Tarihçi, araştırmacı ve yazar Mustafa Akpınar, Türkiye’deki cemaat ve tarikat yapılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bu yapıların devlet ve toplum açısından yakından ele alınması gerektiğini savunan Akpınar, özellikle suça karıştığını öne sürdüğü oluşumlarla ilgili hukuki süreçlerin işletilmesi gerektiğini belirtti.
Akpınar, geçmişte FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştirdiğini hatırlatarak, bu sürecin cemaat yapılanmaları konusunda devlet açısından önemli bir güvenlik başlığı ortaya çıkardığını ifade etti. Türkiye’nin benzer yapıların faaliyetlerini kapsamlı biçimde incelemesi gerektiğini savunan Akpınar, suç isnadı bulunan kişiler hakkında hukuki inceleme yapılmasının önemine dikkat çekti.
SÜLEYMANCILARLA İLGİLİ İDDİALARI GÜNDEME GETİRDİ
Akpınar, kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapı hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Yapının Alihan Kuriş’in liderliği döneminde devlet aleyhine faaliyet gösterdiğini ileri süren Akpınar, kara para aklama, suç örgütü oluşturma ve vergi kaçırma gibi iddialar kapsamında gözaltı ve tutuklamalar gerçekleştirildiğini söyledi.
Ahmet Arif Denizolgun’un mezarının suikast iddiası kapsamında yeniden açıldığını belirten Akpınar, Alihan Kuriş’in yurt dışındaki temaslarının da araştırılması gerektiğini savundu. Kuriş’in Almanya’daki faaliyetleri üzerinden BND ile bağlantısı bulunduğu yönündeki sorunun araştırılması gerektiğini dile getiren Akpınar, bu konuda kesin bir hüküm vermek yerine devletin kapsamlı inceleme yürütmesi gerektiğini ifade etti.
Akpınar ayrıca, cemaat veya benzeri yapılarda bulunan ve herhangi bir suçu olmayan vatandaşların endişe etmemesi gerektiğini belirterek devletin bu süreçte dikkatli hareket etmesi gerektiğini söyledi.
FURKAN VAKFI HAKKINDA DA DEĞERLENDİRME
Mustafa Akpınar, Furkan Vakfı Başkanı Alparslan Kuytul hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Kuytul’un vakfına yönelik operasyon ve tutuklama sürecine değinen Akpınar, yapı hakkında devlet aleyhine faaliyet yürütüldüğü yönünde kendi görüşlerini dile getirdi.
Kuytul’un İran adına ajanlık faaliyeti yürütüp yürütmediğinin araştırılması gerektiğini savunan Akpınar, bu konuda devletin kapsamlı bir inceleme yapması gerektiğini söyledi. Evinde gerçekleştirilen aramalarda delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmelere de değinen Akpınar, buna rağmen yapı hakkındaki iddiaların araştırılması gerektiğini ifade etti.
GENÇLERİN CEMAAT YAPILARINDAN UZAK TUTULMASINI İSTEDİ
Cemaat ve tarikatların gençler üzerindeki etkisine de değinen Akpınar, özellikle çocukların küçük yaşlardan itibaren bu yapıların etkisi altında kalmaması gerektiğini savundu.
Akpınar, devlet aleyhine faaliyet yürüttüğünü düşündüğü yapıların yöneticilerinin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini belirtti. FETÖ, Süleymancılar ve Furkan Vakfı gibi farklı yapıları değerlendiren Akpınar, bu oluşumların toplumdaki birlik ve beraberliği olumsuz etkileyebileceğini öne sürdü.
Bu yapıların gelir kaynaklarının incelenmesi ve suçla bağlantısı tespit edilen durumlarda hukuki süreçlerin uygulanması gerektiğini ifade eden Akpınar, vatandaşların dini konularda Diyanet İşleri Başkanlığı gibi devlet kurumlarına yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
DİNİ EĞİTİM İÇİN DİYANET VE MEB ÖNERİSİ
Akpınar, çocukların dini eğitiminin ilkokuldan itibaren verilmesi gerektiğini savundu. Bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığının koordineli çalışmasını öneren Akpınar, çocuklarla dini bilgi arasında cemaat ve tarikatların aracılık etmemesi gerektiğini ifade etti.
Cemaat yapılarının temelinde menfaat ve çıkar ilişkilerinin bulunduğunu ileri süren Akpınar, bazı yapıların yöneticilerinin sahip oldukları imkânları kendi aileleri ve yakınları için kullandığını iddia etti.
Gençlerin küçük yaşlardan itibaren bu yapıların etkisinden korunması gerektiğini belirten Akpınar, ailelere de çocuklarının eğitim ve sosyal çevresi konusunda dikkatli olmaları çağrısında bulundu.
“ALLAH İLE KUL ARASINA İKİNCİ BİR KİŞİ GİREMEZ”
Değerlendirmesinin sonunda İslam’ın Kur’an, sünnet ve hadis temelinde şekillendiğini belirten Akpınar, Allah ile kul arasına başka bir kişinin girmemesi gerektiği yönündeki görüşünü dile getirdi.
Cemaat ve tarikat meselesinin artık milli güvenlik açısından ele alınması gerektiğini savunan Akpınar, vatandaşların iyi niyetlerinin suistimal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Akpınar, değerlendirmesinde İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Emniyet teşkilatı ve Jandarma teşkilatına yönelik teşekkürlerini de iletti.
Next




