Türkiye 29 Mart'ta Urfa'yı konuşacak

Türkiye 29 Mart'ta Urfa'yı konuşacak

Bazı valilerin nasıl 'partizanlık’ yaptığına, SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’u izlerken, Doğu ve Güneydoğu gezisinde tanık olduk.

’AKP il başkanı’ gibi davranan, muhalefetin mitinglerini AKP’li Belediye Başkanı’nın odasından izleyen, milletvekillerinden talimat alan valileri gördük.

Türkiye 29 Mart’a, kurallara uygun sürdürülen seçim kampanyası ile gitmiyor.

AKP’nin ardında devlet gücü de var, büyük paralar da.

Şanlıurfa’da AKP ile 30 Mart’ta SP’ye geçeceğini şimdiden açıklayan bağımsız aday Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba arasındaki çekişme dikkatle izlenmesi gereken bir durum.

SP’nin desteklediğini açıkladığı Fakıbaba, Pazar günü bazı açılışlar yapmak üzere SP Lideri Kurtulmuş’u davet etmiş. Ancak Emniyet Müdürlüğü, "mitinge dönüşür" endişesiyle açılış yapmalarına izin vermemiş Fakıbaba’ya adaylığından sonra inanılmaz baskılar başlamış...

Bazı beledeyi görevlileri ve yerel gazeteciler; Şanlıurfa Valisi Yusuf Savaşcan hakkında çok şeyler anlattılar.

Fakıbaba yanlılarına göre, "Vali, AKP İl Başkanı gibi davranıyor."

'VALİ BENİ İZLETİYOR’

Vali, AKP’nin aday belirleme ile ilgili ’eğilim yoklaması’na gitmiş. Eleştiriler üzerine "Güvenlik önlemlerini izlemek üzere gittim" demiş.

Fakıbaba, "Vali beni adım adım izletiyor; ben casus değilim" diye açıklama yapmış. (Bu konuda Mülkiye müfettişlerinin soruşturmasından hálá sonuç çıkmamış.) Fakıbaba’nın seçim afişleri bile Vali’nin makam arabasıyla geçtiği yerlerden sonra gelen ekipler tarafından indiriliyormuş. Bazı yollar kesilerek mitinge gelenler engellenmiş; gazeteciler platformdan uzak tutulmaya çalışılmış. Bazı semtlerde elektrik kesilerek yerel TV’lerden mitingin izlenmesi engellenmiş.

Fakıbaba, "AKP ne yaparsa yapsın oyunları ters tepecek. 29 Mart akşamı demokrasi rüzgárı yayılacak, bütün Türkiye, göreceksiniz Urfa’yı konuşacak" diyor.

FAKİR BABASI

Dr. Fakıbaba, aslen Birecikli. Urfa SSK Hastanesi’nde uzun yıllar başhekimlik yapmış. 1991’de ANAP’tan milletvekili adayı olmuş, kazanamamış. 2004’te, milletvekili Sabahattin Cevheri’nin önerisiyle AKP’den belediye başkanı seçilmiş. Aşiret mensubu mu? "Ben, eşim, oğlum ve iki kızımdan başka Fakıbaba soyadlı kimse yok Urfa’da" diyor. Belediye başkanlığı süresinde iki evini ve muayenehanesini satarak çocuklarını okutmuş. Sabah namazını bir başka camide kılıp işe başlıyor, gece yarısına kadar çalışıyormuş. 5 yıl süresince pazar izni bile yapmamış. Belediyenin açtığı dört ’Çorbaevi’nde her sabah binlerce kişi karnını doyuruyormuş.

Neden ceketli protesto

MİTİNG meydanında duyduğumuz "Başbakan istifa, vekiller (7’ler) istifa" sloganının perde arkasını anlatırsak, Urfa’da sık sık görülen ceketli protestonun nedeni de anlaşılabilir.

Urfalılar, AKP’nin 2007’de gösterdiği milletvekili aday listesine aşiretlerin ileri gelenleri çok diye tepki göstermiş... Bazı isimler elenmiş ama, AKP, biraz da Fakıbaba’nın gücüyle tüm vekillikleri (9) kazanmış... Kırsalda % 60, merkezde % 75 oy çıkmış... Söylendiğine göre, Fakıbaba, daha sonra vekillerin ’partizanca’ isteklerine yüz vermemiş. Yerel seçimler gelince de Cenap Gürpınar ile Müfit Yetkin dışında 7 vekil, Fakıbaba’nın adaylığına karşı çıkmışlar. Başbakan önce olmaz demiş ama yine de 7 vekili ’kırmamış’, eğitimci Mehmet Oymak aday gösterilmiş... O günlerde 7 vekilin, Fakıbaba’yı küçümseyip, "Ceketi aday koysak kazanırız" dediği kulaktan kulağa yayılmış. Fakıbaba adaylık için, önce SP’ye girmiş, ama YSK’dan bir ’arıza’ çıkmasın diye ’bağımsız’ dilekçesi vermiş. 30 Mart’ta SP’ye geçeceğini şimdiden açıklıyor...

Erdoğan önceki hafta geldiği Urfa’da balkonlara asılan, miting alanında havaya kaldırılan ceketlerle protesto edilmesinin ardında da işte bu "ceket" hikáyesi vardı. Önceki günkü mitingde de ceketli protesto sürdü. Numan Kurtulmuş, bu protostoya karşılık "Cekete oy istenecek değil, adama oy istenecektir" diye ceketlerini çıkartanları uyarıyordu.

Kurtulmuş’un "Güneş yeniden doğudan doğuyor..." ve Fakıbaba’nın "Bu seçim Güneydoğu’nun önünü açacak" sözlerine dikkat diyoruz...

Bekaroğlu: Haklılığımı görecekler

SHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Prof. Mehmet Bekaroğlu, Ergenekon davasının seçimler öncesinde siyasi bir araç haline gelebileceğini söylemişti.

Muhafazakar basından bazı isimler bunu eleştirdi, çıkışlarının anlaşılmadığını söyledi.

Nuray Mert dünkü yazısında ise ’ikiyüzlülük’ ve ’insaf’ diyerek Bekaroğlu’na destek verdi ve

"AKP çevresi kendine yakın veya uzak hiçbir kesimin, hiçbir kimsenin en ufak itirazına, eleştirisine tahammüllü değil" dedi. Bazı yazarlara akıl ve izan gerekiyor.

Onların değil bizim suyumuz

TMMOB Su Çalışma Grupu, dün başlayan Dünya Forumu için yayınladığı bildiride, uluslararası şirketlerin oluşturdukları kurumlar aracılığıyla, sağlıklı suya erişimin suyun ticari meta haline getirilmesiyle mümkün olacağı söylemleriyle, su hizmetlerinin özelleştirilmesi için çalıştıklarını söyledi. Bu anlayışların DB, IMF ve BM aracılığıyla kurdukları Dünya Su Konseyi’ni kurarak kendilerine kurumsal bir yapı oluşturmak istediklerini belirtilerek şöyle denildi:

"Bu nedenle de ’onların’ Dünya Su Forumuna karşı ’bizim’ Su Forumumuzu gerçekleştirmek için her türlü çabayı gösteriyoruz."

Su Vakfı ve TEMA niye bu toplantılarına tepki bildirileri dışında niye katılmıyorlar acaba?

GÜNÜN SÖZÜ

"Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgárdan yardım gelmez."
(Montaigne)

Yalçın Bayer
Hürriyet

Güncelleme Tarihi: 17 Mart 2009, 07:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner66

banner67