Kahramanmaraş Toprak Koruma Kurulu’nun (TKK) 2 Aralık’taki toplantısında KİPAŞ Holding Yönetim Kurulu Başkanı işadamı M. Hanefi Öksüz’ün Kılılı Belediyesi’ne yaptığı ve Osmaniye karayolunun iki tarafında yer alan toplam 800 dönümlük birinci sınıf tarım arazisinin vasfının değiştirilerek ticari alan şeklinde imara açılması yönündeki talebini 3’e karşı 6 oyla ‘red’ etmesinin yankıları günlerdir sürüyor.

Kurul’un bu önemli kararı hakkındaki haber ve yazıların basın-yayın organlarında yayımlanması ile Kahramanmaraş kamuoyu da konudan haberdar olurken, kamuoyunun bir bölümü alınan kararı Kahramanmaraş ve geleceğin ‘stratejik sektörü’ olarak nitelendirilen tarım açısından ‘olumlu’ buluyor.

İşadamı Öksüz kanadı ile iş dünyası temsilcileri ise karara kendilerince haklı olarak büyük tepki göstermeyi sürdürüyor.

Bazı kesimler de ‘yatırım ve istihdam’ın engellendiğinden dem vurarak, TKK üyelerini adeta topa tutuyor. Gelinen noktada TKK üyeleri nerede ise vatan haini olarak ilan edilecek ve Kıbrıs Meydanı’nda idam edilecek.

Şu ana kadar da ortaya atılan iddia ve görüşlere TKK adına ne Kurul Başkanı Sayın Vali’den ne de Kurul üyesi olan 657 sayılı Devlet Memuru Kanunu’na tabi insanlardan cevap gelince iş yine bizlere düştü.

İsterseniz bu yazımızda ‘soyut’ kavramları ve ‘beylik’ lafları terk ederek; bilimsel verilerin ışığında analiz ve değerlendirme yapalım:

SÖZ KONUSU YERİN ÖZELLİKLERİ:

Tarımsal Etüt Değerlendirme


Arazinin Vasfı: Mutlak Tarım Arazisi (1. sınıf)

Arazinin Özellikleri: Sulu..Her türlü tarımın yapılabileceği yılda 2 kez ürün alınabilen Kılılı Sulama Koop. Sulama alanı içerisinde.. (Kuyular DSİ tarafından açılmıştır.)

90-120 cm toprak derinliğine sahip (en iyi toprak derinliği )

Yüzde 0-1 eğime sahip taban arazi.

Kahramanmaraş’ın tarım yapılabilir topraklarının sadece % 8’i bu özelliklere sahiptir.

İDDİA 1 : Kılılı Belde Belediye Başkanı Sn. Mehmet Bezirci; “Söz konusu parsellerin yan taraflarının tamamı fabrikalarla doludur” diyor.

AÇIKLAMA: Söz konusu iddia tamamen yanlıdır şöyle ki; söz konusu arazi yolun iki tarafındadır. Mevzu bahis olan diğer işletmelerin yoldan 120 mt. derinliği bulunurken burada söz konusu yerlerde 550 mt. ve 800 mt. derinlikte izin istenmektedir.

İDDİA 2 : Kılılı Belediye Başkanı “Burada zaten sera yapılacak” diyor. (Kaynak: Yerel Basın)

AÇIKLAMA: Söz konusu yere yapılacağı iddia edilen geri dönüşümlü kağıt fabrikasının oturum alanı 100-120 dekarı geçmeyecektir. (Örnek; Kahramanmaraş Kağıt Sanayi ) Toprak Koruma Kurulu’ndan talep miktarı ise 829 dekardır.

GERİYE KALAN BÖLÜMDE SERA YAPIMI İÇİN BİR TOPRAK KURULU İZNİNE GEREK YOKTUR. KALDI Kİ SERA TARIMSAL BİR FAALİYETTİR.

İDDİA 3: Toprak Kurulu imarlı yerlere de yasaklama getirmiştir. 'Hatalı karar' söylemleri yer almıştır. (Kaynak: Manşet Gazetesi’nde yer alan Kılılı Belediye Başkanının Açıklamasından)

AÇIKLAMA: Toprak Koruma Kurulu, söz konusu belediyeden gelen talep yazısına göre işlem yapar.

Belediyeden parsel numaralarına göre ek imar talebi gelmiştir.

Burada bir yanlışlık varsa bu belediyenin yanlış talebinden gelmiştir. Bu yanlışlığın kuruldan ‘red’ çıkmasından sonra belediye tarafından ortaya atılması da kafaları karıştırmaktadır.

