Şehrimizin gündemi o kadar yoğun ki bir hafta içinde bir konu bitmeden diğer bir konu gündeme geliyor…

Tepkisiz ve ilgisiz bir şehir halkı olarak bizi, çocuklarımızı ve geleceğimizi ilgilendiren bu konular unutulup gidiyor…

Bizim gibi birtakım Donkişotların mücadelesi ise; 'doğruyu anlatıp yanlıştan uzak tutmak’…

Gerçi Belediye Başkanı Mustafa Poyraz, Kılavuzlu Parkı'na yel değirmeni yaptırmıştı ama....

Geçen haftanın en önemli konusu “Kahramanmaraş’ın toprağıyla’’ ilgiliydi…

Toprak Koruma Kurulu kararı…

2005’de çıkan yasa ile yörelerin ekilebilir toprakları korunmaya çalışılmış. Yerinde bir yasa…

Kurulun her bölümünde Valinin inisiyatifi var. Kurul üyelerinin hemen hepsini ya seçiyor ya da etkileyebilecek pozisyonda…

Kahramanmaraş Toprak Koruma Kurulu geçen hafta toplanmış ve bir sermaye sahibinin 600 ve 200 dönümlük tarım arazisine, fabrika kurma talebinin yanlış olduğuna karar vermiş…

Hem de kararı 3’e karşılık 6 oyla almış…

Sen misin bu kararı alan…

Ak Parti yöneticileri ile görüşmeler (il başkanı, vekiller, vb…), Vali’ye kararı değiştirme hamle ve telkinleri, yerel basında ‘olay gündeme getirilmesin’ talepleri, hatta karşı yazı yazılması istekleri…

Uzayıp giden istekler.

Neymiş; “vay efendim şehrin istihdamı engelleniyor”muş…

Amaç sadece istihdamsa eğer, niye okutuyoruz çocuklarımızı ki?

Hemen açılan fabrikalara işçi olarak girsinler…

O kadar masraf niye?

Beyler artık demokratik ve gelişmiş ülkeler ligine doğru ilerliyoruz…

Anlayın artık bu ülkede kafalar değişiyor…

Toplum bilgi ve iletişim çağında sizden daha hızlı bilgileniyor…

Talep ve yorumlarınıza gülünüyor artık.

Sevgili siyasetçiler ve vekiller…

Bırakın Başbakan’ın arkasına saklanarak siyaset yapmayı.

Bir keresinde de şu şehrin geleceği için doğru kararların arkasına imza atın…

Şehirle ilgili kararlarınız bireysel olmasın; bağlarda, bahçelerde v.s. yerlerde alınmasın artık…

Bırakın bu gelecek kaygısını…

Birçoğunuz seçilemeyeceğinizi hissediyorsunuz artık…

Sırf yıllardır omurgalı siyaset yapamadığınız içindir bu, unutmayın…

Hani Sayın Başbakan bizi de büyükşehir yapacaktı.

Basına sızan haberlerde yer alan 5 il arasında maalesef biz yokuz yok..

Gerçi beyinler küçük olduktan sonra ne yazar ki...

Sevgili işadamı kardeşimiz de, bıraksın artık ‘giderim bu şehirden haaa’ tehditlerini…

Maraş’ta bir yığın sanayiye müsait alana fabrikanı yapabileceğini sen de biliyorsun…

Zaten yapıyorsun da…

Sermayeyi halka yayma isteğiniz zaten yok.

“Tüm zenginlikler benim olsun. Tüm ruhsatlar, izinler, kolaylıklar, bana verilsin” sevdan hiç bitmiyor.

Eğer birinci amacın istihdam oluşturmaksa buyur başka yerde de binlerce dönüm arazi emrinde.

Amaç, arazinizin değerini ona katlamak değilse eğer…

Bu memleket hep size hizmet etmeyecek, siz hizmet edeceksiniz bu memlekete…

Bu memlekete en az sizin kadar köylüsü, memuru, esnafı, fakiri de kendince hizmet etmeye çalışıyor.

Demokrasinin olmazsa olmazı ‘eşitlik ve özgürlükse’, ülkemiz demokratikleşiyor beyler…

Uyanın…

Sermayenin artık kanunu, kuralları yok sayamayacağı günlere gelindiğini görün…

Hülasa, bunlar size şehrimiz adına uyarı…

Uyarsınız, uymazsanız…

Zaten yanlışta devam ederseniz millet son sözü söyler.

Bir hatırlatmada bulunur:

“Mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi...

Mal da yalan, mülk te yalan...

Var biraz da sen oyalan....’’


İyi günler…


EDİTÖR