1850'li yıllarda Avrupa türlerini Kuzey Amerika iklimine uyarlama projeleri kapsamında New York kentine getirilen ev serçelerinin kıta genelindeki yayılımı bilim dünyasının odağında yer alıyor. Biological Invasions dergisinde yayımlanan son araştırmalar, 1851 yılında Brooklyn bölgesinde gerçekleştirilen ilk başarılı salımın sanılanın aksine yalnızca 16 kuştan oluştuğunu ortaya koyuyor. Biyolojide çok az sayıda bireyle yeni bir popülasyonun başlamasını ifade eden kurucu etkisi, ev serçesi örneğinde beklenenin aksine yavaşlama yaratmıyor ve hızlı bir nüfus patlamasının önünü açıyor. Sınırlı bir genetik çeşitlilikle yola çıkan bu kuşlar; yüksek üreme kapasiteleri, geniş beslenme tercihleri ve insan yapımı yapılara kolay uyum sağlama yetenekleri sayesinde kısa süre içinde çoğalıyor. Tırtıllarla mücadele amacıyla getirilen tür; tohum, tahıl ve gıda atıklarıyla da beslenerek farklı çevre koşullarına rahatlıkla uyum sağlıyor.

TPAO Kerkük Petrol Sahasına Yüzde 15 Hissiyle Ortak Oldu
TPAO Kerkük Petrol Sahasına Yüzde 15 Hissiyle Ortak Oldu
İçeriği Görüntüle

KUZEY AMİKA GENELİNDE HIZLI YAYILIM VE COĞRAFİ DAĞILIM

Brooklyn'deki ilk salımın ardından 1870'li yıllarda San Francisco ve Salt Lake City şehirlerinde yapılan ek müdahaleler, türün kıtanın batı kesimlerine doğru ilerleyişini hızlandırıyor. 1900 yılına gelindiğinde ev serçeleri Kayalık Dağlar sınırına ulaşıyor. Günümüzde Alaska ve Kanada'nın aşırı kuzey kesimleri dışarıda bırakıldığında, Kuzey Amerika'nın neredeyse tamamında kentsel ve kırsal alanların baskın unsuru haline geliyor. Yapılan araştırmalar, farklı coğrafyalara yayılan popülasyonlar arasında zamanla vücut büyüklüğü ve tüy yapısı bakımından belirgin genetik varyasyonların geliştiğini gösteriyor.

YERLİ TÜRLER ÜZERİNDEKİ EKOLOJİK BASKI VE TEHDİTLER

Amerikan Kuş Koruma Kurumu (American Bird Conservancy), biyolojik mücadele amacıyla başlatılan bu sürecin zaman içinde ciddi bir istilacı tür yönetimi sorununa dönüştüğünü bildiriyor. Agresif yuva yeri rekabetiyle bilinen ev serçeleri, Doğu Mavi Kuşu gibi bölgenin yerli kuş türlerini yuvalarından uzaklaştırıyor ve üreme alanları için yaşanan çatışmalarda yerli popülasyona zarar veriyor. İnsan yerleşimleri, binalar ve tarım alanlarıyla kurduğu güçlü bağ sayesinde küresel ölçekte en yaygın kuş türlerinden biri konumuna yükselen ev serçesi, kontrolsüz tür transferlerinin doğurabileceği uzun vadeli ekolojik sonuçlar açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.