Türk siyasi tarihine damga vuran, açık sözlülüğü ve ilkeli duruşuyla tanınan Kamer Genç, parlamento tarihindeki en renkli ve mücadeleci figürler arasında yer alıyor. Tunceli’den Ankara’ya uzanan yaşam öyküsünde hukukçu kimliğini siyasetle birleştiren Genç, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kürsüsünde dile getirdiği eleştirilerle hafızalarda tazeliğini koruyor.
KAMER GENÇ’İN EĞİTİM HAYATI VE KAMU GÖREVİ
Kamer Genç, 23 Şubat 1940 tarihinde Tunceli’nin Nazımiye ilçesine bağlı Ramazanköy’de dünyaya gözlerini açtı. Kısıtlı imkanlara sahip bir ailede yetişen Genç, eğitim hayatındaki başarısıyla dikkat çekti. Yükseköğrenimini tamamladıktan sonra kamu hukuku alanında uzmanlaştı. 1966 yılında girdiği sınavda büyük başarı göstererek Danıştay tetkik hakimi ve savcısı olarak göreve başladı. Mesleki birikimini artırmak amacıyla Fransa'nın başkenti Paris’e giden Genç, burada hukuk ve kamu yönetimi eğitimi aldı. İyi derecede Fransızca bilen hukukçu, Türkiye’ye döndüğünde devlet kademelerindeki tecrübesini siyaset sahasına taşımaya karar verdi.
SİYASİ KARİYERİ VE MİLLETVEKİLLİĞİ DÖNEMLERİ
Siyaset dünyasına adım atan Kamer Genç, toplamda yedi dönem boyunca Tunceli milletvekili olarak Meclis'te görev yaptı. Kariyeri süresince farklı siyasi partiler çatısı altında halkı temsil etti. Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) ile başlayan parlamento yolculuğu, Doğru Yol Partisi (DYP) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile devam etti. 2007 genel seçimlerinde ise bağımsız aday olarak seçmen karşısına çıktı ve sandıktan zaferle çıkarak tek başına Meclis’e girmeyi başardı. Genç, milletvekilliğinin yanı sıra 1993–1999 ve 2001–2002 yılları arasında TBMM Başkanvekilliği görevini üstlendi. Oturumları yönetirken sergilediği disiplinli ve tavizsiz tutumu, onu kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim haline getirdi.
TBMM KÜRSÜSÜNDEKİ UNUTULMAZ ÇIKIŞLARI
Kamer Genç denilince akla gelen en önemli özellik, kürsüdeki etkili hitabeti ve görsel materyallerle desteklediği protestolarıdır. Yolsuzluk iddialarına karşı sert bir muhalefet yürüten Genç, "Deniz Feneri" davasına dikkat çekmek için kürsüye fenerle çıkarak sembolik bir eylem gerçekleştirdi. Japonya Büyükelçiliği'nin resepsiyonunda Emine Erdoğan’ın konuşma yapmasına gösterdiği tepki ise o dönem diplomatik ve siyasi tartışmaları beraberinde getirdi. Siyasal İslam’a karşı laiklik vurgusunu her fırsatta dile getiren siyasetçi, hukukun üstünlüğünü ve devletin şeffaf yönetim anlayışını hayatı boyunca savundu.
KAMER GENÇ’İN VEFATI VE EBEDİ İSTİRAHATGAHI
2015 yılında pankreas kanseri teşhisi konulan Kamer Genç, bir süre boyunca bu amansız hastalıkla mücadele etti. Tedavi süreci devam ederken 22 Ocak 2016 tarihinde, 75 yaşında İstanbul’da hayata gözlerini yumdu. Vefatı siyaset dünyasında büyük bir üzüntü yaratırken, pek çok devlet adamı taziye mesajı yayımladı. Vasiyeti doğrultusunda naaşı Türk bayrağına sarıldı ve doğduğu topraklar olan Tunceli Nazımiye’deki Ramazanköy’de defnedildi. Her yıl ölüm yıl dönümünde mezarı başında ve çeşitli etkinliklerle anılan Genç, geride dürüstlük ve cesaretle anılan bir siyasi miras bıraktı.
ÖZEL YAŞAMI VE KÜLTÜREL MİRASI
Kamer Genç, 1967 yılında Sevim Genç ile hayatını birleştirdi. Bu evlilikten Seçkin ve Seçil adında iki çocuğu dünyaya geldi. Aile hayatını her zaman sade ve gözlerden uzak yaşamayı tercih eden Genç'in mücadelesini konu alan çalışmalar vefatından sonra da devam etti. Gazeteci Tansu Özcan tarafından kaleme alınan "Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam: Kamer Genç" adlı biyografi kitabı, onun siyasi ve kişisel yaşamına dair önemli detayları okuyucuya sundu. Türk siyasetinde "sözünü sakınmayan adam" olarak nitelendirilen Genç, halkın çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan yaklaşımıyla hatırlanmaya devam ediyor.




