İslam dünyasında yüzyıllardır merak uyandıran Zülkarneyn, Kur'an-ı Kerim'deki anlatımlarıyla derin bir manevi ve tarihî öneme sahip bulunuyor. Kehf Suresi'nde yer alan ayetler, bu şahsiyetin yeryüzünde büyük bir kudret sahibi olduğunu ve ilahi bir destekle hareket ettiğini bildiriyor. Adaletli yönetimiyle tanınan bu lider, doğudan batıya kadar uzanan geniş bir coğrafyada hüküm sürerek insanlık tarihinde silinmez izler bırakıyor.
KUR'AN-I KERİM AYETLERİNDE ZÜLKARNEYN TASVİRİ
Kehf Suresi'nin 83. ve 98. ayetleri arasında Zülkarneyn'in serüveni ayrıntılı şekilde anlatılıyor. Yüce Allah, bu hükümdara yeryüzünde geniş imkânlar ve her türlü amaca ulaşabileceği bir yol veriyor. Zülkarneyn, batıya doğru yaptığı bir seferde güneşin battığı yere ulaşıyor ve orada yaşayan topluluğa adaletle hükmediyor. Daha sonra doğuya yönelen lider, burada güneşin yakıcı sıcağından korunacak bir sığınağı olmayan bir kavimle karşılaşıyor. Ayetler, Zülkarneyn'in her gittiği bölgede iyiliği yaydığını ve zalimlere karşı sert, mazlumlara karşı ise şefkatli bir tutum sergilediğini vurguluyor.
YE'CÜC VE ME'CÜC KAVİMLERİNE KARŞI İNŞA EDİLEN SET
Zülkarneyn'in tarihteki en bilinen icraatını Ye'cüc ve Me'cüc kavimlerine karşı kurduğu büyük engel oluşturuyor. İki dağ arasına ulaşan hükümdar, buradaki halkın ricası üzerine yeryüzünde bozgunculuk yapan topluluklara karşı devasa bir set inşa ediyor. Zülkarneyn, bu inşaat sırasında demir kütlelerini eritip üzerine erimiş bakır dökerek aşılması imkânsız bir bariyer meydana getiriyor. Kur'an'daki anlatıma göre bu set, ancak Allah'ın belirlediği vakit geldiğinde yerle bir olacak ve o güne kadar söz konusu kavimlerin zarar vermesini engelleyecektir.
ZÜLKARNEYN'İN TARİHTEKİ GERÇEK KİMLİĞİ VE İSKENDER TARTIŞMASI
Tarihçiler ve tefsir alimleri, Zülkarneyn'in hangi tarihî şahsiyet olduğu konusunda farklı teoriler üretiyor. Bazı araştırmacılar, geniş fetih alanı ve iki boynuzlu miğfer takması nedeniyle bu ismin Makedonyalı Büyük İskender olduğunu savunuyor. Ancak İslam alimlerinin büyük çoğunluğu, Büyük İskender'in putperest bir inanca sahip olması sebebiyle Kur'an'daki inançlı hükümdar portresine uymadığını belirtiyor. Son dönem araştırmacıları ise adaletli yönetimi ve Yahudileri Babil esaretinden kurtarması gibi özelliklerinden dolayı Pers Kralı Büyük Kiros’un (Cyrus) Zülkarneyn olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
İKİ BOYNUZ SAHİBİ UNVANININ ANLAMI VE MECZİ YORUMLAR
Arapça kökenli bir kelime olan Zülkarneyn, kelime anlamı itibarıyla "iki boynuz sahibi" veya "iki asrın sahibi" manasına geliyor. Alimler bu ifadeyi genellikle mecazi anlamda yorumluyor. Yaygın görüşe göre bu unvan, hükümdarın hem doğuya hem de batıya, yani dünyanın iki ucuna hükmetmesini temsil ediyor. Bazı müfessirler ise bu ifadenin Zülkarneyn'in taktığı çift boynuzlu başlığına veya hem maddi hem de manevi gücü elinde bulundurmasına işaret ettiğini kaydediyor. Bu gizemli unvan, onun dünya çapındaki tartışmasız otoritesini simgeliyor.
ZÜLKARNEYN PEYGAMBER Mİ YOKSA SALİH BİR KUL MU
İslam hukukçuları ve kelam alimleri, Zülkarneyn’in dini statüsü hakkında kesin bir hükme varmaktan kaçınıyor. Kur'an-ı Kerim onu bir peygamber olarak nitelendirmese de doğrudan vahye benzer şekilde Allah ile olan diyaloğunu aktarıyor. Bazı alimler onun vahye muhatap olan bir peygamber olduğunu savunurken, büyük bir çoğunluk ise onu "velî" derecesine yükselmiş, Allah’ın rızasını kazanmış, salih ve adil bir dünya hâkimi olarak tanımlıyor. Kimliği üzerindeki tartışmalar sürse de Zülkarneyn, İslam geleneğinde adaletin ve ilahi gücün yeryüzündeki tecellisi olarak kabul görmeye devam ediyor.