İDDİA 4: Verimsiz araziler DSİ sulama sahasında yoktur. “Dönüme 300 kğ buğday alınan araziler” iddiası bulunmaktadır (Kaynak: Basından )

AÇIKLAMA: Yukarıda özellikleri sayılan topraklar tarım için özel arazilerdir. Yılda 2 defa ürün alınan arazi olup her türlü tarım yapılabilmektedir. Halk dili ile taban arazidir.

Kahramanmaraş’ın tarım yapılabilir topraklarının % 7-8 i bu özellikleri taşır. Söz konusu alan Kılılı Sulama Kooperatifi sulama sahasında olup, kuyular DSİ tarafından açılmıştır.

Eğer Kurul imar planına ‘evet’ demeden ve bu karar bakanlık tarafından onaylanmadan sulama sahasından çıkarılması planlı bir durumun olduğunun göstergesi değil midir?

İDDİA 5: “Bu izin herkese verildi (otogar, Atatürk Parkı, Ülker vb. ) KİPAŞ’a verilmedi” iddiası. “Ülker’e var bize yok mu” sözleri. (Kaynak: Kimlik gazetesi)

AÇIKLAMA: Bahsi geçen söz konusu yerlerin geçmişi Toprak Koruma Kanunu (Yıl: 2005) çıkmadan dolayısıyla Toprak Koruma Kurulları (Yıl: 2006) kurulmadan önce imar planına alınmış yerlerdir. Ayrıca kurul gelen talepleri kişilere göre değil kurumsal olarak değerlendirmeye almak durumundadır. Ülker tesislerinin tapu kayıtları Kılılı beldesi imar planında bulunmakta, tapu kaydında ‘vasfı arsa’ gözükmektedir. Bu konuda yapılan önceki yıllara dayalı birçok kötü örneğin hepsinin kurula mal edilmesi doğru bir yaklaşım mıdır?

İDDİA 6: Alternatif alan tartışması..

AÇIKLAMA: Talebi yapan Kılılı beldesi Belediye Başkanlığı, talep gerekçelerini ortaya koyamamıştır. Yerleşim alanlarında ek imar talepleri konut, yaşam alanları sanayi alanları vb. gerekçeleri ile ortaya çıkar Kılılı Belediyesi’nin talep yazısında tatmin edici hiçbir gerekçe bulunmamakla beraber kişisel talepler olduğu barizdir. Söz konusu yatırımcının Kahramanmaraş OSB veya Türkoğlu OSB’de arsasının olup olmadığı araştırılmış mıdır? Komşu illerimiz 4. 5. organize sanayilerini tamamlarken bizim yatırımcımızın veya ilgili kurum ve kuruluşlarımızın bu konuda hiçbir çaba sarf etmedikleri ya da sonuç alamadıkları aşikârdır.

Durum böyle iken kurul üyelerini yatırım düşmanı göstermek doğru mudur?

Vicdanlarda bunun hesabı nasıl verilecektir? Uzun vadede Kahramanmaraş için çok önemli bir karardır. Tarım topraklarını kolay yoldan amacı dışında kullanımının önüne geçme açısından tarihi bir karardır.

İDDİA 7: “Konu TBMM’ne ne götürülsün, yanlış burada düzeltilsin? (Kaynak: KMESOB Başkanı S. Ahmet Kuybu’nun basında yer alan açıklamasından)

AÇIKLAMA : Tarım topraklarının amacı dışında kullanılmasını önlemek için TBMM tarafından çıkarılan ve bu konuda kurulu yetkilendiren meclisimize “bu konuyu götürelim” demek abesle iştigal olsa gerek.. Bunun gerekliliğini hisseden meclisimiz bu kanunu çıkarmıştır. Bu açıklamanın sistemli olarak kamuoyunu yanıltma girişiminin bir parçası olduğu açıktır.

İDDİA 8: Kasıt ve haset iddiası (Kaynak: Kılılı Belediye Başkanı.. Manşet Gazetesinden)

AÇIKLAMA: Kurul üyelerinin hiçbirinin ne bir ticari faaliyeti (Ticaret Borsası Başkanı Mahmut ARIKAN hariç; o da ‘evet’ vermiştir ) ne de söz konusu belediye ile bir bağı bulunmaktadır.

Tarım topraklarını korumaktan ve yanlış gidişe ‘dur’ demekten başka ne amacı olabilir; aksini düşünmek kötü niyet ve kamuoyunu yanlış yönlendirme amacından başka bir şey değildir.

