Ankara’nın Etimesgut ilçesinde 22 Ağustos 1958 tarihinde doğan Necdet Adalı, gençlik yıllarında sol görüşlü siyasi hareketler içerisinde aktif rol aldı. Adalı, 10 Temmuz 1977 tarihinde Ankara'nın İsmetpaşa semtinde bir kahvehaneye düzenlenen ve iki kişinin yaşamını yitirdiği silahlı baskınla ilgili adli süreç sonucunda gündeme geldi. Türkiye'nin siyasi tarihinde derin izler bırakan isim, 12 Eylül Askerî Darbesi sonrasında cezası infaz edilen mahkûmlar arasında yer alıyor.

İSMETPAŞA KAHVEHANE BASKINI VE YARGILAMA SÜRECİ

Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi Askerî Savcılığı, 14 Ağustos 1979 tarihinde hazırladığı iddianamede Necdet Adalı ve beraberindeki üç sanık için ölüm cezası talep etti. Savcılık, sanıkların olay günü sağ görüşlü Mehmet Ali Gözleme ile Sıtkı Aydın’ın ölümüne ve Dursun Gümüş’ün ağır yaralanmasına yol açtıklarını belirtti.

Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askerî Mahkemesi, 2 Ekim 1979 tarihinde davayı karara bağladı. Mahkeme heyeti; Necdet Adalı ve Kemal Ergin’i doğrudan idam cezasına çarptırdı. Aynı dosyada yargılanan iki sanık 10’ar yıl ağır hapis cezası alırken, diğer iki sanık ise delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etti. Kararın açıklanmasının ardından sanıklar mahkeme salonunda siyasi sloganlar attı.

MAHKEMENİN OLAYA İLİŞKİN TESPİTLERİ VE BULGULAR

Mahkeme kararında yer alan detaylara göre Necdet Adalı, Kemal Ergin ve Seyfettin Cem, 10 Temmuz 1977 günü bindikleri bir taksiyi silah zoruyla gasp ederek olayın gerçekleştiği kahvehaneye ulaştı. Sanıklardan Ali Demirel’in kahvehaneye girerek hedef aldıkları kişilerin içeride bulunduğunu bildirmesi üzerine Necdet Adalı, Kemal Ergin ve Arslan Törer mekâna girerek ateş açtı.

Soruşturma sürecinde sanıkların ortak kullandığı evde arama gerçekleştiren güvenlik güçleri, çok sayıda silah ve patlayıcı madde ele geçirdi. Yargılama makamı; Adalı, Ergin ve Törer’in öldürme eylemine doğrudan katıldığını, diğer sanıkların ise gasp ve yardım fiillerini işlediğini hükme bağladı.

İDAM KARARININ ONAYLANMASI VE İNFAZ SÜRECİ

Askerî Yargıtay 2. Dairesi, Necdet Adalı hakkında verilen ölüm cezasını 16 Temmuz 1980 tarihinde onadı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı, hazırlanan infaz dosyasını 26 Temmuz 1980’de Başbakanlık üzerinden Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına iletti. Adalı’nın avukatları 3 Ağustos 1980 tarihinde kararın Askerî Yargıtay Daireler Kurulunda yeniden ele alınması için başvuruda bulundu.

Ancak 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi sürecin seyrini değiştirdi. Kenan Evren başkanlığındaki Millî Güvenlik Konseyi, 6 Ekim 1980 tarihinde toplanarak Necdet Adalı’nın da aralarında yer aldığı mahkûmların infaz kararlarını onayladı. Adalı, 7 Ekim 1980 günü sabaha karşı Altındağ'da idam edildi. Aynı gün sağ görüşlü Mustafa Pehlivanoğlu’nun da cezası infaz edildi ve her iki isim 12 Eylül döneminin ilk idam edilen mahkûmları olarak kayıtlara geçti.

IPHONE DUO TÜRKİYE FİYATI BELLİ OLDU: ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
IPHONE DUO TÜRKİYE FİYATI BELLİ OLDU: ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
İçeriği Görüntüle

YILLAR SONRA GELEN HUKUKİ DEĞERLENDİRMELER

Necdet Adalı'nın infazının ardından geçen yıllarda, davanın hâkimleri süreç hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Dönemin Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi Ali Fahir Kayacan, sonraki süreçte yakalanan diğer sanıkların ifadelerinin de Adalı'nın eyleme katıldığını doğruladığını savundu.

Karar aşamasında görev alan emekli albay hâkim Hamdi Sevinç ise hükmün darbe öncesinde kesinleştiğini, fakat infaz onayının TBMM veya Kurucu Meclis kurulana kadar ertelenmesi gerektiği yönünde Sıkıyönetim Komutanlığına resmi yazı yazdığını açıkladı. Sevinç, bu tutumu sebebiyle Kenan Evren’in talimatıyla hakkında soruşturma açıldığını ifade etti. Necdet Adalı davası, 12 Eylül askerî idaresinin adli uygulamaları ve infaz kararları kapsamında günümüzde de tartışılan konular arasında bulunuyor.