Bazı okuyucularımız soruyor; basın Ergenekon operasyonuna neden daha fazla tepki vermiyor!
Ben de soruyorum; Türk toplumunda sadece basın mı sizce “eksik tepki” veriyor.
Ayrıca işin bir yönü daha var; nasıl bir tepki vermek gerekli?
Kimilerine göre yapılanların “az olduğunu” belirtmek için bir şeyler yapmalı ve “daha fazla” denmeli.
Kimilerine göre de “yapılanlar yanlış, ne yapıyorsunuz” denmeli! Hangisi kime göre “doğru”!
Benim dikkat çekmek istediğim konu ise farklı.
Herkes “olanları” kendine göre yorumlasın tepkisini geliştirsin ama şimdi yazacaklarımı da unutmasın!
Neyi unutmayalım?
Yıl 1997-1999 arası. Bir üst düzey askeri yetkili istiyor diye; iki çok tanınmış gazeteci “çalıştıkları” gazeteden atıldılar!
Bazı gazeteciler geceler boyu toplanıp İstanbul Emniyeti’nde sorgulandılar. Aynı adamlar defalarca “alındı” defalarca “sorgulandı”! Kim bunun yapılmasını istedi, kimler uyguladı...
Hatta daha vahim olaylar da oldu, yine sırf bir üst düzey askeri yetkili istedi diye “sadece fikirlerini” söyleyen insanlar aleyhine “bazı haber bültenlerine” kasetler servis edildi, insanlarımız yurtdışına çıkmak zorunda kaldılar. Dikkatinizi çekiyorum; fikirlerinin tamamına karşı bile olsam bu “insanların” tek suçu sadece “fikir söylemekti”...
“Daha da kötüsü oldu” dediğinizi duyuyorum. Evet oldu; sonraları “demokrasi aşığı olduğunu” iddia eden bazı basın mensupları, “andıçlanan” gazeteci arkadaşlarının aleyhine “ana sayfadan” haberler yaptılar!
Evet, bütün bunlar sadece “üst düzey bir askeri yetkili” istedi ve “telefonla arayıp birilerine bazı şeyler” söyledi diye oldu! O gün “birileri istedi, birilerini götürdüler”, bugün “birileri istiyor, birilerini götürüyorlar”! Sevgili dostlar, beni en çok rahatsız eden de tam burası yani “sadece fikir söyleyenlere” olanlar!
O gün gazeteci olanlar ve “fikir satanlar” andıçlandı, bugün de “diğerlerinden bazıları” aynı akıbete uğruyorlar!
Lafı hiç uzatmayacağım; o gün başlarına “kötü” şeyler gelenler “fikirlerinin tamamına karşı olduğum” gazetecilerdi...
Çoğumuzun “karşı fikirde” olduklarıydı! Tepki vermedik! Bizim gibi düşünmüyorlar, askeri üst düzey yetkili “ne güzel yaptı” dedik!
Şimdi de “aynı tepkisizliği” yaşıyoruz! Ve o gün vermediğimiz tepki için “demokrasi kültürümüz” adına geriye gururla dönüp bakamıyoruz! Keşke “onlara da” sahip çıksaydık ve bugün “evet, karşı durduk diyerek, bugün bir şeyler söyleyebilseydik”!
Şimdi bugün neden bu kadar “tepkisiziz” diyenlere sesleniyorum; bu ülkede “hangi taraftan olursa olsun” haksızlığa uğrayana ne zaman tam anlamıyla sahip çıktık ki; şimdi çıkalım!! Ne mutlu “demokrasi kültürümüz gelişmiş” diyenlere!
Yiğit Bulut
[email protected]
Vatan
Ekonomiden memnun musunuz?
Ankete Katıl
Trend Haberler
İslam Memiş’ten Altın Yatırımcısına 2026 Uyarısı: "Manipülasyon Dönemi Başlıyor"
Rümeysa Eker Kimdir? Terme Belediye Meclis Üyesi Hakkındaki İddialar Neler?
Arda Öztürk Kimdir? Beşiktaş İddiaları ve Kariyeri
Aydın'daki vahşi cinayetin faili yakalandı! Yurt dışına kaçmak üzereydi
Muğla'da 3 gündür aranan yaşlı kadının cansız bedeni bulundu
Next