SÖZ KONUSU BELEDİYE BAŞKANI ÖNCEKİ YILLARDA DA KILILI BELDESİNE AİT MERA ALANLARINI AMACI DIŞINDA KULLANARAK BELEDİYE SOSYAL TESİS VE HAVUZ V.B. TESİSLERİNİ KORUMAKLA YÜKÜMLÜ OLDUĞUMUZ MERA ALANLARINA YAPMIŞTIR.

KURUL ÜYELERİNİN BUNA ‘EVET’ DEMESİ ARAZİSİNİ İMARA AÇMAK İSTEYEN BİR ÇOK İNSANI HAREKETE GEÇİRMEYECEK MİDİR ?

BU DA TOPRAK KORUMA KURULU'NUN GÜVENİRLİĞİNİN SONA ERMESİNİN YANINDA KURULU SADECE TARIM ALANLARININ AMACI DIŞINDA KULLANIMINI MEŞRULAŞTIRAN NOTER GÖREVİ GÖREN BİR KURUL HALİNE GETİRMEYECEK MİDİR?

GENEL BİLGİLER

Tarımda rakamsal değerler;


Türkiye 1980’li yıllara kadar tarımsal üretimde kendine yeten dünyada 7 ülkeden biri olmakla övünen bir ülke konumundaydı. Bugün 2010 ve aradan geçen sadece 30 sene içinde tarım ithalatçısı bir ülke durumuna geldi. 2010 Mayıs dönemi için TÜİK tarafından açıklanan verilerine göre sadece 3 üründe kendimize yetebiliyoruz. Bunlar; patates, şeker pancarı ve nohut. 1980’li yılların başında Türkiye’nin tarım ürünleri konusunda yaptığı ihracat 2 milyar dolar ve ithalat ise 50 milyon dolar civarındaydı. Aradan sadece 30 yıl geçti.

2009 yılı rakamları ise; ihracat rakamı 4,3 milyar dolar iken ithalat rakamı 4,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yani 30 yıllık sürede tarım ürünleri ihracatı sadece 2 katı artarken, ithalat ise tam 90 katına çıktı.

Tarım alanlarımız 20 yılda 26,6 milyon hektardan 24,3 milyon hektara düşmüştür yani 2 milyon hektar tarım alanı ya işlenmiyor ya da amacı dışında kullanılıyor. Buğday ekim alanı 9,3 milyon hektardan 8,1 hektara düşmüştür. Bunun en büyük nedenlerinden biri Tarım arazilerinin amacı dışında kulanı mıdır?

AFRİKALILARIN TOPRAKLARI

Zengin ülkelerin ve yatırım fonlarının bir numaralı hedefi Afrika. FAO’nun 5 ülkede (Etyopya, Madagaskar, Mali, Mozambik, Sudan) yaptığı bir araştırmaya göre, yabancılar bu bölgede, 1 milyar dolar yatırımla, 2,5 milyon hektar tarım arazisi satın aldılar veya 99 yıllığına kiraladılar. Sadece Sudan’da 6 farklı ülkeden yatırımcı tarım arazisi sahibi oldu. 690.000 hektarla Güney Kore, 400.000 hektarla Birleşik Arap Emirlikleri başta. Bu arazilerde hâlihazırda mısır, buğday, patates ve sebze ekili.

Meraların ve Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılması nedeniyle ülkemizde de baş gösteren gıda krizleri (et krizi, buğday krizi, pirinç krizleri )

Dünyada gıda gemilerine saldırı haberleri varken,

Dünyada maalesef 800 milyonu aşkın kimse açlıkla boğuşurken her yıl açlıktan 11 milyon dünya çocuğu ölmekte iken,

Tarım sektörü stratejik önem taşımakta ve bu nedenle de ulusal bağımsızlığı belirleyen sektörün başında gelmektedir.

SON IRMAK KURUDUĞUNDA, SON AĞAÇ YOK OLDUĞUNDA, SON BALIK ÖLDÜĞÜNDE; BEYAZ ADAM PARANIN YENMEYEN BİR ŞEY OLDUĞUNU ANLAYACAK.

Toprağımız, suyumuz, çevremiz, doğamız, rant (getirim) aracı değil, geleceğe devretmekle sorumlu olduğumuz varlıklarımızdır.

SON SÖZ: Bugünün teknolojisi ile hangi fabrikada ‘toprak’ üretilebilir ki…

Selam ve saygılarla….


EDİTÖR