İstanbul'un Maltepe ilçesinde yedi katlı bir binanın çökmesi sonucu iki kişi yaşamını yitirdi. Yaşanan felaketin ardından konuyu değerlendiren Türkiye Gazetesi yazarı Kubilay Gülbek, belediyelerin denetim eksikliklerine dikkat çekti. İstanbul Valisi Davut Gül binanın 1987 yapımı olduğunu açıklarken, Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen ise yapıda onaylı projeye aykırı ilave katlar bulunduğunu ve taşıyıcı sistemin zayıfladığını belirtti. Bu açıklamaları eleştiren Gülbek, belediye kayıtlarında yer alan kaçak katların neden yıkılmadığını sorgulayarak yerel yönetimlerin süreçteki ihmallerini vurguladı.

KAÇAK YAPILAŞMA VE İHBAR SÜREÇLERİNDEKİ RİSKLER

Kaçak kat ihbarlarında vatandaşların kimlik bilgilerinin istenmesi ve bu bilgilerin risk oluşturması, denetim mekanizmalarındaki aksaklıkları gözler önüne seriyor. Gülbek, bazı belediyelerin ihbarda bulunan kişilerin bilgilerini yapıyı inşa eden taraflarla paylaştığını öne sürdü. Belediyelerin zabıta ve fen işleri ekipleriyle sahada aktif denetim yapması gerektiğini belirten uzmanlar, vatandaşların fişlenme korkusu yaşamadan ihbarda bulunabilmesinin yolunun açılması gerektiğini savunuyor. Denetimlerin yetersiz kalması, kaçak yapıların şehir genelinde artmasına zemin hazırlıyor.

Hakan Fidan'dan Mekke Anlaşması ve Karadeniz Açıklaması
Hakan Fidan'dan Mekke Anlaşması ve Karadeniz Açıklaması
İçeriği Görüntüle

KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YENİ YAPILARIN DENETİMİ

Kentsel dönüşüm kapsamında inşa edilen yeni binaların güvenilirliği de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Geçmişte yaşanan olaylar, yeni binaların da her zaman güvenli olmadığını ve denetim süreçlerinde ciddi boşluklar bulunduğunu gösteriyor. İnşaatlarda kullanılan beton kalitesinin ve malzeme standartlarının yeterince denetlenmediğini belirten Gülbek, müteahhitlik ve ihale süreçlerinin bağımsız kurumlarca yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor. Mevcut denetim eksikliği giderilmediği sürece, kentsel dönüşüm projelerinin hedeflenen güvenliği sağlaması güçleşiyor.

BARINMA SORUNU VE OLASI DEPREM TEHLİKESİ

İstanbul'da olası büyük deprem beklentisi sürerken, riskli yapı stoku ve kentsel dönüşüm sürecindeki ekonomik zorluklar vatandaşları kara düşündürüyor. Devlet tarafından sağlanan kira yardımlarının piyasa koşullarının gerisinde kalması, evlerini yenilemek isteyen dar gelirli vatandaşları çıkmaza sokuyor. Beş milyondan fazla riskli konutun bulunduğu Türkiye'de, hem yapı denetimlerinin sıkılaştırılması hem de kentsel dönüşüm sürecindeki finansal desteklerin artırılması hayati önem taşıyor.