEKİP İZLERİ TAKİP ETMEME İDDİASI
Soruşturma izni verilen bir diğer isim olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni A.T.'nin de silah seslerini duyduktan sonra kapıyı araladığı, durumu anladığı an 5/G sınıfındaki öğrencilere yönelik herhangi bir koruyucu uyarı veya yönlendirme yapmadan zemin kata doğru koştuğu anlaşıldı. Kararda, yaşları küçük olan öğrencilerin bu tür bir tehlike karşısında öz savunma gerçekleştiremeyecekleri, öğretmenin bu davranışının Türk Ceza Kanunu'nun "terk suçu" kapsamında adli makamlarca değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
REHBERLİK SERVİSİ VE BİLDİRİM İHMALİ
Soruşturmanın rehber öğretmen E.İ. ayağında ise Çocuk Koruma Kanunu kapsamında ciddi iddialar yer alıyor. Olayı gerçekleştiren 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin şiddet eğiliminde olduğu yönündeki bilgilerin, olaydan yaklaşık iki ay önce öğrenciler tarafından rehber öğretmene iletildiği belirlendi.
Emniyet ifadesinde öğrencilerin birbirinden bağımsız şekilde aynı beyanlarda bulunması, tehlikenin önceden bilindiğini ortaya koydu. Rehber öğretmenin, olaya ilişkin duyumlara ve defalarca yürütülen rehberlik görüşmelerine rağmen Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na veya ilgili makamlara bildirimde bulunmadığı saptandı. Rehber öğretmenin bu yaklaşımının, yaşanan can kayıpları ve yaralanmalarla bağlantısının adli mercilerce araştırılması kararlaştırıldı.
MAHKEME SÜRECİ VE TANIKLIK İTİRAZLARI
Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada, hakkında soruşturma izni verilen rehber öğretmen E.İ.'nin "tanık" sıfatıyla dinlenmesine aile avukatları sert tepki gösterdi. Avukat Furkan Mehmet Cinkara, doğrudan ihmali veya sorumluluğu bulunma şüphesi taşıyan bir kişinin dosyada tanık olamayacağını vurgulayarak şüpheli sıfatıyla yargılanması talebinde bulundu. Kaymakamlığın verdiği son kararla birlikte, idari personelin yargılanmasının önü açılmış oldu.
Next




